Ali Yalçın: Darbelerin panzehiri meydandır

Ali Yalçın: Darbelerin panzehiri meydandır

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, 15 Temmuz’daki onurlu direnişimizin dünyanın tamamına örnek olduğunu belirterek, “Darbelerin panzehiri meydanlardır. Ben şehit olamadım diye üzülen ve ağlayan insanların duruşu yeni bir dünyanın haber

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, 15 Temmuz’daki onurlu direnişimizin dünyanın tamamına örnek olduğunu belirterek, “Darbelerin panzehiri meydanlardır. Ben şehit olamadım diye üzülen ve ağlayan insanların duruşu yeni bir dünyanın habercisidir. Bir Soros modeliyle Türkiye’ye Mısır’ı yaşatmak istediler. Millet olarak, çok onurlu bir duruş ve direniş göstererek bu ülkede darbe parantezini kapattık. Bundan sonra darbe yapmak isteyenler bin kez düşünecek” dedi.

Ali Yalçın, Memur-Sen Gümüşhane İl Temsilciliği’nin Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlediği “15 Temmuz, Darbeler ve Sivil Toplum” konferansında konuştu.
 


Demokratik ülkelerde sivil toplum kilit noktadır

Sivil toplumun önemli olduğunu ve sivil toplum doğru yerde olmazsa geleceğe ilişkin düzgün hayallerin kurulamayacağını vurgulayan Yalçın, “Demokratik bir ülkede sivil toplum bu işin kilit noktasıdır. Siyasette de yozlaşma olur. Sivil toplum önemlidir. Sendikal yapılar, emek örgütleri bin kez daha önemlidir. 4,5 milyon üyesi olan emek örgütlenmeleri var dünyada. Bazen sağın, bazen solun kullanıldığı ama sonucun asla değişmediği tablolara isyan için, itiraz için kurulduk. Çünkü bu ülkede adı sivil olan yapıların ya beyni üniformalıydı ya da kendileri sivil değildi” şeklinde konuştu.
 


Türkiye her on yılda bir darbelerle örselendi

Türkiye’nin darbeler tarihine değinen Yalçın, ülkenin her 10 yılda bir örselendiğini, Başbakan’ın asıldığı tarihin çocuklara yıllarca bayram olarak kutlatıldığını hatırlattı. Türkiye’de demokrasinin adı sivil, beyni üniformalı yapılar üzerinden baltalandığını ifade eden Yalçın, şöyle devam etti: “Bizim temel sorunumuz bu. Şapkasını alıp kaçan siyasetçiler bu konuda cesaret verebilir ama sivil toplum asla günahını affettiremez. 28 Şubat’ın bu ülkeye yaşattığı travma sivil toplumun omurgalı durmamasının sonucudur.”



 

FETÖ millete kan kusturdu

“28 Şubat sürecinde toplumun değerleriyle, diniyle oynayıp milleti manipüle ettiler, millete kan kusturdular” diyen Yalçın, “ABD’deki Yahudi lobilerinin talimatlarını uygulayan paşa ‘Bin yıl sürecek’ dedi. Ve dayattılar, direttiler, hırpaladılar, tırpanladılar. FETÖ o dönemde açılan otobanın üzerinden yürütüldüğü için bu hacme ulaştı. Çünkü darbeyi beraber gerçekleştirdiler. ‘Beceremediniz, bırakın gidin’ manşetinin arka planı beraber oynaştıkları zeminlerden kaynaklıdır. Çünkü oyunu onlar kurmuyor, oyunu kuranlar lordlar kamarası. FETÖ’ye otoban açıldı. Ancak Allah yarına bırakır ama yanına bırakmaz. O tarihte ‘Okullarımı devlete vermeye hazırım’ diyerek kendisini şirin gösterme taktiği yapmıştı arka planda oynadıklarıyla ama şimdi bütün okullar millete kaldı” diye konuştu.

 

Türkiye’de 2000 yılından sonra 8 kez darbe girişimi yaşandı

2000 yılından sonra 8 kez darbe girişiminde bulunulduğunu kaydeden Ali Yalçın, şöyle konuştu: “Son dönemde Türkiye’de bir Mısır tablosu yaşatmak istediler. Gezi’de başlayan ağaç eksenli hadise, meselenin ağaç olmadığı bir noktaya kadar evrildi. Faiz lobisinin bedava kumanyalarını yiyip, bedava biralarını içip, ağaç diplerine kusmuk fırlatanlar Ankara’ya gidip Başbakana tehdit fırlattıklarında kimin ağzıyla konuştuklarını kendileri teyit ettiler. Soros modeliyle Türkiye’de Mısır’ı yaşatmak istediler.”


 

Darbelerin panzehiri meydandır

15 Temmuz darbe girişiminin ardından teyakkuz halinin hâlâ devam ettiğini dile getiren Yalçın, “Ülkemizin yaşadığı bu travmatik durum, milleti katledenlerin gözünü korkutan o onurlu direniş dünyanın tamamına bir şey öğretti. Darbelerin panzehiri meydanlardır. Ben şehit olamadım diye üzülen ve ağlayan insanların duruşu yeni bir dünyanın habercisidir. Millet olarak, memleket olarak çok onurlu bir duruş ve direniş göstererek bu ülkede darbe parantezinin kapanması gerektiği konusunda önemli bir kayıt düştük. Bundan sonra darbe yapmak isteyenler bir değil, bin kez düşünecek” ifadelerini kullandı.

Doların yükselmesi planın parçasıdır

Avrupa Parlamentosu’nun (AP) geçen günlerde aldığı Türkiye ile AB müzakerelerinin durdurulmasıyla ilgili tavsiye kararına atıfta bulunan Yalçın, şunları söyledi: “AP’nin terör temsilcilerine methiye dizdikleri bir dönemde terörle uğraşan bir ülkeye karşı yaptırım uygulaması hikâyeden şeyler değil, bilinçli bir adımdır. Ekonomiyle oynamaya çalışıyorlar, doların yükselmesi, kurlarla oynanması, Türkiye güvenliksiz bir ülke imajının oluşturulması bir oyunun, planın parçasıdır. Patlamalar ve terör hadiseleri sipariş işler. Bu ülke ayağa kalkacaktır. Çünkü millet kendini fark etmiştir. Millet aslıyla buluşma noktasında bir kararlılık ortaya koymuştur.”
 


Yeniden ayağa kalkmak durumundayız

Dünyanın vicdanını Türkiye’nin temsil ettiğini kaydeden Yalçın, “Son kale Türkiye. Burası ayağa kalkarsa yeni bir dünya mümkün. Genetik yapımızda esarete tahammül yok. Bu ülkeyi belli anlamda kontrol etmiş olabilirler ama bu ülkeyi sömürgeleştiremediler. O genetiği yok edemediler. Millet olarak yeniden ayağa kalkmak durumundayız. Rehavet demek felaket demektir. Bereket bizim yan yana durmamızdadır” diyerek konuşmasını tamamladı.

Konferansa, Gümüşhane Valisi Okay Memiş, milletvekilleri Hacı Osman Akgül, Cihan Pektaş, Belediye Başkanı Ercan Çimen, Eğitim-Bir-Sen Gümüşhane Şube Başkanı ve Memur-Sen İl Temsilcisi Musa Uncu ve çok sayıda üye katıldı.

Genel Başkan Ali Yalçın, Vali Okay Memiş ve Belediye Başkanı Ercan Çimen’i ziyaret ederek, çalışmalar hakkında görüş alışverişinde bulundu. 



Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.