1. HABERLER

  2. MEB PERSONEL

  3. Bugünlere Milletle Birlikte Hareket Ederek Geldik
Bugünlere Milletle Birlikte Hareket Ederek Geldik

Bugünlere Milletle Birlikte Hareket Ederek Geldik

Bugünlere Milletle Birlikte Hareket Ederek Geldik

A+A-

Genel Mali Sekreterimiz Esat Tektaş, milletle birlikte, inanarak ve kararlılıkla verdikleri mücadeleler sonucu ülkemize, insanımıza umut olduklarını ifade ederek, “Çıktığımız yolculukta başarılı olmayı kendimize görev saydık. Bugün geldiğimiz noktada birçok başarılı sonucun onurunu ve mutluluğunu birlikte yaşıyoruz” dedi.

Tektaş, Aydın Şubemizin genişletilmiş il divan toplantısına katıldı. Burada konuşan Esat Tektaş, sözde bazı sendika ve sivil toplum örgütleri gibi darbecilerin arkasına takılarak, onlara ev sahipliği yapmadıklarını söyledi. Tektaş, “Ortak Akıl mitinglerine öncülük ederek, darbecilere karşı dik durarak sendikacılık yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. 28 Şubat ve 27 Nisan e-muhtıra sürecini tersine döndüren önemli sonuçlara ulaştık. Bugün geldiğimiz noktada, darbeciler yakayı ele vermiştir” şeklinde konuştu.

 

Vesayet anlayışına karşı verdikleri mücadele sonucu 28 Şubat sürecinin dayatması olan kesintisiz eğitimden vazgeçildiğini dile getiren Tektaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “18. Milli Eğitim Şurası’nda sendikamızın önerisi olan kademeli eğitim, din eğitimi seçeneklerinin artırılması, seçimlik dersler aracılığıyla bireylere daha fazla seçme hakkının tanınması gibi birçok alanı kapsayan ve milletin taleplerini karşılayan reformlar gerçekleşmiştir. İHL’lerin orta kısımları yeniden açılmış; okullarda sevgili Peygamberimizin hayatı ve Kur’an-ı Kerim dersleri verilmeye başlanmıştır. Ancak reformlardaki doğru yaklaşım, Bakanlık tarafından uygulama süreçlerinde aynı hassasiyetle sürdürülememiştir.”
 
Tektaş, yeni eğitim sistemine ilişkin reformun amacına ulaşması için, ikili öğretim yapan eğitim kurumunun kalmaması, sınıf mevcutlarının 24-30 aralığına indirilmesi, 120 bini aşan öğretmen ihtiyacının bir an önce karşılanması; eğitimde özgürlükler, bilimsel ve pedagojik kriterler ile toplumsal hassasiyetler esas alınarak karma eğitim mecburiyeti başta olmak üzere 28 Şubat sürecinin bütün yasaklarının ve dayatmalarının kaldırılması gerektiğini vurguladı.
 

 

 

“Milletlerin geleceğini inşa eden eğitimdir, eğitimin mimarı ise öğretmenlerdir” diyen Tektaş, “Öğretmenleri itibarsızlaştırmak ve değersizleştirmek eğitim sistemini ve toplumu çökertir. Buradan başta Milli Eğitim Bakanlığı ve iktidar mensupları olmak üzere herkesi öğretmenleri değersizleştirecek ve itibarsızlaştıracak söz, davranış ve eylemlerden kaçınmaya çağırıyoruz. Eğitimin inşa edicileri olan öğretmenlerin itibarsızlaştırıla itibarsızlaştırıla öğrencilerinin bile kolayca hakaret edebileceği bir hale getirilmesinin vebalini hiç kimse ödeyemez. Diğer taraftan emsalsiz bir görevi üstlenen öğretmenlere ‘emsalleri olmadığı’ gerekçesiyle ek ödeme verilmemesi yanlışından hala dönülmemiştir. Bu sorunun da bir an önce giderilmesi artık bir zorunluluktur. Eğitim çalışanlarının yetkili sendikası olarak kalkınan Türkiye’nin adalet mağduru öğretmenlerine hak ettikleri ek ödemenin verilmesini istiyoruz” diye konuştu.
 

 

Esat Tektaş, öğretim yılına hazırlık ödeneğinin bütün eğitim çalışanlarına verilmesi, teknik hizmetler sınıfı, genel idare ve yardımcı hizmetler sınıfı çalışanlarının atama ve yer değiştirme işlemlerinin öğretmenlerde olduğu gibi bir düzenlemeye bağlanması; görevde yükselme ve unvan değişikliği yönetmeliğine ilişkin yönetmelik değişikliğinin bir an önce yapılarak unvan değişikliği sınav sürecinin başlatılması gerektiğini belirtti.

 

Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olaylarına da değinen Tektaş, “Toplumsal şiddetin geldiği noktayı gösteren ve geleceğimizin inşa edildiği en önemli alan olan okullarda yaşanan menfur olayların önlenmesi için gereken adımlar vakit kaybetmeksizin atılmalıdır. Burada ailelerimize de çok büyük sorumluluklar düşmektedir. Çocuğun yetiştirilmesinde ahlaki alt yapıyı oluşturmak öğretmenden önce ailelerin sorumluluğudur. Ailenin ahlaki alt yapısını oluşturmadığı çocuğa okulun da, öğretmenin de, pozitif ilimlerin de vereceği bir şey yoktur. Bu nedenle aileler çocuklarının eğitimini tamamen okula ve öğretmene bırakma kolaycılığından vazgeçmelidir” değerlendirmesinde bulundu.
 

 

Aydın Şube Başkanımız Süleyman Alkoç ise, eğitim çalışanlarının hakları için mücadeleye devam edeceklerini vurgulayarak, şunları söyledi: “Hak mücadelesi dün de vardı, bugün de vardır, yarın da olmaya devam edecektir. Yaşadığımız müddetçe hayat kavgamız sürecektir. Sonuçta verdiğimiz mücadele sadece ek ödemeyle sınırlı bir mücadele değildir. Ek ödeme alamamış olsak da, mücadele sürecinde elde ettiğimiz pek çok kazanım olmuştur. Eğitim-Bir-Senli üyelerin okullarda varlığı bile bu ülke ve eğitim camiası için başlı başına bir kazanımdır.”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.