Dijital Eğitimin Anahtarı: Öğretmen

Dijital Eğitimin Anahtarı: Öğretmen

AK Parti'nin seçim beyannamesindeki eğitim hedeflerinden biri, "dijital içerikle zenginleştirilmiş etkileşimli bir müfredat." Eğitimcilere göre teknolojiyi sınıfa getirmek iyi ama, önemli olan öğretmenin teknolojiyi derslerinde nasıl kullanacağını bilmesi

Şimdiki çocuklar bilişim çağına doğuyor. Eğitimde teknolojiyi kullanmak artık kaçınılmaz. İktidar partisi AK Parti de, bu nedenle seçim beyannamesinde, müfredatı bilgi teknolojileri destekli öğretime uygun hale getirmeyi hedefleri arasına koydu.

Beyannameye göre, "Her alanda dijital içerikle zenginleştirilmiş etkileşimli bir eğitim öğretim sistemini yaygınlaştırmak" isteniyor. Derslerde görsel, işitsel, hareketli, etkileşimli ve dinamik öğeler bir arada kullanılarak zenginleştirilmiş eğitim içeriklerinin yaygınlaştırılması planlanıyor.

Türkiye'de eğitim ve teknoloji bağlantısı son üç yıldır Fatih Projesi (Eğitimde Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi) kapsamında gündemde.

Proje kapsamında öğrencilere ve öğretmenlere ücretsiz tablet dağıtıldı. Sınıflara, tahtayı bir bilgisayara çeviren, dersin görseller ve videolar üzerinden anlatılmasına olanak sağlayan akıllı (etkileşimli) tahta takıldı. Okulların bazılarına hızlı internet erişimi kurulumları yapıldı. Öğretmenlere eğitimler verildi.

Elektronik içerik marketi

Bir yandan da MEB www.eba.gov.tr adresi üzerinden bir Eğitim Bilişim Ağı (EBA) kurdu. EBA'da 150 binin üzerinde elektronik eğitim içeriği var.

E-kitaplardan dergilere, pek çok derse ait konuların görsel ya da videolu anlatımları var. Öğretmen, öğrenci ve veliler internet ulaşımının olduğu her yerde bunları kullanabiliyor.

Sitedeki içeriklerden bazıları MEB uzmanları tarafından geliştirilmiş. Ancak çoğu ticari kuruluşlar tarafından gönüllü olarak paylaşılan e-içeriklerden oluşuyor.

Eksikler devam ediyor

Ancak öğrencilerden de öğretmenlerden de EBA'dan habersiz olanlar hala mevcut. EBA içeriklerini kullanmak için hızlı internet gerekiyor. Hızlı interneti olmayan okulların bu içerikleri kullanması pek de mümkün değil.

Akıllı tahtalar sayesinde dersler artık daha görsel destekli anlatılıyor. Ancak çoğu okulda, tablet ve etikileşimli tahta arasındaki bağlantı kurulamıyor. Öğretmen tabletine aktardığı bir sunumu akıllı tahtaya ya da öğrencilerin tabletine gönderemiyor.

2014 hedefleri tutmadı

Milli Eğitim Bakanlığı 2014 Faaliyet Raporu'na göre de Fatih Projesi kapsamında belirlenen yıllık hedeflerin çoğuna ulaşılamadı.

Projede, 2 bin 800 okulun internet altyapısının yenilenmesi hedeflendi, bunlardan sadece 135'inde yenileme yapılabildi. Sınıf uygulamalarında 1 milyon 200 bin öğrencinin tablet PC kullanması hedeflendi ancak sadece 550 bin öğrenci bundan yararlanabildi.

Akıllı tahta uygulamalarına geçilen sınıf sayısı 2014'te 100 bin olarak hedeflenmişti, bu uygulamalara geçen sınıf sayısı 30 binde kaldı.

Uzmanlara göre ise teknolojiyi sınıfa sokmak önemli, ama öğretmenin teknolojiyi derslerinde nasıl kullanacağını bilmesi daha da önemli. Al Jazeera Türk eğitimcilere var olan uygulamaların yeterliliğini ve dijital içerikli etkileşimli bir eğitim sisitemi için neler yapılması gerektiğini sordu.

"Kalabalık sınıfa interaktif içerik olmaz "

Yenilikçi Öğrenme Merkezi Kurucusu ve Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde ders veren Kayhan Karlı'ya göre, sınıf mevcutlarının 55-60'ı bulduğu okullarda interaktif içerik fayda sağlamaz.

"Dijital Bilgelik Yolculuğu İçin Öğrenme Yoldaşlığı" isimli bir kitabı da bulunan Karlı'ya göre ne kadar etkileşimli içerik üretilirse üretilsin, öğretmenlerin kaçının bunu sınıfında kullanacağı önemli.

"Yaratıcı zekayı kullanmaya izin veren sisitemimiz yok"

Karlı, dijital içeriğin işler hale gelebilmesi için eğitimin asıl meselerinden biri olan öğretmenlerin tükenmişliğinin de çözülmesi gerektiğini vurguluyor:

"Öncelikle eğitim sisteminin, velinin, öğrencinin, öğretmenin güven duydukları bir iklime ihtiyacı var. Teknolojik olmayan sorunları teknoloji ile çözmeye çalışıyoruz. Çocukların ellerine ne kadar teknoloji verirseniz verin, yaratıcı zekayı kulanmaya izin veren bir eğitim sistemimiz yok. Türkiye'nin bir milyona yakın öğretmeni var. Bu öğretmenlerin acil bir gündemle öğretim paradigmalarının yenilenmesi lazım. 2005'te de müfredat değişti. Etkinlik temelli oldu. Ancak bir şey değişmedi. Çünkü makine değişti ama onu kullanan kişiler değişmedi. Eğitimde dijital içerik trenini kaçırmadık. Zaten şimdiki çocukların doğduğu dünya bu. Üç sene eğitimdeki gerçek meselemizi çözmeye ayırsak dijital içeriği yakalamak mümkün."

Eğitim Reformu Girişimi Politika Analisti Işıl Oral ise teknolojinin sınıflara girmesinin göz ardı edilemeyeceğini söylüyor. Oral'a göre Fatih Projesi'nde yapılması gereken, öğretmenlere bu alanda daha yoğun ve kaliteli eğitim verilmesi. Oral, içerik geliştirme konusunda öğretmenlerin desteklenmesi gerektiğini belirtiyor.

"Buzdolabı alır gibi sınıflara teknoloji sokuyoruz"

Türk Eğitim Derneği'nin (TED) düşünce kuruluşu TEDMEM "Dijital Eğitimde Fırsatlar ve Riskler" başlıklı raporunda, var olan durumu "1980'lerdeki gibi bir milyon bilgisayar projesinden beri teknolojiyi buzdolabı alır gibi okullara sokmaya çalışıyoruz" diye özetliyor.

TEDMEM, öğretmenlere sınıfta teknoloji kullanımı için gerekli eğitimin verilmesinin o sınıfa teknoloji sağlanması kadar önemli olduğunu vurguluyor. Raporda, mevcut haliyle EBA'nın oldukça emek harcanın bir proje olduğu ama sıkıntılar olduğu da anlatılıyor:

"Mevcut yazılımları ücretsiz olarak toplayıp Eğitim Bilişim Ağına (EBA) yerleştirmek başlangıçta kolay bir yol gibi görünmesine karşın, uzun vadede önlenemez bir tuzaktır. Türkiye'de içerik üretmek için kendi okullarımızda kendi öğretmenlerimizle uzun saha araştırmaları yapmaya ihtiyaç bulunmakta."

Öğretmen eğitimi ve e-içerik üretimi hızlanıyor

İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü Bilişim Teknolojileri Koordinatörü Hamit İvgin ise, "Teknoloji de, üretilen e-içerik de sınıfı yeniden yapılandırmaz. Teknoloji öğretmen ve öğrenci için kolaylaştırıcı." diyor.

İvgin, Fatih Projesi kapsamında alt yapı eksiklerinin tamamlanmak üzere olduğunu belirterek, donanım ve alt yapının tamamlanmasıyla projenin yapısının da değiştiğini anlatıyor:

 

"Firmalar okullarımıza gelip yüksek hızlı internet ile ilgili gerekli çalışmalarını sonlandırıyorlar. Fatih pilot okullarında yüksek hızlı internet vardı ama diğer okullarda yoktu. Bu çalışmalar akabinde de e-içerik ve öğretmen eğitimine hızla yöneleceğiz. Bugüne kadar öğretmenler sınıftaki teknolojik materyali tanımakla ilgili eğitimler aldılar. İlk defa bu yıl etkileşimli sınıf yönetimi eğitimleri de verilecek. Verilen öğretmen eğitiminde artık öğretmenden ders planını anlatması, teknolojiyi de kullanarak bizimle beraber ders planlaması isteniyor. MEB öğretmenlere yönelik algı anketi de yapıyor. Belirli sayıda öğretmen ile e-içerik üretmek için çalışmalar yapılacak. Bakanlık ayrıca illerde e- içerik stüdyoları kuracak."

 

Sayılarla Fatih Projesi

  • Türkiye genelinde 2012, 2013, 2014 yıllarının toplamında öğretmen ve öğrencilere 737 bin 800 tablet dağıtıldı.
  • 20 Mayıs 2015'te 700 bin tablet daha dağıtılacak.
  • 167 bin 121 sınıfa etkileşimli tahta yerleştirildi. u yıl sonuna kadar ihalesi tamamlanan 347 bin 367 etkileşimli tahta daha kurulacak.
  • 2018'e kadar toplamda 10 milyon 600 bin tabletin daha 5 ve 9. Sınıf öğrencilere dağıtılması hedefleniyor.
  • Projenin toplam maaliyeti yaklaşık 8 milyar TL.

 

Umay Aktaş Salman / Al Jazeera

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.