1. HABERLER

  2. MEB PERSONEL

  3. Eğitim-İş: Savaş Zorunlu Olmadıkça Cinayettir!
Eğitim-İş: Savaş Zorunlu Olmadıkça Cinayettir!

Eğitim-İş: Savaş Zorunlu Olmadıkça Cinayettir!

Eğitim-İş: Savaş Zorunlu Olmadıkça Cinayettir!

A+A-

Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesine dün Suriye tarafından düşen top mermisi, 5 yurttaşımızın yaşamını yitirmesine yol açtı. Atılan bu top mermisi, aslında emperyalizmin bölgemizi küresel politikalarına uygun olarak yeniden düzenleme planı çerçevesinde, Türkiye’yi koçbaşı gibi kullanarak savaşa sokma girişimidir.

Siyasal iktidar, fütursuzca ABD’nin oluşturduğu ve desteklediği uluslar arası mobilize terör ordusunun yamyamlarını sınır illerimizde ikamet ettirerek, bu çapulcuların Suriye’de terör eylemleri düzenlemesine açıktan destek vererek, Atatürk’ün "yurtta barış, dünyada barış" politikasını ters yüz etmiştir. Dün "one minute" diyerek İsrail’e sözde efelenen Başbakan, bugün ABD ve İsrail ile birlikte dost ve kardeş ülke Suriye üzerinde savaş tamtamları çalmaktadır. ABD, dün Irak’ta yaşadıklarını bugün Suriye’de yaşamak istememektedir. Bu nedenle yıllardır Türkiye üzerinde ekonomik, siyasal ve askeri operasyonlar yapılmaktadır. Ülkemiz, pompalanan sıcak para ile ekonomik olarak kıskaca alınırken, siyasal iktidara, NATO’ya ve emperyalizme muhalif kesimler, baskı altına alınarak korku toplumu yaratılmakta ve Suriye operasyonu için uygun koşullar oluşturulmaktadır.

İnsanlık tarihi bize sömürgecilerin kanla beslendiklerini defalarca göstermiştir. Bu kan ise mazlum halkların kanıdır. Emperyalizme karşı ilk Ulusal Kurtuluş Savaşını vererek, başta Ortadoğu ve Asya halkları olmak üzere, tüm mazlum halklara bağımsızlık ışığını tutmuş olan Türkiye’nin, bugün bu mazlum halklara karşı emperyalizmin taşeronluğuna soyunmuş olması oldukça düşündürücüdür. Ulusal Kurtuluş Savaşımızın Başkomutanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ün söylediği gibi “Savaş zorunlu olmadıkça bir cinayettir’’. Bu savaş emperyalizmin kirli savaşıdır. Ülkemizin bu kirli savaşa alet edilmeye çalışılması kabul edilemez.

Dün Libya’yı, Tunus’u, Mısır’ı ve Irak’ı demokrasi ve özgürlük adı altında sömürge cenderesine sokanların hedefi çok açıktır. Sıra Suriye’ye gelmiştir. Ardından İran ve Türkiye’ye sıra gelecek, bölgede emperyalizmin küresel politikasına uygun etnik ve mezhepsel temelli “site” devletleri oluşturulacak, böylece hem sömürü düzeni için dikensiz bir gül bahçesine dönüştürülmüş bir Ortadoğu, hem de rahat nefes alabilen ABD’nin ileri karakolu İsrail’e yeni müttefikler yaratılmış olacaktır. Dün ABD destekli Barzani’ye “çapulcu” diyenlerin bugün “Türkiye seninle gurur duyuyor” diye tempo tutması oynanan oyunun bir dışa vurumudur.

Şimdi tüm yurtseverlere, demokratlara, savaş karşıtlarına büyük sorumluluklar düşmektedir. Emperyalizmin bu kanlı oyununu ancak “barış” diyenlerin oluşturacağı güç bozacaktır. TBMM Genel Kurulu'nda tezkereye destek verenler, dökülecek kandan, sivillerin hayatını kaybetmesinden, kentlerin yakılıp yıkılmasından sorumlu olacaktır. 


                                                        MERKEZ YÖNETİM KURULU

Etiketler :

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.