1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. GÜNCEL

  4. Erdoğan'dan Polis Akademisi Öğrencilerine Ders
Erdoğan'dan Polis Akademisi Öğrencilerine Ders

Erdoğan'dan Polis Akademisi Öğrencilerine Ders

Türkiye'nin Yeni Güvenlik Konsepti Konferansı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz kabile, çadır devleti değiliz. Biz medeniyetler inşa etmiş bir devlet geleneğinin ta kendisiyiz.

A+A-

Türkiye'nin Yeni Güvenlik Konsepti Konferansı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz kabile, çadır devleti değiliz. Biz medeniyetler inşa etmiş bir devlet geleneğinin ta kendisiyiz. Biz onurluyuz, gururluyuz. Ama bu geleneğin içinden geldiğini zanneden bazı gafiller, 15 Temmuz'u yapmışlardır. Bedelini ağır ödediler, ödemeye de devam edecekler. Hâlâ bu gafletin içerisinde olanlar varsa, bence bir an önce kendilerine gelmeli ve gittikleri bu yanlış yoldan dönmelidirler” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Polis Akademisi tarafından düzenlenen "Türkiye'nin Yeni Güvenlik Konsepti" başlıklı konferansa katıldı. Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirilen konferansta Cumhurbaşkanı Erdoğan, Polis Akademisi’nin yöneticilerine ve öğrencilerine hitaben bir konuşma yaptı.

Polis Akademisi’nin 2016-2017 eğitim-öğretim yılının hayırlı olmasını ve başarılı geçmesini dileyerek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2015 yılı Nisan ayında yeniden yapılandırılarak, günümüz Türkiye’sinin ihtiyaçlarına cevap verecek bir kurum hâline dönüştürülen Polis Akademisi’nin tüm mensuplarını, yönetici ve öğrenci olarak bu sürece verdikleri destekten dolayı tebrik ediyorum” dedi.

“POLİSİMİZ, SADECE TÜRK MİLLETİNİN POLİSİ OLACAKTIR”

15 Temmuz gecesi, Polis Akademisi’nin yeni eğitim stratejisinin ne kadar isabetli olduğunun, yaşayarak görüldüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe gecesi mücadelenin en ön saflarında, son yıllarda akademiden yetişmiş genç polislerin bulunduğunu görmekten memnuniyet duyduğunu ve bu tablonun Türkiye’nin doğru yoldu olduğunun bir işareti olduğunu söyledi.

Polisin artık şu veya bu kesimin değil, sadece ve sadece Türk Milletinin, Türk Devletinin polisi olacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, akademi başkanlığı, güvenlik ve adli bilimler enstitüleri, polis amirleri eğitim merkezi, polis meslek eğitim merkezleri ve polis meslek yüksekokullarının bu anlayışla çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.

Akademinin kapılarının, 81 ildeki tüm vatandaşların, gerekli şartları taşıyan çocuklarının tamamına açık olduğunu, akademiye girmek için tek ölçünün, ‘ülkesine ve milletine sadakatle bağlı olmak, başka herhangi bir yere değil, sadece Türkiye Cumhuriyeti Devletine hizmet etmek’ olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ruhunu Pensilvanya’ya, bölücü örgüte veya bir başka illegal yapıya satmış hiç kimseye, bu akademinin çatısı altında da, şehit kanlarıyla sulanmış bu mübarek topraklarda da yer yoktur. Mesleki taassupla, kariyerini, ilişkilerini, beklentilerini milletinin ve devletinin üzerinde tutan zihniyeti, bir daha geri dönüşü olmayacak şekilde ortadan kaldırdık, kaldırmaya devam edeceğiz. Çünkü bu kurum milletin kurumudur, devletin kurumudur ve sadece onlara hizmetle mükellef insanlar yetiştirmekle görevlidir” diye konuştu.

“GEÇMİŞTEKİ HATALARDAN DERS ÇIKARARAK, AYDINLIK BİR GELECEK KURMAKTA KARARLIYIZ”

Geçmişte yapılan hatalardan gereken dersleri çıkararak, yeni ve aydınlık bir gelecek kurmakta kararlı olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu konuda en büyük görev, işte bu anlayışla yeniden yapılandırdığımız Polis Akademisinin idareci ve öğrencileri olarak sizlere düşüyor. Yeni Türkiye’yi, inşallah sizlerle birlikte inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı.

İnsanlar gibi, devletlerin ve toplumların hayatlarının da, sürekli değişen, gelişen ve yenilenen dinamik bir yapıya sahip olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye gibi, çok farklı ve kadim medeniyetlerin, kadim geleneklerin mirasçısı bir ülkede, bu değişimler, inişleri ve çıkışlarıyla çok daha sert yaşanıyor. Biz, Cumhurbaşkanlığı forsunda ifadesini bulan devletlerin tarihi itibariyle, 2 bin 200 yılı aşkın bir devlet geleneğine sahibiz. Biz kabile, çadır devleti değiliz. Biz medeniyetler inşa etmiş bir devlet geleneğinin ta kendisiyiz. Biz onurluyuz, biz gururluyuz. Ama bu geleneğin içinden geldiğini zanneden bazı gafiller 15 Temmuz’u yapmışlardır. Bedelini ağır ödediler, ödemeye de devam edecekler. Hâlâ bu gafletin içerisinde olanlar varsa, bence bir an önce kendilerine gelmeli ve gittikleri bu yanlış yoldan dönmelidirler” diye ekledi.

“LOZAN’DA, BURNUMUZUN DİBİNDEKİ YERLER BİZDEN ALINDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: “Bizler mensubu olduğumuz inanç itibariyle, bin 400 yılı aşkın kesintisiz bir medeniyet geçmişimiz var. Coğrafi esaslı olarak baktığımızda, Anadolu merkezli ilk devletimiz, 1075 yılında İznik’te kurulan, daha sonra başkentini Konya’ya taşıyan Türkiye Selçuklu Devletidir. Osmanlı, Söğüt’te dikilen çınarın 600 yıl boyunca 3 kıta 7 iklimi kucakladığı, dünya tarihinin sayılı devletlerinden biridir. Türkiye Cumhuriyeti ise, yapabileceğimiz tüm fedakârlıkların ardından elimizde kalanla kurduğumuz son devletimizdir. Türkiye Cumhuriyeti ilk devlet değil, kendimizi aldatmayalım. Biz 22 milyon kilometrekarelik dünya ölçeğinde toprağı görmüş bir devletin varisleriyiz. Cumhuriyetin kuruluşunun biraz öncesinde yaklaşık 3 milyon kilometrekarelik topraklara sahiptik, düştük düştük düştük 780 bin kilometrekareye geldik. Lozan ifadesini kullandığımda birileri rahatsız oldu. Niye rahatsız oluyorsunuz? Lozan’da da işte o 3 milyon kilometrekareden maalesef bir yerler yine tırmıklandı, 780 bin kilometrekareye kaldık. Burnumuzun dibindeki yerler bizden alındı. O burnumuzun dibindeki yerler bile bizden alındığında onunla iftihar edenler oldu. ‘Bu sözleşmeden, bu anlaşmadan çok başarıyla çıktık’ diyenler oldu. Nasıl oluyor? Elindekini veriyorsun, hâlâ başarılı çıktık diyorsun.”

“PKK, FETÖ VE DEAŞ’IN AMACI TÜRKİYE’Yİ KENDİ İÇİNE HAPSETMEK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin; terör örgütleriyle mücadelesini kesintisiz ve kararlı bir şekilde yürüteceğini; ancak kafasını sadece bu soruna gömüp, çevresinden kopmayacağını söyledi ve “PKK, FETÖ, DEAŞ ve diğer terör örgütlerinin asıl amacının, bizi, işte biraz önce ifade ettiğim büyük fotoğraftan kopartıp, kendi içimize hapsetmek olduğunu çok iyi biliyoruz. Sanmayın ki PKK’nın esas amacı, ülkemizin belirli bir bölgesinde ayrı devlet kurmaktır. Sanmayın ki FETÖ’nün temel gayesi bürokraside, iş dünyasında, eğitimde daha fazla etkin olmaktır. Sanmayın ki DEAŞ’ın tek hedefi Suriye’de ve Irak’ta, iddia ettiği gibi bir İslam Devleti kurmaktır. Asla; bu örgütlerin hiçbiri de, dışarıya karşı ifade ettikleri iddialar için mücadele etmiyorlar. Bu örgütlere sağlanan muazzam destek, onların söylemlerini hayata geçirmeleri için de verilmiyor. Gençler, saygıdeğer hocalarım, dert başka. Bu örgütler, diğer güçlerin planlarını rahatça uygulayabilmelerini sağlamak üzere, Türkiye’yi iç meselelerine odaklamak için üzerimize salınmış birer araçtan ibarettir. Çünkü biz tarihî perspektifimizin gerektirdiği politikaları hayata geçirdiğimizde, diğerlerinin kendi planlarını uygulama şansı yoktur” değerlendirmesinde bulundu.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.