1. HABERLER

  2. SENDİKALAR

  3. Latif Selvi: Atamalar Kadrolu Olmalı
Latif Selvi: Atamalar Kadrolu Olmalı

Latif Selvi: Atamalar Kadrolu Olmalı

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi, yeni ortaöğretime geçiş sisteminin bazı yönlerden geliştirilmesi ve eksikliklerin bir an evvel giderilmesi gerektiğini ifade ederek, “Fen liseleri ile sosyal bilimler liselerine ek olarak...

A+A-

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi, yeni ortaöğretime geçiş sisteminin bazı yönlerden geliştirilmesi ve eksikliklerin bir an evvel giderilmesi gerektiğini ifade ederek, “Fen liseleri ile sosyal bilimler liselerine ek olarak bazı Anadolu liseleri, meslek liseleri ve imam hatip liseleri de merkezi sınavla öğrenci almalıdır. Merkezi sınav için öngörülen soru sayısı artırılmalıdır. Öğrencinin evinin en yakınındaki tercih ettiği okul türüne adrese dayalı olarak yerleşmesi esas olmalı; nitelikli-niteliksiz okul algısının oluşmasına mahal verilmemelidir” dedi.

Latif Selvi, Sivas ve Erzincan’da üyelerle bir araya gelerek, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Hak, emek, özgürlük, insan onuru konusunda hassas olduklarını, emeğin saygın olması, emek verenlerin haklarını alması, gelir dağılımındaki adaletsizliğin giderilmesi, çalışanların insanca bir hayat standardına kavuşması için mücadele verdiklerini kaydeden Selvi, “Sendikacılık, ön yargılarla, ideolojik kaygılarla yapılmamalıdır. Kaldırımın taşıyla, esnafın camıyla sorunu olanların ya da başkalarını kötüleyerek üye devşirme derdinde olanların açtığı yol gidilecek yol değildir. Eğitim-Bir-Sen olarak, merkeze insanı, hak ve özgürlükleri alan bir yaklaşımla yola çıktık. Sendikal zemini ahlaklı bir duruş, bir hak arayışı olarak gördük ve rekabet zemininde hizmet yaklaşımıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.

Bugünümüzün değerini bilmeli, kazanımlarımıza sahip çıkmalıyız

Sancılı, sıkıntılı, baskıcı, istikrarsızlığın hüküm sürdüğü, ekonomik darboğazın yaşandığı bir dönemde kurulduklarını hatırlatan Selvi, “Bugünümüzün değerini bilmeli, kazanımlarımıza sahip çıkmalıyız. Yarına daha güçlü bir şekilde yürüyebilmek için geçmişimizi, yaşadıklarımızı unutmamalıyız. Elbette geçmişe takılıp kalmayacağız ama tarihin tekerrür etmemesi için de geçmişten ders almalı, ileriye bakarken bunu göz ardı etmemeliyiz. Çetin süreçlerden geçerek, bedeller ödeyerek bugünlere gelen bir teşkilatız. Vardığımız noktayla yetinemeyiz, yetinmiyoruz; elde ettiğimiz kazanımları yeterli göremeyiz, görmüyoruz. Söylemlerimizle, eylemlerimizle, fark oluşturan çalışmalarımızla öncü olmak; iyiyi, güzeli, doğruyu arama, bulma gayretimizi hep canlı tutarak, mevcut kazanımlarımızı kalıcı hâle getirmek, bunlara yenilerini eklemek için mücadelemizi kararlılıkla sürdürmek durumundayız” ifadelerini kullandı.

Atamaların kadrolu yapılmasından yanayız

Gündemdeki sorunların çözüme kavuşturulması için uğraştıklarını dile getiren Selvi, sözleşmeli öğretmenlik, öğretmen performans değerlendirmesi gibi uygulamaların eğitime bir katkısı olmadığını gibi, eğitim çalışanlarını tedirgin ettiğini söyledi. Eğitim kurumlarında kadrolu/sözleşmeli şeklinde ortaya çıkan ayrımın çalışma barışını bozduğunu ifade eden Selvi, bazı rahatsızlıkları beraberinde getiren farklı istihdam türlerine son verilmesi gerektiğini, atamaların kadrolu olarak yapılmasından yana olduklarını vurguladı.

Yürütülebilirliği olmayan uygulamalara son verilmelidir

Eğitimin paydaşlarıyla istişare edilmeden hazırlanan ve mevcut sorunların çözümüne hiçbir katkısı olmayan Öğretmen Strateji Belgesi’nin, eleştiriler göz önünde bulundurularak, yeniden ele alınması ve düzeltilmesi gerektiğini belirten Selvi, şöyle devam etti: “Hukuki dayanaktan yoksun, objektif kıstaslara dayanmayan performans değerlendirme sistemini uygulamaya koymakta ısrar etmek, ileride mağduriyetlere neden olacaktır. Sicil notu uygulamasında açılan davalar sonucunda verilen kararlar, bu tür değerlendirme süreçlerinin yürütülebilir olmadığını göstermiştir. Sendika olarak, başından beri böyle bir uygulamaya karşı olduğumuz ifade ediyoruz. Öğretmenin bu şekilde değerlendirmeye tabi tutulması, hem eğitime hem de eğitimcilere sadece zarar verir.”

Yeni sisteme ilişkin bazı konular üzerinde çalışılmalıdır

Yeni ortaöğretime geçiş sistemine de değinen Selvi, öğrencilerin yaklaşık yüzde 8-10’unun merkezi sınavla öğrenci kabul edilen liselere, geriye kalanların ise sınava tabi tutulmadan adreslerine dayalı olacak şekilde yerleştirilmesinin, sınavın isteğe bağlı olmasının, sınav stresini azaltması yönüyle olumlu olduğunu söyleyen Selvi, üzerinde çalışılması gereken bazı noktalara dikkat çekti.

Merkezi sınavla öğrenci alacak okulların belirlenmesinde özellikle nüfus ve kentin büyüklüğü gibi ölçütlerin mutlaka göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Selvi, şöyle konuştu: “Fen liseleri ile sosyal bilimler liselerine ek olarak bazı Anadolu liseleri, meslek liseleri ve imam hatip liseleri de merkezi sınavla öğrenci almalıdır. Merkezi sınav için öngörülen 60 sorun yeterli değildir. Soru sayısı artırılmalıdır. Merkezi sınavın kapsamı 8. sınıf konularıyla sınırlandırılmalıdır. Ortaöğretime yerleşmeyle ilgili iş ve işlemler, Bakanlığın koordinesinde il ve ilçe millî eğitim müdürlükleri tarafından yürütülmeli, öğrenci ve ailelerin tercih ettiği okul türüne göre ikametlerine en yakın okula yerleştirilmeleri için yerel imkânların azami derecede kullanılması amaçlanmalıdır. Sınavsız yerleştirme işlemi yapılacak okullara katı bir kontenjan sınırlaması konulmamalıdır. Aksi hâlde, öğrenci evinin en yakınındaki okula yerleşemeyebilir. Bu nedenle, öğrencinin evinin en yakınındaki tercih ettiği okul türüne adrese dayalı olarak yerleşmesi esas olmalıdır.”

Nitelikli-niteliksiz okul algısının oluşmasına mahal verilmemelidir

“Adrese dayalı yeni sistemin bir boyutu da, il ve ilçelerdeki okul kapasitelerinin ne kadar yeterli olduğunu ortaya koyacak olmasıdır” diyen Selvi, şunları söyledi: “Bugüne kadar yapılan yatırımların ne kadar isabetli ya da ne kadar çarpık olduğu ortaya çıkacak, öğrenci yoğunluğunun çok, okullaşmanın az olduğu yerlerde ikili eğitime geçme zorunluluğu veya okullaşmanın çok öğrenci yoğunluğunun az olduğu yerlerde de bazı okulların atıl kaldığı durumlar söz konusu olacaktır. İl ve ilçelerdeki okul yatırımlarının bundan sonra öğrenci yoğunluğuna göre planlanması, sistemin uzun vadede işleyişi açısından önemlidir. Nitelikli-niteliksiz okul algısı oluşturacak tanımlamalardan da kesinlikle uzak durulmalıdır.”

Eğitim-Bir-Sen Sivas 1 No’lu Şube Başkanı İlhan Karakoç, 2 No’lu Şube Başkanı Zafer Yıldız ve Erzincan Şube Başkanı Nebi Gül de birer konuşma yaparak, çalışmaları hakkında katılımcılara bilgi verdi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.