1. HABERLER

  2. MEB PERSONEL

  3. Malatya, Kırıkkale ve Eskişehir Üniversite Kongreleri Gerçekleştirildi
Malatya, Kırıkkale ve Eskişehir Üniversite Kongreleri Gerçekleştirildi

Malatya, Kırıkkale ve Eskişehir Üniversite Kongreleri Gerçekleştirildi

Malatya, Kırıkkale ve Eskişehir Üniversite Kongreleri Gerçekleştirildi

A+A-

 

Malatya 2 No’lu Şube, Kırıkkale 2 No’lu Şube ve Eskişehir 2 No’lu Şube Üniversite Kongreleri Genel Mali Sekreterimiz Esat Tektaş, Genel Teşkilatlanma Sekreterimiz Murat Bilgin ve Genel Basın Yayın Sekreterimiz Ali Yalçın’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Üniversite şubelerimizin kongrelerinde birer konuşma yapan Genel Merkez yöneticilerimiz, üniversitelerimizin demokrasi ve sivilleşmedeki rolü, üniversite çalışanlarının sorunları ve YÖK reformu gibi birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.

Esat Tektaş: Darbe ürünü YÖK’ten, demokrasi üreten Yüksek Öğretime, demokratik üniversiteye

Malatya-2 No’lu Üniversite Şubemizin 1. Olağan kongresinde konuşan Genel Mali Sekreterimiz Esat Tektaş,12 Eylül 1980 darbesinin ürünü olan YÖK ve YÖK yasasının kahramanlarının bugün yargılanmakta olduğunu ancak bu kurumun ve yasanın olduğu gibi durmasından yakındı. Tektaş, “10 yıllık süre içinde ülkemizde demokratikleşme, özgürlükler ve insan hakları konusunda önemli değişmeler, gelişmeler olmuştur. Cumhurbaşkanlığı seçiminde, Milli Güvenlik Kurulu’nun yapısında, Yüksek Askeri Şura’da ve yargı kurumlarında önemli değişmeler ve gelişmeler yaşanırken; Anayasal ve yasal düzenlemeler yapılırken; Milli Eğitimde reformlar gerçekleştirilirken; YÖK ve üniversitelerle ilgili fiili bir kısım iyileştirmelerle yetinilmiş; yasal düzenlemeler bağlamında neredeyse hiçbir adım atılamamıştır. Daha fazla geciktirmeden ve bugüne kadar ertelenen tüm taleplerin karşılandığı yeni Yüksek Öğretim Yasasının çıkarılmasını istiyoruz. “Darbe ürünü YÖK’ten, demokrasi üreten Yüksek Öğretime, demokratik üniversiteye” geçelim istiyoruz.” diye konuştu.

Tektaş, üniversite çalışanlarının maaşları ve özellikle akademisyenlere verilmeyen ek ödemelerle ilgili haklı beklenti ve iyileştirmeler maalesef bugüne kadar gerçekleşmediğini belirterek, “Öğretim elemanlarının maaşlarının azlığına karşın ders yüklerinin fazlalığı da bir başka sorundur ve bir an önce çözüme kavuşturulmalıdır” ifadelerin kullandı.

Tektaş ayrıca şunları dile getirdi, “Üniversitelerde hizmet veren memur ve diğer idari personele MEB’de olduğu gibi hizmet yılı dikkate alınarak rektörlerin iki dudağı arasında olmaktan çıkarılmalıdır. Askerliğini yapmamış öğretim üyelerinin tıpkı asker öğretmenlerde olduğu gibi askerlik görevlerini üniversitelerde tamamlamalarını istiyoruz. Üniversitelerimizde ve diğer kamu kurumlarında çalışan kadınlarımızın çağdışı bir uygulama olan kılık kıyafet dayatması olmaksızın çalışma özgürlüğüne kavuşmaları için mücadelemiz sürecektir. Yeni anayasa çalışmalarında en önemli maddelerden birinin, bir insan hakkı olan kadın çalışanlarımıza bu hakkın tanınması olmalıdır”

Murat Bilgin: Türkiye’nin özgürleşmesi öncelikle üniversitelerimizin özgürleşmesinden geçer

Murat Bilgin, Kırıkkale 2 No’lu Şube kongresinde yaptığı konuşmada, ülkemizde her türlü vesayetin taşıyıcısı olan, paşalara selam çakan üniversiteler döneminin kapandığını ifade etti. “Bu milletin hafızasında yer eden kötü anılar son bulmuştur” şeklinde konuşan Bilgin, “Türkiye’nin özgürleşmesi öncelikle üniversitelerimizin özgürleşmesinden geçer. Bu nedenle üniversitelerdeki tek adam rejimlerinin son bulması gerekmektedir. Bunu hayata geçirecek YÖK reformu acilen gerçekleştirilmeli; milletin hak ettiği katılımcı, özgürlükçü ve demokrat üniversite anlayışı oluşturulmalıdır” dedi. 

Üniversitelerdeki başörtüsü problemine de değinen Bilgin, üniversitelerde ve kamuda başörtüsü yasağının ‘artık yasal olarak ’tarihe karışmasını, iktidarın kamuda ve üniversitelerdeki başörtüsü zulmünü sona erdirmek için bir an önce harekete geçmesini istedi. “Bu ülkede üniversitelerin kapılarında başörtü avına çıkan, başörtülüleri fotoğraflayan hoca istemiyoruz” diyen Bilgin eski dönemin fişlemelerini hatırlatan akademik personelin sicil uygulamasının biran önce kaldırılması gerektiğini söyledi. Bilgin son olarak şunları söyledi; “Üniversitelerdeki personelin tayin hakkının yasal çözüme kavuşturulması gerekmektedir. 2011’de “torba yasası” ile 657 sayılı yasaya tabi personelin sicil sistemi kalkmış; fakat 2547 sayılı yasaya tabi akademik personelin sicil uygulaması halen yürürlüktedir. Olağanüstü zamanlarda devreye giren ve hukuk dışı fişlemelere zemin oluşturan bu uygulamadan da vazgeçilmelidir”

Ali Yalçın: Üniversiteler yasakların yuvası değil, özgürlüklerin kalesi olmalı

Eskişehir 2 No’lu Şubemizin 1. Olağan Genel Kurulu Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Salonunda gerçekleştirildi.  Genel Kurula katılan Genel Basın Yayın Sekreteri Ali Yalçın, üniversite kapılarının nizamiye, kampüslerinin kışla olmaması ve hiç kimsenin özgürlüğünün turnikelere sıkıştırılmaması gerektiğini belirtti. Yalçın, “Özgürlüklerde öncü olması gereken üniversiteler, bilimsel üretim de sonda ama yasaklarda önde gitmişlerdir diyerek; “Üniversiteler yasakların yuvası değil, özgürlüklerin kalesi olmalıdır” şeklinde konuştu.

Ali Yalçın, üniversitelerde akademik personel arasında örgütlenme oranı yükselmediği müddetçe hak arama kültürünün yüksek öğretimde tam anlamıyla yaygınlaşamayacağını dile getirdi. “Akademisyenler söylemeyi değil söylenmeyi tercih ediyorlar” diyen Ali Yalçın, bunun nedeninin ise söylediğimde bir şey değişmeyecek duygusu olduğunu söyledi. Yalçın, “Söylemeden söylemeye fark vardır. En etkili söyleme biçimi örgütlenerek söylemektir. Akademik personelde en az idari personel kadar örgütlenmeyi önemsemelidir. Örgütlenmek üç tane 1 rakamının yan yana durmasıdır, 111’i, 1111’i oluşturmasıdır. Hâlbuki örgütsüz olmak üç tane 1 rakamının alt alta toplanması demektir ki bu toplam 3 hükmündedir” dedi.

Yüksek öğretim kurumlarında genel idari hizmetler sınıfındaki çalışanların döner sermaye uygulanmalarında pay sahibi olmadıklarının altını çizen Yalçın, konuşmasında “Üniversitelerin yükünü çekenler, döner sermaye veya çoğu yerde de geliştirme ödeneğinden yararlanamayıp içini çekmektedirler. Bu durumda kimse üniversitelerde adaletten bahsetmemelidir. Ülkeyi yönetenleri seçmek için oy hakkı olanların üniversitelerinde bırakın oyu söz hakkı bile yok. Böyle demokrasi olur mu? Peki, bu çarpıklıklar nasıl düzelecek? Sorunlarımızı taşeronlar çözecek değil. Bizzat biz kendimiz çözeceğiz bunun yolu da örgütlü olmak ve sesi güçlü bir şekilde yükseltmekten geçmektedir” ifadelerine yer verdi.

Ali Yalçın, konuşmasının sonunda geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Genel Teşkilatlanma Eski Sekreterimiz Erol Battal, yine geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Kilis Yönetim Kurulu Üyemiz Ökkeş Dere ve Rahmetli Genel Başkanımız Akif İnan başta olmak üzere ahrete irtihal edenlerimize Allah’tan rahmet diledi ve Anadolu Üniversitesinde örgütlenmeye başladığımız günden bu güne kadar emek veren, ter akıtan herkese teşekkür etti.

Etiketler :

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.