1. HABERLER

  2. MEB PERSONEL

  3. Talim ve Terbiye Kurulu Gerçeği
Talim ve Terbiye Kurulu Gerçeği

Talim ve Terbiye Kurulu Gerçeği

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI DERS KİTAPLARI ve EĞİTİM ARAÇLARI YÖNETMELİĞİ VE TALİM VE TERBİYE KURULU GERÇEĞİ

A+A-

Turkiyeegitim.com özel haber

MEB'de gün geçmiyor ki yeni bir "dalga" yaşanmasın.

Yeniden yapılandırma adıyla ortaya çıkan tabloda, MEB'in kilit kurumları ve yetişmiş personeli bir bir ortadan kaldırılıyor...

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI DERS KİTAPLARI ve EĞİTİM ARAÇLARI YÖNETMELİĞİ VE TALİM VE TERBİYE KURULU GERÇEĞİ

Talim ve Terbiye Kurulu MEB’in beyni ve dolayısı ile hafızası olarak nitelendirilen bir kurumdu. Eğitim Bilimi tarihinde önemli bir yere sahip, görüş ve kararlarına itibar edilen bir kurumdu. Eğitime yön veren Milli Eğitim Şuralarını düzenleyen, şurada alınan kararları hayata geçiren bir kurumdu. Oldukça geniş yetkileri olan bir kurumdu. Çıkartılan 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yetkileri elinden alınan kurulun, içi boşaltılmaya devam ediyor.

Millî Eğitim Bakanlığı Ders kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği 12/09/2012 tarih ve 28409 sayılı resmî gazete’de yayımlanmış ve yürürlüğe girmiştir. MEB bu yönetmelikle, ders kitabı inceleme sürecinde köklü değişikliklere gitmiştir. Yukarıda adı geçen yönetmelik incelendiğinde, ders kitabı ve ders araçları inceleme işinin de elinden alındığı görülecektir. Büyük bir belleğe, uzmanlığa sahip olan kurum her geçen gün zayıflatılmaya devam ediliyor. Bu değişiklikle bu birimde yıllardır çalışan, uzman öğretmenler de sürgüne gönderilmiştir.

foto.jpg

Aslında bu değişiklikle, ders kitapları ve eğitim araçları ile ilgili daha bilimsel ve kaliteli bir yönteme geçildiğini iddia etmek mümkün değildir. Amaç da bu değildir. Temel hedef burada yıllardan beri çalışan uzman öğretmenlerden kurtulmaktır. 2003’ten yana Millî Eğitim Bakanlığı Ders kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliğinde yapılan değişikliklere bakıldı Talim ve Terbiye Kuruluna Bağlı olarak çalışırken kapatılan Öğretim Materyallerini Geliştirme, İnceleme merkezi Müdürlüğü oldukça işlevsel bir kurumdu. Buraya bağlı olarak çalışan uzman öğretmenler ders kitaplarını incelemenin dışında birçok birimin iş yükünü de büyük oranda karşılıyordu. Müdürlüğe bağlı olarak çalışan öğretmenlerin yaptığı ders kitapları inceleme işi buzdağının görünen kısmıdır. Der kitabı inceleme alanında da uzmanlık düzeyinde deneyime sahip olan bu öğretmenler, bu işin dışında eğitim bilimi açısında çok önemli işleri de yapıyorlardı.

Bunlardan bazıları:

  1. Program hazırlama ve inceleme: Son on yılda ilköğretim, ortaöğretim, özel öğretim vb. programlarının tamamı bu birime bağlı komisyonlar tarafından hazırlanmış ve ya incelenmiştir. Ayrıca bu programların tanıtım ve uygulanmasına yönelik yüzlerce hizmet içi eğitim faaliyeti yine bu öğretmenler tarafından düzenlenmiş ve yürütülmüştür.
  2. Devlet kitaplarının yazımı: Devlet kitaplarının bir kısmı (Vatandaşlık ve Demokrasi Eğiti vb.) yukarda adı geçen kurumda çalışan uzman öğretmenler tarafından hazırlanmıştır.
  3. Genel müdürlüklerle amatörce hazırlatılan devlet ders kitapları da yine bu öğretmenler tarafından adeta yeniden yazılmıştır. Üstelik bu işler mesai saatleri kavramı düşünülmeden fedakarca yapılmıştır. Ayrıca hem devlet ders kitaplarının yazımında hem de öğretmen kılavuz kitaplarının yazılma sürecinde rehberlik etmek üzere kurul başkanlığı tarafından defalarca görevlendirilmiştir. Kitap yazım sürecinde akademisyenlerden editör olarak destek alınmasına rağmen, kurumda çalışan öğretmenlerden doğrudan destek alınması uzmanlığın boyutunu göstermesi açısından önemlidir.
  4. Denklik: Denklik şubesinde çalışan uzman öğretmenlerin çoğunun kadrosu da yukarıda adı geçen müdürlükte bulunmaktadır. 15.03.211 tarihine kadar denklik başvuruları bizzat bu uzman öğretmenlerce yapılmış, bundan sonra yukarıda belirtilen tarihte Milli Eğitim bakanlığı Denklik Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle illere devredilmesine rağmen illerin çözemediği sorunları çözen bir üst merci olarak görevini devam ettirmektedir. İllere devredilirken illerde bu işi yapacak personelin eğitimi de yine bu öğretmenler tarafından yapılmıştır. Bu iş dil bilmenin yanında başta mevzuat olmak üzere, kendi eğitim sisteminin yanında ilgili ülkelerin eğitim sistemlerini bilmeyi gerektirmektedir.
  5. Projeler: Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı ve bağlı birimlerince yürütülen tüm projeler de müdürlüğe bağlı olarak çalışan öğretmenler tarafından yürütülmekteydi. Yürütülmekte olan projeler oldukça önemli projelerdir. Bu projelerin önemli bir kısmı bu öğretmenlerin ayrılmasıyla kesintiye uğrayacak bazıları da tamamen duracaktır. Örneğin Avrupa Konseyi ile ortak yürütülen Demokratik Vatandaşlık ve İnsan Hakları Projesi tamamen duracaktır.

Bu müdürlükte çalışan, yukarıda sıralanan işleri yapan öğretmenler, öğretmenlik vasfının yanında eğitim biliminin her aşamasında çalışmış tecrübe kazanmış birer eğitim bilimi uzmanıdırlar.

Kurumun yetiştirdiği bu insan kaynağını verimli bir şekilde değerlendirmek yerine, kurumdan uzaklaştırmak; kurumun hafızasını silmektir. Bu kararları alanlar eğitim tarihine kara bir leke olarak geçecektir.

Ayrıca yüzlerce öğretmeni, sırf politik nedenlerle yerlerinden etmek, aile huzurlarını bozmak insan haklarına, ahlaka, etiğe aykırıdır.

Yukarıda sıralanan işleri büyük bir özenle yapan tecrübeli öğretmenleri kurumdan uzaklaştırma oyunu adeta bir dizi film gibi günümüze kadar geldi. Oyunun ilk bölümü 2003 yılında oynandı.

Eğitim Araştırmaları Merkezi ve ASO 1999 tarihinde kurulmuştu. (21.12.1999/17428 sayılı makam onayı) 2003 yılına kadar ders kitapları, eğitim araçları, kaynak kitaplar vb. bu birimde incelendi.

2003 yılına gelindiğinde, uyduruk soruşturmalarla burada çalışan 167 öğretmen 31.07.2003 tarihinde toplu sürgüne gönderildiler. Geri dönüşlerini zorlaştırmak için de Eğitim Araştırmaları Merkezi ve ASO’yu kapatarak, Öğretim Materyallerini Geliştirme, İnceleme Merkezi Müdürlüğü ve ASO’yu açtılar. İdare mahkemesine yaptıkları savunmada da Eğitim Araştırmaları Merkezi ve ASO adında bir müdürlüğün olmadığını savundular. Bu sürgün sonrasında öğretmenlerin büyük çoğunluğu dava açtı ve dava açanların hepsi davayı kazanarak kuruma geri döndüler.

Kurumu kapatarak öğretmenlerden kurtulamayan bakanlık, başka bir yol denemeye karar verdi. 01.09.2006/ 26276 sayılı resmi gazetede yayınlayarak Millî Eğitim Bakanlığı Ders kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliğinden köklü bir değişiklik yaptılar. Bu değişiklikle ders kitabı ve ders araçlarını inceleme işini ilgili genel müdürlüklere bıraktılar. Bu değişiklikten sonra kararnameleri hazırlayacaklardı ki Danıştay 2006/ 4768 kararıyla bu yönetmeliğin çok önemli maddelerini iptal etti.

Bu güne gelindiğinde yine, Millî Eğitim Bakanlığı Ders kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği köklü bir biçimde değiştirilerek, inceleme işi okulda çalışan öğretmenlere devredildi. Bu devir ders kitaplarının inceleme işini, henüz yeni programların özünü anlayamamış ve bir eğitimde verilmemiş öğretmenlere vermektedir. Bu devirin ardından da Öğretim Materyallerini Geliştirme, İnceleme Merkezi Müdürlüğü ve ASO 31.10.2012 tarihinde kapatılarak burada çalışan uzman öğretmenler okullara gönderilmiştir. Makam onayının iptal edilerek müdürlüğün kapatılması ve kadrolu öğretmenlerin sürgün edilmesi ayrı bir hukuksuzluğu da beraberinde getirmiştir. 12 eylül tarihinde yayımlanan yönetmeliğin Geçici 1. Maddesinde “Bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce Başkanlığa başvurusu yapılan eserlerin inceleme ve değerlendirme işlemleri, 31/12/2009 tarihli ve 27449 (4. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği hükümlerine göre yapılır.” Denilmesine ve bu kapsamda incelemeyi bekleyen 170 taslak ders kitabı olmasına rağmen, müdürlüğü kapatmışlar ve öğretmenleri sürgüne yollamışlardır.

Millî Eğitim Bakanlığı Ders kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği, yasa ve Anayasa’ya aykırılığının yanında, TÜBİTAK’tan aynen alınan, uyarlama dahi yapılmayan bu sistemin ders kitapları inceleme sürecinde uygulanabilirliği de mümkün değildir.

Eski yönetmelik hükümlerinde ders kitapları ve ders araçlarının incelenmesinde süreç şöyle işliyordu. Bu süreçlerin tamamında TTK ve kurul üyeleri etkin bir rol oynuyor ve inceleme birimi olan Öğretim Materyallerini Geliştirme, İnceleme Merkezi müdürlüğü de kendisine bağlı olarak çalışıyordu. Komisyonlar birlikte inceleme yapıyordu, kurul üyeleri rehberlik ediyorlardı. Komisyon üyeleri ve komisyonlar birbirleriyle sürekli istişare içindeydi. En önemlisi inceleme değerlendirme deneyimli öğretmenler tarafından yapılıyordu. 12 eylül tarihinde yayımlanan yönetmelikle Talim ve Terbiye Kurulu; inceleme, değerlendirme, kurul üyelerinin rehberliği ve kurulun heyet olarak yaptığı değerlendirme ortadan kaldırıldığı için TTK devre dışı bırakılmıştır. TTK yasayla kendisine verilen yetkileri kendisine bağlı olmayan birimlere devretmiştir. Şekilsel olarak kurulun onay vermesi yasayı arkadan dolanmak, kamuoyunu yanıltmaktan ibarettir. Bu tür değişikler daha önce de denenmiş ve yargı kararları ile iptal edilmişti. Yargı kararlarını da hiçe sayarak yeniden böyle bir uygulamanın yürürlüğe konulması hukuk tanımazlığın bir başka örneğidir.

foto.jpg

 

TALİM VE TERBİYE KURULUNDA YENİ YAPILANDIRMANIN SONUÇLARI

Yaklaşık 1 yıldır devam eden Talim ve Terbiye Kurulunun ve ders kitapları inceleme işinin yeniden yapılandırılması görünümü altındaki düzenlemelerin bugün kurum çalışanı öğretmenler için getirdiği sonuç yine sürgün edilme olmuştur.

12 Eylül 2012 tarihinde yeniden düzenlenerek Resmi Gazete’de yayımlanan “Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Yönetmeliği” ve “Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği” ile kurum çalışanlarının kadrolarının bulunduğu “Öğretim Materyallerini İnceleme ve Geliştirme Merkezi Müdürlüğü” ortadan kaldırılmıştır. Kamuoyuna, MEB tarafından eğitimde büyük “reform” adı altında yansıtılan bu değişikliklerin anlamı, kurumda çalışan 117 eğitim emekçisinin işini, iş yerini kaybetmesi, farklı yerlere sürgüne gönderilmesidir.

Yapılan yeni düzenlemelerle, kurum çalışanlarının yıllar boyunca işlerinde kazandıkları deneyim, uzmanlaşma yok sayılmış, ders kitaplarının incelenmesi işi, panelist sistemi adıyla anılan bir şekle büründürülmüştür. Aslında getirilen bu yeni sistem, esnek çalıştırmanın bir biçimidir. Kurum çalışanlarının haklarına saldıran, onları işyerlerinden uzaklaştırarak, yaptıkları işin ellerinden alınmasıdır. Ders kitaplarının incelenmesinin sağlıksız, verimsiz bir hale getirilmesi, eğitimdeki piyasalaştırma uygulamalarına bir yenisinin daha eklenmesidir. 

Bu düzenlemeler, 652 sayılı MEB Teşkilat ve Görevleri Hakkında KHK’dan sonra ve 4+4+4 eğitim yasasının çıkarılmasının ardından yapılmıştır. Her iki kanun da eğitimde piyasalaştırmaya yönelik adımların yasal zeminin oluşturulmasında milat olan kanunlardır. 4+4+4 eğitim yasası, eğitimde gericileşmenin, dinselleştirmenin yanı sıra ilkokul, ortaokul ve liseler için yeni öğretim programlarının düzenleneceği ve yeni programlara göre ders kitaplarının yazılacağı bir dönemi de beraberinde getirmiştir. Bunun anlamı milyonlarca liralık rant alanını oluşturan ders kitapları piyasasının hareketlenmesidir. Böylesi bir sürecin sonucu, öncelikle inceleme işinin biçiminin değiştirilmesi ve inceleme işinde görevli personelin deneyimini yok sayan bir düzenlemenin yapılması, eğitim bilim açısından uygun, nitelikli, kitaplar yerine, sadece ve sadece karı gözeten, piyasacı bir anlayışla alelacele hazırlanmış, eğitsel değeri olmayan bir çok eğitim aracının ve ders kitabının öğrencilerin önüne konulması olacaktır.  Yapılan yeni düzenlemelerle, ders kitaplarının incelenmesi işi tamamıyla ciddiyetten uzaklaştırılmış, çok kısa bir süre içerisinde, iktidarın kendi işine gelen kadrolarına yaptıracağı bir iş haline getirilmiştir. Kurum çalışanları, ders kitapları piyasasındaki kimi çıkar odaklarına bir tehdit unsuru olarak görülmüş, onların kitap incelemedeki birikim, deneyim ve uzmanlıklarını yok sayılmıştır.

Kısacası yapılan düzenlemeler, Talim ve Terbiye Kurulunda çalışan eğitim emekçileri için sürgünü getirirken, aynı zamanda eğitimde kamu yararını da hiçbir şekilde gözetmemekte, sermayenin çıkarlarını her şeyin üzerinde tutmaktadır.

Ayrıca, 12 Eylül 2012 tarihinde çıkarılan yeni “Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği”ndeki geçici maddede kaldırılan yönetmelik hükümlerine göre kuruma giriş yapan kitapların eski yönetmeliğe göre inceleneceği belirtilmesine rağmen kurum 31.10.2012 günlü bakan oluru ile kapatılmıştır. Oysa kurumda eski yönetmeliklere göre incelenmesi gereken yaklaşık 170 taslak ders kitabı vardır. Talim ve Terbiye Kurulu çalışanlarını sürgüne göndermeyi birincil hedefi olarak gören kinci Bakanlık, kurumu eski yönetmeliğe göre yapılması gereken iş ve işlemlerin bitirilmesi için bile beklemeden alelacele kapatmıştır.

Talim ve Terbiye Kurulu çalışanlarına yönelik bu sürgün uygulaması ilk değildir.  2003 yılında da eğitim emekçileri, göstermelik soruşturmalarla, asılsız suçlamalarla işyerlerinden uzaklaştırılmışlardır, farklı yerlere gönderilmişlerdir. Bu haksız uygulamalar karşısında sessiz kalmayan öğretmenler kararlı bir mücadele yürütmüşlerdir. Verdikleri hukuksal, sendikal mücadele ve direnişle tekrar görev yerlerine geri dönmüşlerdir. Ancak çalışanlar üzerindeki baskı, yıldırma, sürgün uygulamaları devam etmiştir. 2006 yılında da Talim ve Terbiye Kurulunun görevi olan ders kitaplarının incelenmesi işinin  Bakanlığın diğer birimlerine devredilme süreci gündeme gelmiştir. İşyeri çalışanlarına yönelik bir operasyon başlatılmış, öğretmenler yine sürgün edilmeyle yüz yüze kalmışlardır. Ancak bu dönemde de öğretmenler sendikal, hukuksal mücadelelerini vermiş, direnmişler ve kazanmışlardır. İşlerine ve işyerlerine sahip çıkmışlardır.

On yıldır, her türlü baskı ve yıldırma politikasına karşı mücadele eden Talim ve Terbiye Kurulu çalışanları, 05.11.2012 günü işyeri önünde başlattıkları oturma eylemlerini her gün 09.00-12.00 saatleri arasında sürdürecekler, bunun yanında farklı eylem ve etkinliklerle de işlerine, işyerlerine sahip çıkacak, haksızlıklar karşısında direnmeye devam edeceklerdir.

Teoman Yalçın

Turkiyeegitim.com özel haber

foto.jpg

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum