1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. FETÖ HABERLERİ

  4. Danıştay eski üyesi Halide Esen'e tahliye
Danıştay eski üyesi Halide Esen'e tahliye

Danıştay eski üyesi Halide Esen'e tahliye

FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sonrasında meslekten ihraç edilen ve tutuklanan yüksek yargı üyelerinin yargılanmasına devam edildi. Eski Rize Valisi Kasım Esen'in eşi eski Danıştay üyesi Halide Esen'in, tutuksuz yargılanmak üzere tahliyesine

A+A-

- Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sonrası meslekten ihraç edilen ve tutuklanan eski Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) üyelerinin yargılanmasına devam edildi.

İlk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 9. Ceza Dairesince, Yargıtay Genel Kurul Salonu'nda görülen duruşmada, eski Rize Valisi Kasım Esen'in eşi eski Danıştay üyesi Halide Esen hakim karşısına çıktı.

İddianamede, dönemin Cumhurbaşkanı tarafından Danıştay üyesi seçilen sanığın, İstanbul'daki evinin altındaki daireyi örgüt üyelerine misafirhane olarak tahsis ettiği, eşi adına ByLock kaydı olduğu, ByLock yazışmalarında isminin geçtiği, böylelikle örgüt hiyerarşisine dahil olduğu belirtildi.

Savunma için söz verilen Esen, 22 yıllık Hazine avukatlığı görevinin ardından, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından Danıştay üyesi seçildiğini, gözaltına alınana kadar da Danıştay 14. Daire üyesi olarak görev yaptığını anlattı.

Darbe girişimini lanetleyen Halide Esen, darbe teşebbüsünün ardından hakkında gözaltı kararı çıkarıldığını evindeyken öğrendiğini, evinde gözaltına alındığını ifade ederek, hakkında suçüstü hükümlerinin uygulanamayacağını savundu.

Sanık Esen, hakkında tanık ifadesine dayanan tek delilin, tutuklandıktan 4 ay sonra dosyaya girdiğini, iddianamede hakkında tek bir somut delil bile bulunmadığını ileri sürdü.

Savcılık sorgusunda, üniversite yıllarında örgütün yurt veya evlerinde kalıp kalmadığının sorulduğunu aktaran Esen, İstanbul'da üniversitede okurken, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun eşi Sare Davutoğlu ile aynı devlet yurdunda kaldığını iddia etti.

İddianamede, kendisinin ByLock kullandığına dair bir tespit bulunmadığını, yalnızca eşine ait olduğu iddia edilen ByLock kaydının kendi dosyasına konulduğunu söyleyen Esen, eşinin tutuksuz yargılandığını, bunun kendisiyle ilgili iddianamede neden yer aldığını anlamadığını belirtti.

Örgüt mensuplarının ByLock yazışmalarında "Esen Hanım" ismiyle geçen kişinin kendisi olmadığını savunan Halide Esen, yazışmada Danıştay 5. Dairesi Başkanlığı seçiminden bahsedildiğini, sözü edilen kişinin bu dairede görev yapan adı Esen olan bir başka üye olduğunu ileri sürdü.

Hakkındaki tanık ifadelerini de kabul etmeyen Esen, eski Danıştay Üyesi Hamza Eyidemir'in, "Halide Esen bana, İstanbul'daki evlerinin altında bulunan bir daireyi, örgüt üyeleri için misafirhane olarak kullandıklarını söylemişti." dediğini aktardı. Eyidemir'i şahsen tanımadığını, aralarında böyle bir konuşma geçmediğini iddia eden Esen, Danıştay üyesi seçilmeden önce İstanbul'da yaşaması nedeniyle bazı üyelerin İstanbul'da nerede kalınacağını sorduklarını, bu kişilere, evinin alt sokağında bulunan DSİ'ye ait misafirhaneyi önerdiğini savundu.

Sanık Esen, bazı üyelerle arasında geçen bu konuşmanın Eyidemir tarafından ya yanlış anlaşıldığını ya da çarpıtıldığını ileri sürdü.

Esen, tanık olarak ifade veren eski Adalet Bakanlığı Müsteşarı Birol Erdem'in ise "2011'de yapılan üye seçimindeki pazarlıklar nedeniyle bazı isimler hakkında fikir sahibi oldum. Bu kişinin de örgüt mensubu olduğunu düşünüyorum." şeklinde beyanda bulunduğunu ifade etti. Birol Erdem'in kendisini tanımadığını iddia eden Esen, "Benim HSYK tarafından seçilmediğimin bile farkında değil." dedi.

Örgüt üyeliği için Bank Asya hesabının yeterli delil sayıldığını belirten Esen, bunun tam aksinin de örgüt üyesi olmamanın delili sayılması gerektiğini savunarak, "Bank Asya'da hatırı sayılır miktarda param vardı. FETÖ elebaşı 17/25 Aralık'tan sonra Bank Asya'yı kurtarmak için 'Para yatırın' derken, Sayın Cumhurbaşkanımız, 'Paranızı bankadan çekin' dedi. Ben devlet büyüklerimizi dinledim, tam da o dönemde paramı çekip hesabımı kapattım." diye konuştu.

İddianamede, örgütün talimatıyla karar verdiği yönünde tek bir delil bulunmadığını savunan Esen, görev yaptığı 5 yılda 30 binden fazla karara imza attığını belirtti.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin bulunduğu alanın tarihi sit alanı olduğu iddiasıyla bazı meslek odalarının açtığı davada, yerel mahkemenin odaların lehine yani Külliye'nin yapıldığı alanın tarihi sit alanı olduğuna dair karar verdiğini anlatan Esen, yapılan temyiz üzerine bu dosyanın görev yaptığı Danıştay 14. Dairesince incelendiğini söyledi.

Dairede kendisinin de bulunduğu 3 kişilik çoğunluğun, yerel mahkeme kararının yürütmesinin durdurulması yönünde oy verdiğini kaydeden Esen, "17/25 Aralık sürecinin 6. ayına denk geliyordu. Tek kişinin oyu kararı değiştirmeye yetiyordu. İktidar için çok önemli bir karardı. FETÖ'cü olsam bunu iktidarın aleyhine kullanırdım." dedi.

FETÖ'ye ait olduğu gerekçesiyle kapatılan Ahmet Ulusoy Lisesi'ni işleten Atlantik Eğitim Kurumlarına verilen para cezasının da Danıştay 14. Dairesince onandığını anlatan Esen, bu kararda da imzasının bulunduğunu aktardı.

Sanık Halide Esen, "FETÖ'yü doğrudan ilgilendiren davalarda onların lehine karar vermediğim açıktır. FETÖ'cü olsam onların lehine karar vermeyeceksem ne işlerine yararım? 20 aydır tutukluyum, tahliyeme karar verilmesini istiyorum." diye konuştu.

Verilen aranın ardından toplanan mahkeme heyeti, sanığın tutuksuz yargılanmak üzere adli kontrol şartıyla tahliyesini kararlaştırdı.

Sanığa yurt dışına çıkış yasağı ve haftada bir en yakın kolluk birimine imza verme şartı getirildi. Duruşma, 10 Eylül'e bırakıldı.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.