Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, sanayicilerin meslek liselerini kendileri için ara eleman yetiştiren kurumlar olarak görmesine ve sürekli bakanlıktan talepte bulunmalarına tepki göstermiştir. 'Meslek Liseleri'nin sanayiciye ara eleman yetiştirmek için kurulmadığına dikkat çeken Çubukçu, Sanayicilerin ara eleman demesinden rahatsızım. Ben sanayici için çalışmıyorum. Zaten görevim de sanayiye ara eleman yetiştirmek değil. şeklinde açıklama yapmıştır.
Bu açıklama karşısında hayrete düşmemek elde değildir. Geçtiğimiz birkaç ay önce Milli Eğitim Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Türkiye İş Kurumu ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bir araya gelmiş ve ortak projeleri olan Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri Projesi UMEM'i hayata geçirmişlerdir. Türkiye'de işsizlik değil, mesleksizlik sorunu var tespitini yapanlar, projenin amacını piyasanın ihtiyaçları doğrultusunda işgücünün yetiştirilmesi ve işsizliğin önlenmesi şeklinde açıkça ifade etmişlerdir.
Nimet Çubukçu, MEB 2010 2014 Strateji planı sunuş kısmında yaptığı açıklamada eğitim hizmetini eğitim sektörü şeklinde ifade ederek eğitim hizmetinin örgütlenmesini piyasa ilişkilerine bırakılacağını da ifade etmiş olmaktadır.
Bu konuya dair gerçekleştirdiğimiz açıklamalarda üzerinde ısrarla durduğumuz bir konu bulunmaktadır. Eğitim hizmetinin bir sektör olarak algılanması sonucu strateji raporunda da görüldüğü üzere küresel yarış, hayat boyu öğrenme, toplam kalite yönetimi gibi kavram ve yaklaşımlar eğitim hizmetinin örgütlenişini belirleyen temel kavramlar halini almıştır. Böylelikle eğitim hizmetinin hangi ihtiyaçlar ve ilkeler doğrultusunda örgütlenmesi gerektiği sorusunun cevabı, piyasanın ihtiyaçları doğrultusunda belirlenmeye başlamıştır.
Çubukçu'nun imzasını taşıyan MEB Hayat Boyu Öğrenme Strateji Belgesi dışında, Ulusal İstihdam Stratejisi Belgesi incelendiğinde de görüleceği üzere, meslek liselerinde verilmesi planlanan eğitimin sanayi gruplarının ara eleman ihtiyacını karşılamak dışında bir hedefi bulunmadığı açıktır. Ayrıca meslek liselerinin ortaöğretim içerisindeki oranının %70'lere yükseltilmesinin hedeflendiği de her fırsatta vurgulanmaktadır. Üstelik bu süreç içerisinde öğrencilerin eğitim sürecinde işçileştirilmesinin olanaklı hale geleceği gerçeği de varlığını korumaktadır.
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri Projesi (UMEM) imza töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin en önemli sorununun hem işsizlik hem de mesleksizlik olduğunu söylemiştir. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ise imza töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin, son 7 yılda mesleki ve teknik eğitimde çok önemli bir değişim ve sıçrama yaşadığını belirterek, ''Kullanıla kullanıla neredeyse basmakalıp hale gelen, 'Sektörün ihtiyaçlarına uygun nitelikli insan yetiştirilemediği' ifadesi, ne yazık ki bir ezbere ve ön yargıya dayanıyor'' diyerek projenin amacını özetlemiştir.
Değinmeden geçilemeyecek önemli bir nokta da MEGEP olarak kısaltılan Mesleki Eğitim ve Öğretim Sistemini Güçlendirilmesi Projesidir. Projenin amaçları içerisinde iş piyasasının ihtiyaçlarına cevap verebilen bir eğitim sisteminin oluşturulması yer almaktadır. Bu projenin sosyal ortakları içersinde ise Çubukçu'yu rahatsız ettiği anlaşılan büyük sanayi gruplarının temsilcileri de bulunmaktadır. Yönetişim içerisinde gerçekleştirdikleri bir projenin tarafı olan bu grupların ihtiyaçları kapsamında bu sürece eğileceği de açıktır. Öyle ki meslek liselerinin alt yapısının iyileştirilmesi, öğrencilerin haftanın belirli günlerinde protokol imzalanan işletmelerde çalıştırılması ve meslek lisesi öğretmenlerinin iş dünyasının ihtiyaçlarından uzak kalmamaları açısından kişisel gelişimlerinin sürekliliğinin sağlanması şeklinde okul sanayi işbirliğinin kuruluyor olması var olan durumu özetlemektedir. Ayrıca Meslek Lisesi Memleket Meselesi gibi projeler kapsamında da açıkça ihtiyaç duyulan ara elemanların yetiştirilmesi amaçlanmış ve meslek liseleri cazip hale getirilmeye çalışılmıştır.
Çubukçu son zamanlarda verdiği sözleri, yaptığı açıklamaları ve altını imzaladığı belgeleri fazlasıyla unutmaya başlamıştır. Ancak eğitim hizmeti alanındaki her gelişmeyi yakından takip eden sendikamız, Milli Eğitim Bakanı'nın bu açıklamaları ile tüm yakıcılığıyla ortada duran gerçeklerin üzerinin örtülmesini her fırsatta engelleyecektir. Milli Eğitim Bakanı'nın görevinin ne olduğunu sorgulamaya başlamasından dolayı bir kez daha; kamusal, nitelikli, parasız, demokratik, bilimsel bir eğitim hizmetinin güvenceli çalışma hakkı ile örgütlenen ve demokratik yaşam talebini merkezine alan bir hale kavuşturulması gerçeğini hatırlatmakta yarar görüyoruz.
MERKEZ YÜRÜTME KURULU
Milli Eğitim Bakanının Gerçekleri Gizlemesine İzin Vermeyeceğiz!
Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu'nun Milli Eğitim Bakanı'nın Gerçekleri Gizlemesine İzin Vermeyeceğiz! başlıklı açıklama metni.
İlk yorum yazan siz olun