İsmail Koncuk, ILO 10. Bölge Toplantısı'nda Konuştu

İsmail Koncuk, ILO 10. Bölge Toplantısı'nda Konuştu

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) 10. Bölge Toplantısı 2 Ekim Pazartesi günü İstanbul'da başladı. Toplantıya Türkiye ile birlikte, aralarında Belarus, Rusya, Kazakistan ve Azerbaycan’ın bulunduğu beş ülke katılıyor.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) 10. Bölge Toplantısı 2 Ekim Pazartesi günü İstanbul'da başladı. Toplantıya Türkiye ile birlikte, aralarında Belarus, Rusya, Kazakistan ve Azerbaycan’ın bulunduğu beş ülke katılıyor. 

Toplantıda Türkiye Kamu-Sen heyetini,  Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Türkiye Kamu-Sen Genel Dış İlişkiler Sekreteri ve Türk Tarım Orman-Sen Genel Başkanı Ahmet Demirci ve Türkiye Kamu-Sen Genel Sosyal İşler Sekreteri ve Türk Ulaşım-Sen Genel Başkanı Şerafettin Deniz temsil ediyor. 

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, toplantının 2. Gününde katılımcılara hitap etti. Genel Başkan Koncuk, Türkiye’deki çalışma hayatı, yaşanan problemler ve sendikal haklar konusunda değerlendirmelerde bulundu. 

Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Genel Başkan İsmail Koncuk, toplantının İstanbul’da yapılması için emek verenlere teşekkür etti. Koncuk; 

“Konfederasyon olarak amacımız; çalışanların ekonomik, mesleki sosyal hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesinin yanında, herkes için daha iyi bir çalışma hayatı, insan onuruna yarışır iş için mücadele etmektir.  Ülkemizde savaş ve terör gibi olumsuzlukların giderek artması başta kamu çalışanları olmak üzere bütün çalışanlarımızı tehdit eder bir durum kazanmıştır. Böyle bir dönemde ILO’nun 10. Bölge Toplantısı’nda iki kıtanın birleştiği, dünyanın gözbebeği İstanbul’da değerli katılımcılarla bir arada bulunmaktan onur duyuyoruz. Yaşanan olumsuzluklara rağmen,  toplantıyı İstanbul’da gerçekleştiren  ILO Genel Direktörü  Guy  Ryder’a     ülkemiz çalışanları adına teşekkür ederiz. 

Bu toplantının Türkiye’de yapılmaması için çok gayretler oldu.  Ama  Türkiye’de çalışanların büyük çoğunluğu olarak bunun böyle olmadığını ifade ettik.  Türkiye’de çalışma hayatı ve sendikal haklar gibi meselelerin Türkiye’de yapılacak bir toplantıda tartışılmasının faydalı olacağına ikna etmeye çalıştık.  Bu toplantının ülkemizde yapılmamasının, biz kamu çalışanları olarak işçilerin ve sendikaların seslerinin duyulmasını engelleyeceğini hatta sendikal anlamda bizleri yalnızlaştıracağını ifade ettik.” dedi.

 

KONCUK: TÜRKİYE’NİN BİR AN ÖNCE NORMALLEŞMESİ SAĞLANMALIDIR. ARTIK NORMALLEŞMELİ, HUKUK İLKELERİNE GERİ DÖNÜLMELİDİR 

Geçtiğimiz yıl hain FETÖ terör örgütünün ülkemizde yaptığı darbe girişiminin yarattığı tahribattan söz eden Koncuk,”bugün itibariyle kamu hizmetinden çıkarılan memur sayısı 120-130 bin civarında, açığa alınanlar ise 40 bin civarındadır. Ülkemiz çalışanları olarak en önemli beklentimiz Türkiye’nin bir an önce normalleşmesinin sağlanmasıdır. Hukuk ilkelerine geri dönülmelidir” sözleriyle süreci anlatarak şunları söyledi: 

“Toplantıya katılan pek çok delegenin de bildiği üzere,  Türkiye’de başta örgütlenme ve toplu sözleşme hakkı olmak üzere bazı konular uzun yıllardır ILO’nun gündemindedir. Bu konuda problemlerin ve çözümlerinin konuşulacağı yerler elbette bu toplantılardır.  Ülkemiz  geçen yıl yaşanan 15 temmuz hain darbe girişimi sonrasında hem ekonomik hem de sosyal meseleler ile karşı karşıya kalmıştır. Bunların yanında,  Suriye göçmen problemleri ile uğraşmaktadır. Buna rağmen ekonomik göstergelerin pozitif olduğu raporlarda yer almaktadır. Ülkemizdeki sendikal hakların ILO normlarına uyması konularında özellikle kamu çalışanları açısından hala problemler bulunmaktadır. Bu problemler her yıl düzenlenen  ILO Genel konferanslarında ve Türkiye AB İstişare toplantılarında uzun yıllardır gündemde olmakta ve konuşulmaktadır. Bu konular içerisinde özellikle  ILO’nun 87 ve 88 sayılı sözleşmelerine yönelik eksikler yanında kamu çalışanlarının iş güvencesine karşı yürütülen çalışmalar, taşeronlaşma, 4/B ve 4/C’li gibi sözleşmeli istihdam problemlerinden bir an önce vazgeçilmesi en büyük beklentilerimizdendir. 

Bu yıl gerçekleştirilen kamu çalışanları Toplu Sözleşmeleri  maalesef kamu çalışanlarının ve emeklilerin beklentilerinin çok gerisinde yapılmıştır. Kamuda yapılan işçi ve memur istihdamlarında daha adil ve ayrımcılığı önleyecek tedbirlerin yer alması mülakat gibi kabul edilemeyecek sistemlerle istihdam sağlanması kamunun sağlıklı işlemesi adına sıkıntı vermektedir. Bu konularla ilgili bir an önce gerekli tedbirler alınmalı, ayrımcılık anlamına gelebilecek kamudaki istihdam modeli ortadan kaldırılmalıdır. 

Çalışma hayatı ve sendikal konularda yaşanan problemlerin yanında ülkemiz geçen yıl 15 Temmuz FETÖ terör örgütü tarafından düzenlenen hain darbe girişimi ile muhatap oldu. Bu darbe girişimi Ankara ve İstanbul merkezli silahlı kuvvetler içerisinde asker görünümlü  bazı çetelerin organize ettiği anlaşılmış olup ülkemizin demokratik sistemini yıkmaya yönelik bir faaliyet olarak anlaşılmıştır.  Ordumuz, polisimiz, sicil toplum kuruluşlarımız ve tüm halkımızla omuz omuza bu girişim önlenmiş, ülkemiz uçurumdan kurtarılmıştır. Bu girişimlerin ardından ülkemizde OHAL ilan edildi. Böyle bir travmanın ardından OHAL ilanı gayet normaldi. Devamında ülkemizdeki kamu çalışanlarına yönelik açığa alma ve kamu hizmetinden çıkarılma gibi yoğun bir uygulama başlatıldı. Bugün itibariyle kamu hizmetinden çıkarılan memur sayısı

120-130 bin, açığa alınanlar ise 40 bin civarındadır. Ülkemiz çalışanları olarak en önemli beklentimiz Türkiye’nin bir an önce normalleşmesinin sağlanmasıdır ve hukuk ilkelerine geri dönülmelidir.  1 yıldır uygulanan OHAL ile insanlar kamuda artık diken üstünde yaşamaktadır. Normal hukuk kuralları OHAL’de askıya alınmakta, hukuk dışı kurallar uygulanmaktadır. 

15 Temmuz darbe sürecinin yaşattığı travma ülkenin geleceğini, demokrasimizi korumak adına birtakım tedbirler almayı bizleri mecbur bırakmıştır. Artık belli bir noktaya gelinmiş ve gerekli tedbirler alınmıştır. Artık Türkiye’de kamuda, kamu çalışanlarına ve diğer insanlarımıza hukuk içinde normalleşerek, aklı selimle yaklaşılması bir beklenti haline gelmiştir. 

15 Temmuz darbe girişimin de bizzat rol oynayan, ülkemizin demokrasi, birlik ve beraberliğine göz diken hainlerin en ağır cezayla cezalandırılmasını elbette bekliyoruz ama masum insanları tespit ederek, darbe ve darbecilerle alakası olmayanların da titizlikle tespit edilerek mahrumiyetleri, mağduriyetleri bir an önce ortadan kaldırılmalıdır. Bu da bizim anladığımız anlamda hukuk düzenine yeniden dönmekle sağlanabilir.”

 

GENEL BAŞKAN: TÜRKİYE KAMU-SEN OLARAK OLAĞADIŞI BAZI YÖNTEMLERİ ELEŞTİRİYORUZ, ANCAK TÜRKİYE’NİN YAŞADIĞI TRAVMAYI, TERÖR ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELESİNİ DE HESABA KATMAK GEREKİR 

Genel Başkan, ülkemizi yalnızlaştıran ve itibarsızlaştıran Avrupa Birliği ülkelerini eleştirerek şunları kaydetti: 

“Burada Türkiye ile ilgili batının yaklaşımlarını da değerlendirmemiz gerekir. AB’nin, bilhassa birtakım örgütlerde dahil olmak üzere 15 Temmuz gibi hain bir darbeyi yaşamış Türkiye’yi anlamasını bekliyoruz. Türkiye’yi yalnızlaştırmak, dışlamak ve itibarsızlaştırmak ne Avrupa’ya, ne AB ye, ne Türkiye’ye, ne de insanlığa bir fayda sağlamayacaktır. Burada Türkiye’nin yaşadığı bir travmayı, bir bölücü örgütle mücadelesini de hesaba katarak Türkiye’yi anlamaya çalışmak lazım. Bizde Türkiye Kamu-Sen olarak olağandışı bazı yöntemleri eleştiriyoruz, insan hakları ihlallerini eleştiriyoruz, elbette insanlarımızın huzursuzluğunun giderilmesi gerektiğini ifade ediyoruz ve edeceğiz ama devlet ilişkilerinde Türkiye’nin hangi şartlar içinde birtakım olağandışı bazı yolları uygulamak zorunda kaldığını da anlamak lazım. 

Batıyı, Türkiye’nin içinde bulunduğu şartları anlamaya davet ediyorum. Düşmanca, hasımca yaklaşmak hiçbir problemi çözmeyecek,  insanlarımızın yaşadığı problemleri de çözmeyecektir. 

Elbette Türkiye’yi eleştirebilirsiniz. Hukuk yönünden eleştirin, Türkiye’nin imzaladığı uluslararası sözleşmeler var. Türkiye elbette bunlara uygun davranmalıdır ama Türkiye ile düşmanlaşarak bu sorunların çözülemeyeceği de bilinmelidir. 

Sendikal hareket olarak sosyal diyaloğa son derece önem veriyoruz, hükümet ve sendika kökenli kıymetli Bakanımızdan daha fazla duyarlılık beklediğimizi ifade etmek isterim. 

Tüm çalışanlar olarak ülkemizi ve insanlarımızı seviyoruz bu düşüncelerle Genel Direktör ve raporda emeği geçenlere teşekkür ediyor, toplantımızın hayırlı olmasını temenni ediyorum” diyerek sözlerini noktaladı.

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.