Talat Yavuz'dan MEB'e Çağrı: Proje Okullarının Tamamı İle İlgili...

Talat Yavuz'dan MEB'e Çağrı: Proje Okullarının Tamamı İle İlgili...

Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz Proje Okullarına İlişkin yaptığı açıklamada ''Bir kıstas belirleyip mevcut proje okulların tamamı ile ilgili kararları gecikmeden almak gerekiyor.'' dedi.

Talat Yavuz Açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

Eğitim hayatları boyunca öğrencilerimizi; sınıf içi seviye grupları, özel eğitime ihtiyaç duyan öğrenciler, yetenek sınavları, BİLSEM seçmeleri, yazılılar, merkezi yazılılar, lise ve üniversite giriş sınavları gibi çeşitli aşamalarda, farklı uygulamalarla bir şekilde gruplayarak, sıralayarak, seçerek, yerine göre eleyerek eğitimlerini planlamaya, kademeler arasında geçişi yönetmeye çalışıyoruz. Bir sistemde karar kılamadığımız için de arayışımız devam ediyor.

Öğrencilerin farklı ilgi, yetenek ve akademik başarı düzeyleri ile toplumsal hayatın olağan iş bölümü, daha iyi eğitim için bizi çeşitli önlemler almaya zorluyor. Bu ihtiyaçtan kaynaklı olsa gerek geçmişte, “Teknik Lise, Süper Lise, Öğretmen Lisesi, Anadolu Lisesi” gibi birçok uygulama hayata geçirildi ancak uygulamada yaptığımız yanlışlar yüzünden bu okullar eğitim arşivimizdeki müstesna yerini aldı.

Yanlışlarımız, her defasında istikrarın kenarından bizi geri döndürüyor. Son yıllarda ise hayatımıza “Proje Okul, Protokol Okul” kavramları girdi ve bu okullarda daha önceki benzerlerinin kaderini yaşayacağa benziyor.

Aslında konu, eğitim fakültelerinde eğitime giriş dersi alan, çan eğrisi nedir bilen herhangi bir eğitimcinin planlayabileceği kadar basit. Planlamada yapmadıysak mutlaka uygulamada hata yapıyoruz ve zaman kaybımız devam ediyor.

Bir ortaokul son sınıfındaki kırk öğrenciyi sınav başarısı, kavrama, anlama, yorumlama, yazma, problem çözebilme, problem kurabilme, bir sonucu başka durumlara uyarlayabilme gibi eğitim değeri olan birçok kritere göre sıralayıp, ilk ve son beş öğrenci ve ortada çoğunluğu oluşturan kalabalık grup olmak üzere üç gruba ayıralım. Eğitim sistemimiz bu sınıftaki üç grubun da ihtiyacına cevap verebilmelidir.

Biz ilk sıralardaki beş öğrenci için oluşturduğumuz istisna okul türünü, ortadaki gruba doğru genişlettikçe, ortadaki grubun sıralamadaki yeri gelişmiyor, ilk uygulama sulanmış oluyor.

Değerlendirme araçlarını değiştirerek, proje okul sayılarını artırarak, idarecilerini öyle veya böyle atayarak çan eğrisindeki dağılımı değiştirmiş olmuyoruz. Nasıl ki sadece kız öğrencilerin gittiği okul sayısını artırdıkça, çağ nüfusundaki kız öğrencilerin sayısı artmıyorsa, proje okulların sayısal artışı da benzer bir durumu yaşıyor.

Son günlerde yaşadığımız kargaşa iyi anlatılabilir ve doğru yönetilebilirse ülkemiz için bir kazanca dönüşebilir. Bunu yapabilmenin ilk şartı, eğitimi eğitimcilerin planlamasıdır. Yanlışı, iyi niyetle yaparak doğru sonuca ulaşamadığımıza en iyi örnektir proje okul sayılarının kontrolden çıkması. Hayatın her alanında bir ölçü, bir denge, bir hesap, bir hikmet olduğuna inanıyorsak ve öyleyse buradaki durumda öyledir.

Böyle bakınca proje okulların sayısını azaltma çabası yerinde bir arayıştır. Bir kıstas belirleyip mevcut proje okulların tamamı ile ilgili kararları gecikmeden almak gerekiyor.

Meslek liselerinin son açılan az sayıda okul hariç hepsi eski haline döndürülebilir. Yüzdelik başarı dilimi en geçer kıstas gibi duruyor. Yüzde seksenlik dilimden öğrenci alan, hatta hatırı sayılır kontenjanı boş kalan fen lisesi mi olur? Nüfusa göre de planlama yapılabilir.

Toplamda çağ nüfusuna ve yukarıdaki bahsettiğim çan eğrisinin bize söylediklerine göre adım atınca her şey düzelir. Ancak bunların olabilmesi için herkesin kendi işini yapması şarttır. Yoksa ortada ne sistem ne istikrar ne de adalet kalacak.

Talat YAVUZ

Eğitim Bir Sen Genel Sekreteri

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum