10 yılda 162 bin artış! Çocuk suçluluğunda alarm veren tablo
TÜİK verilerine göre suça sürüklenen çocuk sayısı 10 yılda 162 bin arttı. Artışın merkezinde 15-17 yaş grubu var. Eğitim-İş'in değerlendirmesi haberimizde.
Türkiye'de çocukların suça sürüklenmesine ilişkin veriler, eğitim camiasında yeni bir tartışma başlattı. Eğitim-İş, TÜİK rakamlarını değerlendirerek soruna eğitim politikaları penceresinden bakılması gerektiğini savundu.
Açıklamayı Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay yaptı.
İŞTE 10 YILLIK TABLO
TÜİK verilerine göre güvenlik birimlerine gelen ya da getirilen çocukların karıştığı olay sayısındaki değişim şöyle:
| Yıl | Olay sayısı |
|---|---|
| 2015 | 447.575 |
| 2025 | 609.959 |
Bu, on yılda 162 bin 384 kişilik artış ve yüzde 36,28 oranında yükseliş anlamına geliyor.
Sendika, bu rakamın yalnızca güvenlik birimlerine ulaşan vakaları kapsadığına dikkat çekerek, gerçek tablonun resmî istatistiklerin ötesinde olabileceğini ileri sürdü.
AĞIRLIK MERKEZİ: 15-17 YAŞ
Verilerin en dikkat çekici bulgusu yaş dağılımında ortaya çıkıyor. Suça sürüklenen çocukların ağırlık merkezini 15-17 yaş grubu oluşturuyor.
| Yıl | 15-17 yaş grubu |
|---|---|
| 2015 | 225.584 |
| 2025 | 357.074 |
On yıldaki artış 131 bin 490 çocuk oldu.
Sendika, bu yaş aralığının çocukların eğitim hayatında belirleyici bir dönem olan ortaöğretim çağına denk geldiğine dikkat çekti.
ÇOCUK İŞÇİ SAYISI 882 BİN
Açıklamada aynı yaş grubuna ilişkin bir başka veri de paylaşıldı. 2025 yılında 15-17 yaş grubundaki kayıtlı çocuk işçi sayısı 882 bine ulaştı.
Sendikaya göre bu iki verinin aynı yaş grubunda buluşması tesadüf değil; çocukların okul sıralarından çalışma hayatına doğru itildiğini gösteriyor.
MAĞDUR ÇOCUK SAYISI DA ARTTI
Tablonun diğer yüzünde ise suçun mağduru olan çocuklar yer alıyor.
Güvenlik birimlerine mağdur olarak gelen ya da getirilen çocukların sayısı son on yılda 37 bin 905 artarak 2025'te 267 bin 794'e yükseldi.
Çocukların en fazla maruz kaldığı mağduriyet türü yaralama olarak belirlendi. Çocuğa karşı işlenen cinsel suçlarda ise on yılda yüzde 42,84 artış yaşandı ve sayı 23 bin 123'e ulaştı.
"OKUL SADECE BİR BİNA DEĞİL"
Sendikanın temel argümanı, okulun koruyucu işlevine dayanıyor.
Açıklamada okulun; çocuğun akranlarıyla ilişki kurduğu, öğretmeniyle temas ettiği, sosyal destek alabildiği ve geleceğe dair aidiyet geliştirdiği kamusal bir alan olduğu vurgulandı.
Çocuğun bu alandan uzaklaştırılmasının, onu yalnızca eğitimden değil toplumun koruyucu ağlarından da kopardığı savunuldu.
AÇIK LİSE VE MESEM ELEŞTİRİSİ
Açıklamada iki uygulama özellikle eleştirildi:
- Açık lise: Örgün eğitimden uzaklaşmayı kolaylaştırdığı öne sürüldü
- MESEM (Mesleki Eğitim Merkezi): Çocukların eğitim hakkı ile ucuz işgücü arasında sıkıştırıldığı iddia edildi
Sendika, MESEM uygulamasının kaldırılmasını talep etti.
"SORUN YALNIZCA EMNİYET POLİTİKASI DEĞİL"
Özbay, çocukların suça sürüklenmesindeki artışı yalnızca emniyet politikalarıyla açıklamanın yanılgı olacağını savundu.
Çocukları korumanın yolunun, onları daha güçlü biçimde eğitim hayatının içinde tutmaktan geçtiğini ifade etti.
SENDİKANIN TALEPLERİ
Açıklamada sıralanan öneriler şöyle:
- Çocukları eğitimden koparan uygulamalara son verilmesi
- Örgün eğitimin güçlendirilmesi
- Çocuk işçiliğiyle etkin mücadele edilmesi
- MESEM uygulamasının kaldırılması
- Her çocuğun nitelikli, ücretsiz, kamusal eğitime erişiminin güvence altına alınması
- Eğitim ile istihdam arasındaki bağın güçlendirilmesi
TARTIŞMANIN DİĞER TARAFI
Öte yandan MESEM uygulamasını savunanlar, sistemin okulu terk etmiş gençleri eğitime geri kazandırdığını, mesleki beceri ve sigortalı çalışma imkânı sunduğunu belirtiyor.
Millî Eğitim Bakanlığı da mesleki eğitimde sektörle iş birliğini son yıllarda öne çıkardığı alanlar arasında gösteriyor.
Konuya ilişkin Bakanlıktan bu açıklamaya yönelik bir değerlendirme yapılmadı.
NEDEN ÖNEMLİ?
Veriler, yeni eğitim öğretim yılının başlamasına haftalar kala gündeme geldi. Okullar 14 Eylül 2026'da açılacak.
Örgün eğitime devam, okul terki ve mesleki eğitim modelleri, önümüzdeki dönemde eğitim gündeminin öne çıkan başlıkları arasında yer alacak gibi görünüyor.
"Öğretmen ya da veli olarak okul terki sorununu gözlemliyor musunuz? Çocukları eğitimde tutmak için neler yapılmalı? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşın."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.