1. HABERLER

  2. MEB PERSONEL

  3. Gündoğdu, 'Ensar Vakfı'na konuk oldu
Gündoğdu, 'Ensar Vakfı'na konuk oldu

Gündoğdu, 'Ensar Vakfı'na konuk oldu

Gündoğdu, Ensar Vakfı’nın her hafta düzenlediği ‘Ensar Buluşmaları’na konuk olarak “Türkiye’de Demokratikleşme ve Sivil Toplum Kuruluşları” konulu bir konferans verdi.

A+A-

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, “Demokrasi buhranlarını tetikleyen ve derinleştiren temel nedenlerden biri hiç şüphesiz ekonomik buhranlardır” dedi.

Gündoğdu, Ensar Vakfı’nın her hafta düzenlediği ‘Ensar Buluşmaları’na konuk olarak “Türkiye’de Demokratikleşme ve Sivil Toplum Kuruluşları” konulu bir konferans verdi.

 

 

Demokrasiye fazla mana yüklenilmemesini isteyen Gündoğdu, önemli olan konunun milli irade olduğunu ifade ederek, “Elbette çoğulcu ve katılımcı  demokrasi ile sivil siyaset ve sivil toplum alanını genişleterek, kamu alanını devletin alanı olmaktan çıkararak herkesin alanı haline getirmek önemli ancak bunlar ülkemizdeki ve dünyadaki buhranları önlemek için tek başına yeterli değil. Demokrasi buhranlarını tetikleyen ve derinleştiren temel nedenlerden biri hiç şüphesiz ekonomik buhranlardır. Ekonomik buhranların temel nedeniyse, insanlara dayatılan üretmeden tüketme hastalığı, en önemlisi de adil paylaşım sorunudur. Dünyadaki üretilen katma değerin yüzde 90’ının yüzde 10’luk bir kesime dağıtılması, küresel adalet noktasında büyük bir buhran olduğunun en büyük göstergesidir” şeklinde konuştu.


 

Gündoğdu, vesayetçi anlayışları da eleştirerek, şöyle devam etti: “Cumhuru,  göbeğini kaşıyan adam ilan edeceksiniz, vesayetçi anlayışınızı cumhuriyet olarak tatbik etmeye çalışacaksınız, bunun adına da demokrasi diyeceksiniz. Bunu kabul etmemiz mümkün değil.  Artık ezberlerinizi bozun. Aksi takdirde çağ dışı kalırsınız, kalmaya da devam edersiniz.”

 

Gelişmiş ülkelerde her vatandaşın en az üç sivil toplum kuruluşuna üye olduğuna dikkat çeken Ahmet Gündoğdu, Türkiye’nin bu gelişimin gerisinde kaldığını söyledi. Anayasanın devletin nitelikleri bölümünde demokratik, laik, sosyal ve hukuk devleti tanımlamasında, laikliğin tanımının olmadığını hatırlatan Gündoğdu, “Laiklik kimin eline geçmişse dindarı dövmenin sopası olarak kullanılmıştır. Danıştay sopa olarak kullanılmıştır. Bu vesayetin tamamıyla son bulması gerekiyor” diye konuştu.


 

Gündemdeki konulara da değinen Gündoğdu, şöyle konuştu: “17 Aralık operasyonunu tezgahlayanların, yolsuzluk iddia ve ithamlarının altına gizlediği, yetim hakkıyla kamufle etmeye çalıştığı sivil vesayet hedefi gün gibi ortaya çıkmıştır. 17 Aralık’la birlikte ortaya çıkan ‘Büyük Türkiye’ hedefini akamete uğratmaya dönük sivil vesayet çabası ve paralel devlet yapılanması, milleti ve devleti demokratikleşme, özgürleşme yolculuğundan döndürmemelidir. Yorulmadan, daha demokratik, daha özgür millet hedefine uzanmalıyız. 12 Eylül 2010 referandumuyla daha da netleştirdiğimiz yol haritasına sadık kalmalı, hukukun üstünlüğüne dayanan demokratik, sosyal ve hukuk devletini gerçek anlamda tesis etmeliyiz. Paralel devleti ve uzantılarını, yolsuzluk iddialarını hukukun evrensel kurallarına, adil yargılamaya ve bağımsız yargıya dair ilkelere sadık kalarak açığa kavuşturmalıyız. Ancak, kayıt dışı siyasete de göz yummamalıyız.”


 

Konferansın sonunda, Ahmet Gündoğdu’ya, Ensar Vakfı Ankara Şube Başkanı Avukat Ercan Poyraz tarafından plaket verildi. 

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.