1. HABERLER

  2. MEB PERSONEL

  3. Gündoğdu'nun gündemi çok farklı
Gündoğdu'nun gündemi çok farklı

Gündoğdu'nun gündemi çok farklı

Okullarda yönetici kaosu, TEOG yerleştirmelerinde karmaşalar yaşanırken, Memur-Sen Genel Başkanı Gündoğdu siyasi açıklamalarda bulundu.

A+A-

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, Büyük Türkiye olma yolunda zorlukların aşıldığını belirterek, çözüm sürecinin daimi kardeşlik için sürdürülmesini, normalleşme için reformlara devam edilmesini, özgürleşme için yeni sivil anayasa talep etti. Gündoğdu, “Yeniden Büyük Türkiye yolculuğunun önü açıldı, şimdi normalleşme vakti” dedi.

 

Çalışma hayatındaki sorunlara değinen Gündoğdu, “Artık hükümet, gerçek gündemine dönmelidir. İşsizliği önlemek için kafa yormalı, çalışanların sorunlarına dönmeli, çözüm üretmek için paydaşlarla birlikte çalışmalıdır. Taşeronluk diye bir kölelik sistemi var, gittikçe yaygınlaşıyor, bunu önlemelidir” şeklinde konuştu.

 

Büro Memur-Sen 8. Başkanlar Kurulu Toplantısı’nda konuşan Genel Başkan Ahmet Gündoğdu, 2010 referandumunda toplu sözleşmeye “evet” derken, o toplu sözleşmeye karşı çıkan siyasal parti ve sendikaların o “evet”in nimetlerinden faydalandıklarını söyledi. Paralel medya ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun eş zamanlı olarak Memur-Sen’i hedef almasına tepki gösteren Gündoğdu, “Sayın Kılıçdaroğlu’nun eğer iktidar olma gibi bir düşüncesi varsa, önce, rakibinin Memur-Sen olmadığını, iktidar olduğunu öğrenmesi lazım” diye konuştu.

 

 

Melese Ne Ağaç Ne de Dershane

Memur-Sen olarak, 17 Aralık sürecinden önce dershaneler ‘kapatılmamalı, kapanmalıdır’ çağrısında bulunduklarını hatırlatan Gündoğdu, şöyle devam etti: “Milli Eğitim Bakanına ‘100 bin öğretmen açığının olduğu yerde dershaneleri kapatmak sorunu çözmez’ dedik. Eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak devletin görevidir. Ancak biz 17 Aralık’ta gördük ki gezi zekâlıların ‘mesele ağaç meselesi değil’ dediği gibi meselenin dershane mesesi olmadığını anladık. Şantajla, montajla, iftirayla, Siyonist devlet İsrail’e kahrolsun bile diyemeyen ama Müslümanlara beddua eden hoca görünümlü yaklaşımlarla bu ülkenin temeline dinamit koyulmaya çalışıldı. Milletin iradesine, dünya mazlumlarına ters düşen her türlü zalimin, yapının karşısında olduk bundan sonra da olacağız. Şeytan taşlamak işte budur. Sendika görünümlü rakiplerden hiç çekinmedik. Bazen PKK, bazen de Ergenekon yanaşmaları rakip gibi gözüktü. Şimdi de Siyonist devlet İsrail’in yanaşmaları rakip gibi gözüküyor. Biz Arakan’da, Kudüs’te, Doğu Tükistan’da, Myanmar’da, Irak’ta, Suriye’de mazlumun yanındayız. Malumdan yana tarafız, zalimin karşısındayız.”

 

 

Referanduma ‘Hayır’ Diyenler ‘Evet’ Nimetinden Faydalanıyor

“1960 darbesi, 61 anayasasının millete rağmenci, milleti döven anlayış, eski Türkiye’nin 2010 referandumuna kadar getirdiği kirliliktir. 2010 referandumu yeni Türkiye’ye geçişte milat olmuştur” diyen Gündoğdu, “İleri demokrasinin kendi için değil, 77 milyonun tamamı için empati yaparak herkesin karlı çıkacağı projelere ‘evet’ demeyi gerektirir. Biz hiçbir genel ve yerel seçimde şu partiye oy verin demedik. Ama 2010 referandumunda biz evet derken, toplu sözleşme ve toplumsal sözleşmeye karşı çıkanlar bugün o ‘evet’in nimetini yiyor. Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yaparak yeniden yargılama talep edenlerin tamamı o gün hayır diyenlerdi. Sendikacılıkta 9 yıl toplu görüşmede bir şey alamayanlar da o gün hayır kampanyası yürütenlerdi. İleri demokrasi herkesin kârlı çıkacağı, hiç kimsenin ötekileştirilmediği kararlara evet demeyi gerektirir” ifadelerini kullandı.

 

 

Millet İradesi Çatıyı Yıktı

Cumhurbaşkanlığı seçim süreci ve sonucuna ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Gündoğdu, şöyle konuştu: “Cumhurbaşkanlığı seçiminde bir çatı adayı çıktı. Paralel, yatay, dikey, uluslararası sermaye, 14 siyasi parti çatı adayın etrafında bir araya geldi. Hedefleri eski Türkiye’ye dönmekti. Önce halk Cumhurbaşkanı seçmemeli dediler. Daha önce Menderes’e, Özal’a, Erbakan Hoca’ya, Yazıcıoğlu’na karşı çıkanlar bu kez hedeflerine Recep Tayyip Erdoğan’ı aldılar. Erdoğan Cumhurbaşkanı olamaz dediler. Ancak milletin tokmağını yediler.”

 

 

Sizler Memur-Sen’in Rakibi Değilsiniz

Paralel yapı ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Memur-Sen’i hedef almasına sert bir dille tepki gösteren Gündoğdu, “Cumhurbaşkanını halkın seçmesi birinci zaferdir ayrıca çatıdan düşenlere de geçmiş olsun. Ana muhalefet lideri, seçim sürecinde paralel medya ile kol kola girdi. Bir gün Sayın Kılıçdaroğlu bize sataşıyor, paralel medya manşete taşıyor. Ertesi gün paralel medya bir haber yapıyor, Kılıçdaroğlu oradan bize cevap veriyor. Sayın Kılıçdaroğlu’nun eğer iktidar olma gibi bir düşüncesi varsa, önce, rakibinin Memur-Sen olmadığını, iktidar olduğunu öğrenmesi lazım. Buna seviniyorum, Memur-Sen’i kendisine rakip görecek kadar Türkiye gerçeğini göremeyen, aynı dünya görüşünden sendikalarının bize rakip olamadığını gördüğü için onların yerine kendini koyan bir lider olduğu için seviniyorum ama bir vizyon ortaya koyamayan ana muhalefete de sahip olamadığımız için üzülüyorum. Bu süreçte cumhurbaşkanını halkın seçmesi birinci, Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olması ikinci zaferdir. Bu zaferin arkasında, Davos çıkışı, başörtüsüne serbestlik, katsayının kaldırılması, dünya mazlumlarının sesi olmak vardır. Çatıdan düşenlere geçmiş olsun” dedi.

 

 

Hükümet, Gerçek Gündemine Dönmelidir

AK Parti Genel Başkan ve Başbakan adayı olan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nu tebrik eden Ahmet Gündoğdu, taleplerini de sıraladı. Gündoğdu, “Sayın Davutoğlu’nun adaylığı Yeniden Büyük Türkiye yolculuğuna hayırlı olsun. Artık hükümet, gerçek gündemine dönmelidir. Yüzde yüz anlaştığımız 30 yılın 35 yıla çıkarılması, emeklilikte bir derece disiplin affı, mesai ücreti gibi birçok konu hâlâ askıda. İşsizliği önlemek için kafa yormalı, paydaşlarla çalışmalıdır. Taşeronluk diye bir kölelik sistemi var, gittikçe yaygınlaşıyor, bunu önlemelidir. Evet, 5-6 yıl öncesine göre, ‘eşit işe eşit ücret’ sloganıyla yüzde 90 bu adaletsizliği memurlar boyutuyla giderdik. Fakat bu adaletsizliğin gelirle temin edildiği, adalete döndüğü ve bugün için sevindiğimiz bu tablonun da en büyük adaletsizliği ek ödemenin, emekliye ayrıldığımız gün kesilecek olmasıdır. Bu yüzden iktidar, Türkiye'nin geleceğine de yeterli desteği sunmamış oluyor. Yüz binlerce genç, işe girmek için bekliyor, emekliliği gelenler de emekliye ayrılamıyor, çünkü ayrıldığı gün maaşının en az yüzde 50’si kesilmiş oluyor. Artık Türkiye’nin yeniden yüzleşip bu sorunları çözmesi gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Gündoğdu, Büyük Türkiye olma yolunda zorlukların aşıldığını da dile getirerek, çözüm sürecinin daimi kardeşlik için sürdürülmesinin, reformlara devam edilerek, büyük Türkiye’ye yakışan özgürlükçü, sivil anayasa yapılmasının gerekliliğini vurguladı.

http://www.egitimbirsen.org.tr/manset-haberleri/normallesme-icin-reformlar-surmeli/2794/#sthash.notiUuxm.dpuf

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
7 Yorum