İrfan Kılınçer: “Ek ders ücretleri sembolik kaldı, vergi dilimi zulmü bitmeli”
Türk Eğitim-Sen Genel Başkan Yardımcısı İrfan Kılınçer, Manisa’daki iftarda ek ders ücretlerinin artırılmasını, vergi diliminin %15’te sabitlenmesini ve tüm ek ödemelerin emeklilik keseneğine dahil edilmesini istedi. Zorunlu hizmet tazminatı ve aile...
Türk Eğitim-Sen Genel Başkan Yardımcısı İrfan Kılınçer, Manisa’da düzenlenen iftar programında eğitim çalışanlarının ekonomik ve özlük haklarına ilişkin kapsamlı mesajlar verdi. Kılınçer, öğretmenlerden akademisyenlere kadar geniş bir kesimin gelir kaybı yaşadığını savunarak, ücretlerde ve emeklilik sisteminde “kökten düzenleme” çağrısında bulundu.
Program, Türk Eğitim-Sen Manisa 1 No.lu Şube tarafından düzenlenirken; şube yöneticileri, Uşak Şube Başkanı ve çok sayıda sendika üyesi de katıldı. Kılınçer konuşmasında, sendikanın sahada çözüm odaklı duruşunu vurgulayarak “hiçbir eğitim çalışanı yalnız değildir” mesajı verdi.
“Ek ders ücretleri komik seviyeye geriledi”
Kılınçer’in en çok öne çıkardığı başlıklardan biri ek ders ücretleri oldu. Ek ders ödemelerinin yıllardır günün ekonomik şartlarının gerisinde kaldığını savunan Kılınçer, öğretmenin ders dışı hazırlığı, emeği ve mesaisinin karşılığının “sembolik rakamlara” düştüğünü söyledi.
Türk Eğitim-Sen’in talebinin net olduğunu belirten Kılınçer, ek ders ücretlerinin tatminkar bir oranda artırılması gerektiğini ifade etti. “Emeğimizin sadakasını değil, hakkımızı istiyoruz” vurgusuyla öğretmenlerin alım gücündeki erimeye dikkat çekti.
“Vergi dilimi maaşı gizli biçimde düşürüyor”
Kılınçer, kamu çalışanlarının yılın ilk aylarında aldığı zamların, daha sonra vergi dilimine girmeyle eridiğini savundu. Yılın üçüncü ayından itibaren “gizli bir maaş kesintisi” gibi görülen vergi dilimi etkisi nedeniyle ücretlerin düştüğünü söyleyen Kılınçer, gelir vergisi oranının %15’te sabitlenmesi gerektiğini dile getirdi.
“Zorunlu hizmet tazminatı” önerisi
Zor koşullarda görev yapılan bölgelerde öğretmen sürekliliğinin sağlanması için zorunlu hizmet tazminatı öneren Kılınçer, güçlü bir teşvik mekanizmasının şart olduğunu savundu.
Kılınçer, dezavantajlı bölgelerde görev yapan öğretmenlere 1 brüt asgari ücret ile 2 brüt asgari ücret arasında değişen tutarlarda tazminat ödenmesini teklif etti. Bu modelin geçmişte benzer şekilde uygulandığını, ayrıca 2023 Eğitim Vizyonu’nda da teşvik yaklaşımının gündeme geldiğini hatırlattı.
“Ek ödemelerin tamamı emeklilik keseneğine dahil edilmeli”
Konuşmanın ana başlıklarından biri de emeklilik sistemi oldu. Kılınçer, kamu çalışanlarının emekli olduğunda gelirinde ciddi düşüş yaşadığını; bunun da birçok kişinin emekliliği ertelemesine yol açtığını söyledi.
Bu sorunun çözümü için temel maaş dışındaki gelir kalemlerinin emeklilik hesabına yansıtılması gerektiğini belirten Kılınçer;
yan ödemeler,
ek ders gelirleri,
fazla mesai ücretleri
gibi tüm unsurların emeklilik keseneği matrahına dahil edilmesini ve bunun için yasal düzenleme yapılmasını istedi.
Aile birliği için “il emri–ilçe emri” vurgusu
Kılınçer, mazerete bağlı yer değiştirmelerde mevcut uygulamaların eğitim çalışanlarının beklentisini karşılamadığını savundu. Özellikle il emri ve ilçe emri uygulamalarının devreye alınmamasının ciddi bir eksiklik olduğunu belirterek, kadro imkanı dar olan illerde aile birliği taleplerinin karşılanamadığını, bunun da aile bütünlüğünü zedelediğini söyledi.
İl içinde yer değişikliği talep eden personele de ilçe emri hakkı verilmesi gerektiğini ifade eden Kılınçer, ailelerin ayrılmasına yol açan sorunların ivedilikle giderilmesini talep etti.
Akademisyenler için “ücret ve itibar kaybı” uyarısı
Kılınçer, konuşmasında akademik personeli de ayrı bir başlıkta ele aldı. Akademisyenlerin yoksulluk sınırının altında bir yaşam mücadelesi verdiğini savunan Kılınçer, akademik teşviklerin ve ücretlerin yetersiz kaldığını söyledi. “Akademik zam” konusunun bir lütuf değil zorunluluk olduğunu belirterek, özlük haklarında iyileştirme çağrısı yaptı.
“Meydanlarda olmaya devam edeceğiz”
Kılınçer, sendikanın sınıflarda, laboratuvarlarda ve ülkenin her köşesinde emek veren eğitim çalışanlarının hakları için mücadeleyi sürdüreceğini belirterek konuşmasını tamamladı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.