1. HABERLER

  2. MEB PERSONEL

  3. MEB PERSONEL

  4. Öğretmen 3 ayrı hırsızlıkta yakalandı, çoklu kişilik bozukluğu savunması dikkate alınmadı
Öğretmen 3 ayrı hırsızlıkta yakalandı, çoklu kişilik bozukluğu savunması dikkate alınmadı

Öğretmen 3 ayrı hırsızlıkta yakalandı, çoklu kişilik bozukluğu savunması dikkate alınmadı

Danıştay, aynı gün 3 ayrı işyerinden toplamda 380 TL doğal taşlı yüzük çalan öğretmenin memuriyetten atılmasına ilişkin davayı reddeden mahkeme kararını onadı.

A+A-

Olayda, Beden Eğitimi öğretmeni olan davacı 3 ayrı dükkana girerek 5 adet doğal taşlı yüzüğü çalmış ve polis tarafından yakalanmıştır.

Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından düzenlenen raporda; sanığın suç tarihinde ağır stres ve sıkıntı sonrasında dissosiyatif nöbet geçirdiği, dissosiyatif nöbet süresince yaptığı eylemlerin TCK'ya göre suç olmayacağı belirtilmiştir.

Ancak diğer hırsızlık olaylarına ilişkin bir belirleme yapılmamış, iki hırsızlık olayından toplamda 22 ay ceza almış ve hakkında HAGB kararı verilmiştir.

Disiplin cezası olarak da memuriyetten çıkarma cezası verilmiştir.

İlk derece mahkemesi davayı reddetmiştir.

Danıştay da bu kararı onamıştır.

T.C.

DANIŞTAY

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No: 2020/1860

Karar No: 2020/3775

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : .

VEKİLİ: Av. .

KARŞI TARAF (DAVALI) : Milli Eğitim Bakanlığı

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

DAVA KONUSU İSTEM: ... İli, ... İlçesi, ... İlköğretim Okulu Beden Eğitimi öğretmeni olan davacının, 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 18/05/2012 tarihli ve 12/22161 sayılı kararının iptali istenilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İdare mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 24/10/2019 tarihli ve E:2018/2197, K:2019/8083 sayılı bozma kararına uyularak; Olayda, davacının 17.07.2010 tarihinde . Hediyelik Eşya isimli işyerine müşteri gibi giderek stantta bulunan 70.00 TL değerindeki doğal taşlı yüzüğü gizlice aldıktan sonra parasını ödemeden dükkandan çıktığı, yüzüğün bulunması gereken yerde olmadığını fark eden dükkan sahibinin, emanette kayıtlı güvenlik kamerası görüntülerini incelediğinde hırsızlık ve çalan şahsı belirleyip kendisi hakkında polise şikayete bulunduğu, aynı gün . isimli işyerine müşteri gibi giderek stantta bulunan 240.00 TL değerindeki 3 adet doğal taşlı yüzüğü gizlice aldığı, . isimli işyerine müşteri gibi giderek stantta bulunan 70.00-TL değerindeki doğal taşlı yüzüğü aldığı ve güvenlik güçlerince yakalandığı;

hakkında yapılan adli soruşturmalar sonucu ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... tarihli ve Dosya No:..., Karar No:... sayılı kararı ile . isimli işyerinde işlenildiği iddia edilen hırsızlık eyleminde davacının üzerine atılı suç sabit görülmüş ise de, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından düzenlenen raporda; sanığın suç tarihi olan 17.07.2011 tarihinde ağır stres ve sıkıntı sonrasında dissosiyatif nöbet geçirdiği, dissosiyatif nöbet süresince yaptığı eylemlerin 5237 sayılı TCK'nın 32/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin bildirildiği gerekçesiyle 5237 sayılı TCK'nın 32/1. maddesi ve CMK'nın 223/3-a maddeleri uyarınca ceza ve güvenlik tedbirine yer olmadığına karar verildiği, ... Asliye Ceza Mahkemesinin . tarihli ve Dosya No:., Karar No:. sayılı kararı ile . Hediyelik eşya isimli işyerinde işlenildiği iddia edilen hırsızlık eyleminde davacının suçunun sabit görüldüğü, . Ruh Sağlığı Hastalıkları hastanesinin 15.09.2011 tarihli ve 19424 sayılı Sağlık Kurulu Raporunda,

sanığın hırsızlık suçuna ilişkin cezai ehliyetinin tam olduğunun belirtildiği gerekçeleriyle 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, . Asliye Ceza Mahkemesinin . tarihli ve Dosya No:., Karar No:. sayılı kararı ile . Gümüş isimli işyerinde işlenildiği iddia edilen hırsızlık suçundan eylemi sabit görülerek 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmış olduğundan bu durumda, her ne kadar ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve Dosya No:..., Karar No:... sayılı kararında davacının eylem tarihinde cezai ehliyeti bulunmadığı belirtilmiş ise de, aynı gün işlediği diğer hırsızlık suçlarıyla alakalı adli yargı kararları ile idari soruşturma raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının eylemin gerçekleştiği gün güvenlik güçlerince yakalandığı ve çantasından söz konusu yüzüklerin çıktığı, 3 ayrı işyerinden yüzük çalmak şeklinde gerçekleşen eyleminin sabit olduğu ve . Ruh Sağlığı Hastalıkları hastanesinin 15.09.2011 tarihli ve 19424 sayılı Sağlık Kurulu Raporunda davacının eylemleri işlediği tarihte hırsızlık suçuna ilişkin cezai ehliyetinin tam olduğunun belirtildiği dikkate alındığında sübut bulan eylemine uygun disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:

Davacı tarafından, TCK'nun 31/2 ve 32/1 maddeleri uyarınca fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını buna göre yönlendirme yeteneğinin bulunmaması durumunda hakkında kusur izafesi mümkün değilken, kusurlu sayılarak cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğu, adli yargıda görülen iki ayrı ceza dosyasından alınan raporlar arasındaki çelişkinin Adli Tıp'a sevk ile giderilmesi gerekirken bunun yapılmayarak kendisi hakkında aleyhe olan raporu esas alarak verilmiş olan İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:

Davalı idare tarafından, kararın bozulmasını gerektirecek herhangi bir sebep bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİNİN DÜŞÜNCESİ:

Davacının davranışlarının sonuçlarını belirleme yetisi hakkında iki ayrı Hastaneden alınmış çelişkili raporlardan davacı hakkında aleyhe sonuç doğuracak olana itibar edilerek verilen İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50/4. maddesinde, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.

Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin reddine,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:2020/1, K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. Dosyanın anılan mahkemeye gönderilmesine,

5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 17/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (memurlar.net)

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.