Okullarda Güvenlik Tartışması Büyüyor! Türk Eğitim-Sen’den Kamera, Turnike ve Personel Talebi
Türk Eğitim-Sen, okullarda artan şiddet ve güvenlik sorunlarına karşı güvenlik personelinin artırılmasını, kamera ve giriş-çıkış sistemlerinin güçlendirilmesini istedi.
Türk Eğitim-Sen Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Sunay Kabayel, Çorum Şube tarafından düzenlenen istişare toplantısında eğitim çalışanlarının gündemindeki sorunları değerlendirdi.
3 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen toplantıya Türk Eğitim-Sen Çorum Şube Başkanı Abdullah Güdek ve şube yönetimi ile ilçe temsilcileri ve yönetim kurulu üyeleri katıldı. Toplantıda eğitim çalışanlarının talepleri, toplu sözleşme süreci ve okullarda yaşanan güvenlik sorunları ele alındı.
Türk Eğitim-Sen’den 2027 toplu sözleşme mesajı
Toplantıda konuşan Kabayel, 9. Dönem Toplu Sözleşme Görüşmeleri'nin 2027 yılının ağustos ayında başlayacağını hatırlattı.
Mevcut toplu sözleşme sisteminin kamu çalışanlarının taleplerini yeterince karşılamadığını savunan Kabayel, toplu sözleşme mekanizmasının yeniden yapılandırılması gerektiğini söyledi.
Kabayel, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun da kamu çalışanlarının temsilini güçlendirecek şekilde yeniden ele alınmasını istedi.
Türk Eğitim-Sen Genel Başkan Yardımcısı, 2027 yılında Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen'in yetkili sendika olması gerektiğini belirterek, kamu çalışanlarının taleplerinin toplu sözleşme masasında daha güçlü şekilde savunulması gerektiğini ifade etti.
Okullarda güvenlik tedbirleri artırılmalı
Kabayel'in konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri ise okullarda yaşanan şiddet olayları oldu.
Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasından bu yana çeşitli okullarda yaşanan olayların güvenlik konusunu yeniden gündeme getirdiğini belirten Kabayel, eğitim kurumlarının güvenli alanlara dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
Türk Eğitim-Sen Genel Başkan Yardımcısı, öğrencilerin ve eğitim çalışanlarının can güvenliğinin ertelenemeyecek bir konu olduğunu belirterek şu tedbirlerin güçlendirilmesini istedi:
Okullardaki güvenlik personeli sayısının artırılması
Okulların risk durumuna göre giriş ve çıkış kontrollerinin güçlendirilmesi
Turnike sistemlerinin yaygınlaştırılması
Güvenlik kameralarının artırılması
Gerekli görülen okullarda metal dedektör ve benzeri güvenlik uygulamalarının değerlendirilmesi
Kabayel, okul güvenliğinin her okulun risk durumu dikkate alınarak planlanması gerektiğini savundu.
Türk Eğitim-Sen'in araştırmasından dikkat çeken sonuçlar
Kabayel, Türk Eğitim-Sen tarafından okullarda şiddet, akran zorbalığı ve suça karışan çocuklara ilişkin gerçekleştirilen anket çalışmasının sonuçlarını da paylaştı.
Sendikanın açıklamasında yer alan araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin yüzde 23,9'u görev yaptıkları okulda suça karışan çocuk bulunduğunu belirtti.
Katılımcıların yüzde 65,2'si okullarında akran zorbalığına tanık olduğunu söylerken, yüzde 24,2'si kısmen tanık olduğunu ifade etti.
Araştırmada siber zorbalık da önemli bir sorun olarak öne çıktı. Öğretmenlerin yüzde 63,5'i öğrenciler arasında siber zorbalığın önemli bir problem olduğunu belirtirken, şiddet içerikli dijital oyunların öğrencilerin saldırgan davranışlarını artırdığını düşünenlerin oranı yüzde 80,1 olarak açıklandı.
Şiddetin nedenleri için aile, okul ve dijital çevre vurgusu
Sendikanın değerlendirmesine göre öğrencilerin şiddet ve suça yönelmesinde tek bir faktör bulunmuyor.
Araştırmaya ilişkin açıklamada dijital medya ve oyunlar, ebeveyn ilgisi ve denetimi, akran baskısı ve çeteleşme gibi unsurların öne çıktığı belirtildi.
Bunun yanında öğrencilerin okula aidiyeti, sosyal dışlanma, rehberlik hizmetlerinin niteliği ve sayısı ile okul-aile ilişkilerinin de sorunun önemli parçaları olduğu ifade edildi.
Kabayel, öğrencilerin davranışlarının yalnızca okul ortamı üzerinden değil, aile, okul, akran grubu ve dijital çevreyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
“Her 100 öğrenciye en az bir rehber öğretmen”
Okullardaki güvenlik sorunlarının çözümünde rehberlik hizmetlerinin de önemli olduğunu belirten Kabayel, psikolojik danışman sayısının artırılması çağrısında bulundu.
Türk Eğitim-Sen'in açıklamasında, öğrencilerin düzenli psikolojik destek alabilmesi amacıyla okullarda her 100 öğrenciye en az bir rehber öğretmen düşecek şekilde planlama yapılması gerektiği ifade edildi.
Kabayel, eğitim kurumlarının güvenli olmadığı bir ortamda nitelikli eğitimden söz edilemeyeceğini belirterek, öğrenciler ile eğitim çalışanlarının can güvenliğinin devletin öncelikli sorumluluklarından biri olduğunu vurguladı.
Ücretli öğretmenlik kaldırılsın çağrısı
Toplantıda öğretmen istihdamı da gündeme geldi.
Kabayel, öğretmenlerin yalnızca kadrolu olarak istihdam edilmesi gerektiğini savunarak sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik uygulamalarına ilişkin eleştirilerde bulundu.
2025-2026 eğitim-öğretim yılında 62 ilde 71 bin 757 ücretli öğretmen görevlendirildiğini, 55 ilde ise 80 bin 449 norm kadro açığı bulunduğunu belirten Kabayel, bu tablonun ücretli öğretmenliğin yaygın bir istihdam biçimine dönüştüğünü gösterdiğini ifade etti.
Kabayel, ücretli öğretmenlerin iş güvencesi olmadan çalıştırıldığını ve bazı durumlarda iki yıllık meslek yüksekokulu mezunlarının da ücretli öğretmen olarak görevlendirilebildiğini belirterek, eğitimde niteliğin yükseltilmesi için bu uygulamanın sona erdirilmesi gerektiğini söyledi.
MEB personeli için tüm boş kadrolar açılsın
Kabayel, Milli Eğitim Bakanlığı personelinin kariyer ve yer değiştirme süreçlerine ilişkin de çeşitli taleplerde bulundu.
Tüm eğitim çalışanlarının öğrenim durumları doğrultusunda yükselebilecekleri dereceye kadar ilerleyebilmesinin önündeki kadro sorunlarının giderilmesi gerektiğini belirten Kabayel, ihtiyaç bulunan okul ve kurumlara yeterli kadro tahsis edilmesini istedi.
MEB personelinin il içi ve iller arası yer değiştirmelerinde 31 Aralık tarihinin esas alınması, tüm boş kadroların yer değiştirmeye açılması ve atamalarda derece sınırlamasının kaldırılması da Kabayel'in talepleri arasında yer aldı.
Kabayel ayrıca taşeronlaşmanın önüne geçilmesi gerektiğini ifade etti.
Eğitim çalışanlarının talepleri için yetki çağrısı
Türk Eğitim-Sen Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Sunay Kabayel, konuşmasında sendikal yetki ve toplu sözleşme sistemine ilişkin mesajlarını da yineledi.
Kabayel, kamu çalışanlarının geçmiş kayıplarının telafi edilmesini hedefleyen bir toplu sözleşme anlayışına ihtiyaç olduğunu savundu.
Sendika yöneticisi, 2027 yılında Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen'in yetkili olması gerektiğini belirterek, kamu çalışanlarının haklarının toplu sözleşme masasında daha güçlü biçimde savunulması çağrısında bulundu.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.