1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. KAMU PERSONELİ

  4. Partiler yeni anayasa önerilerini Meclis'e sundu
Partiler yeni anayasa önerilerini Meclis'e sundu

Partiler yeni anayasa önerilerini Meclis'e sundu

AK Parti, CHP, MHP ve BDP, yeni anayasanın başlangıç, temel ilkeler ve diğer bölümlere ilişkin önerilerini TBMM Başkanlığı'na sundu.

A+A-

 

MHP, yeni anayasa çalışmaları çerçevesinde başlangıç ve genel esaslara ilişkin taslağını Anayasa Uzlaşma Komisyonu'na sundu.

MHP'nin önerisinde yeni Anayasa'da başlangıç bölümü, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün öncülüğünde yapılan Kurtuluş Savaşı ile kurulan Türk Devleti'nin, ezelden beri hür yaşamış Türk Milleti'nin ve Aziz Türk Vatanı'nın ebediyen varlığı, bağımsızlığı, bölünmez bütünlüğü ve egemenliğin kayıtsız şartsız millete aidiyeti ilkeleri üzerinde inşa edilen bu Anayasa, Türk vatandaşlarının insan şeref ve haysiyetine dayalı temel hak ve hürriyetlerini, herkesin hukuk önünde eşitliğini ve hiç kimseye hiçbir sebeple ayrımcılık yapılamayacağını hukuk devleti ve demokratik toplum düzeni gereklerine uygun olarak teyit eder. Bu anayasa özü ve sözü ile birlikte yorumlanır ve uygulanır. Bu anayasa, inşa ettiği kültür ve medeniyet değerleri ile insanlığın evrensel değerlerine katkıda bulunan Türk Milleti'nin gelecek nesillerine, milli birlik ve kardeşlik duygusuyla ve sadakatle bağlı kalmak üzere emanet edilir." şeklinde ifade ediliyor.

İLK ÜÇ MADDE

MHP'nin taslağında ilk üç maddede herhangi bir değişiklik öngörülmüyor. Bu kapsamda, Türkiye Devleti'nin bir Cumhuriyet olduğu belirtilerek; Cumhuriyetin nitelikleri "Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir." diye sıralanıyor. Devamında;

"Devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti

MADDE- Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.

Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.

Milli marşı 'İstiklal Marşı'dır.

Başkenti Ankara'dır.

Değiştirilemeyecek hükümler

MADDE- Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez." ifadelerine yer veriliyor.

 

AK Parti, yeni anayasanın başlangıç, ''devletin şekli ve temel ilkeler'' ile son hükümlere ilişkin önerilerini TBMM Başkanlığı'na sundu.
 
Yeni anayasanın ''başlangıç'' metninde, ''Herkesin insan haysiyetinden kaynaklanan evrensel hak ve hürriyetlere sahip olduğu inancıyla her türlü ayrımcılığı reddeden, kültürel zenginliğimizin kaynağı olan etnik ve dini farlılıklarımıza saygı duyarak müşterek tarihimiz ve değerlerimiz etrafında birlikte yaşama arzusuyla hareket eden biz Türk Milleti; demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğüne dayanan bu Anayasayı egemen irademizin ifadesi olarak kabul ve ilan ederiz'' ifadesi yer aldı.
 
AK Parti; ''Devletin Şekli ve Temel İlkeleri'' başlıklı bölümde, devletin şeklini, ''Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir'', Cumhuriyetin niteliklerini, ''Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir'' şeklinde tanımlıyor.
 
'Devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti''ni düzenleyen maddede ise ''Türkiye Devleti ülke ve millet olarak bölünmez bir bütündür. Resmi dili Türkçe'dir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı, İstiklâl Marşı'dır. Başkenti Ankara'dır'' önerisi yer alıyor.
 
AK Parti; ''Devletin temel amaç ve görevleri'' başlıklı maddede, ''Devletin temel amaç ve görevleri, milletin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleri ile bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır'' ifadesini önerdi.
 
AK Parti, ''Egemenlik'' maddesinde, ''Egemenlik kayıtsız ve şartsız Milletindir. Türk Milleti, egemenliğini seçtiği temsilcileri aracılığıyla ve halk oylaması yoluyla kullanır. Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz'' şeklinde düzenledi.
 
Öneride; yasama yetkisi'nin TBMM'ye ait olduğu, yürütme yetkisinin Başkan tarafından kullanılacağı, yargı görevinin, bağımsız ve tarafsız mahkemelerce yerine getirileceği yer aldı.
 
AK Parti, ''Anayasa hükümlerinin bütün devlet organlarını ve kişileri bağlayacağı, kanunların Anayasaya aykırı olamayacağı'' ifadesini önerdi.
 
Mali, Ekonomik ve Sosyal Hükümler
Öneriye göre, kamu idarelerinin harcamaları ile kamu iktisadi teşebbüsleri dışındaki kamu tüzel kişilerinin harcamaları, kanunla belirlenen esas, usul ve sürelere uygun olarak bütçelerle yapılacak.
 
Bütçe Komisyonu, merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısını, mali yılbaşından en az 75 gün önce TBMM'ye sunacak. Bütçe kanunu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görüşülüp, mali yılbaşına kadar karara bağlanacak. Mali yılbaşına kadar bütçe kanununun kabul edilmemesi halinde, bütçe kanunu kabul edilinceye kadar bir önceki mali yıl bütçe kanunundaki hükümler uygulanacak.
 
Merkezi yönetim bütçesiyle verilen ödenek, harcanabilecek tutarın sınırını gösterecek. Cari yıl bütçesindeki ödenek artışını öngören değişiklik tasarıları ile cari ve izleyen yılların bütçelerine mali yük getiren tasarı ve tekliflerde, öngörülen giderleri karşılayabilecek mali kaynak gösterilmesi zorunlu olacak.
 
Merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı, ilgili olduğu mali yılın sonundan başlayarak en geç altı ay sonra Bütçe Komisyonu tarafından TBMM'ye sunulacak.
Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici ve tüketicileri koruyucu tedbirleri alacak, piyasalarda fiili veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önleyecek.
 
Dış ticaretin ülke ekonomisinin yararına olmak üzere düzenlenmesi amacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri yükümlülükler dışında ek mali yükümlülükler koymaya ve bunları kaldırmaya kanunla Başkan'a yetki verilebilecek.
 
Anayasanın değiştirilmesi oylaması gizli olmayacak
AK Parti'nin Anayasanın değiştirilmesi önerisinde; Anayasanın değiştirilmesinin TBMM üye tamsayısının en az üçte biri tarafından yazılı olarak teklif edilebilmesi korunurken, Meclis üye tamsayısının en az beşte üç çoğunluğu ile kabul edilmesinde gizli oylama şartı kaldırılıyor.
 
Başkan; Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları onaylayarak yayınlayabilecek veya veto edebilecek ya da halk oylamasına sunabilecek.
 
Başkan tarafından veto edilen kanun, Meclis tarafından üye tamsayısının beşte üçünün kararı ile halk oylamasına sunulabilecek.
 
Meclis, veto edilen anayasa değişikliğine dair kanunu, üye tamsayısının en az üçte iki çoğunluğu ile aynen kabul ederse, Başkan bu kanunu onaylayarak yayınlayacak.
Halk oylamasına sunulan Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların kabul edilmesi için geçerli oyların yarısından çoğunun kabul oyu olması gerekecek.
 
TBMM CHP, yeni anayasanın başlangıç, temel ilkeler ve diğer bölümlere ilişkin önerilerini TBMM Başkanlığı'na sundu.
 
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart ve CHP İzmir Milletvekili Rıza Türmen Meclis'te düzenledikleri basın toplantısında, önerileri hakkında bilgi verdi.
 
CHP'nin yeni anayasanın başlangıç bölümü önerisi şöyle:
"Çatalhöyük'ten bu yana toprağı yoğurup, uygarlığı inşa eden, bin yıldır dostlukla yaşayan; Balkanlar'dan, Kafkaslar'dan, Orta Asya'dan, Mezopotamya'dan yollara düşen, Anadolu'da buluşan kadim uygarlıkların mirasçısı olan Türkiye Cumhuriyeti Ahalisi; Çanakkale'de, Sakarya'da, Afyon'da, İstiklal Destanını dünyaya haykırmış, mazlum uluslara rehber olmuş; Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde her türlü ayrımcılığı reddederek, farklılıkları ve kültürel çoğulculuğu, ulusal bütünlük anlayışı içinde zenginliklerin kaynağı olarak kabul eden eşitlik anlayışıyla ve 'Türk Ulusu' adıyla; insan onuruna, insan haklarına, hukukun üstünlüğüne, sosyal adalete, katılımcı ve çoğulcu demokrasi anlayışına dayalı laik Cumhuriyetin kurum ve kurallarını düzenleyen; tarihi ve kültürel mirasımızla çevre değerlerimizi koruma ve yaşatma amacı taşıyan bu Anayasayı ortak iradesi ile oluşturmuş; köken, dil, cinsiyet, inanç ayrımı yapmaksızın, bize yadigar olan, 'Türkiye' adıyla andığımız bu güzel ülkeyi yurt edinmiş nesiller olarak; Ay yıldızlı bayrak altında; Egemen irademizin ve Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün çağdaş uygarlık hedefi ile ebedi barış idealine bağlılığımızın ifadesi olarak; seçilmiş temsilcilerimizle birlikte, bu Anayasayı kabul ediyor, ilerleyen bilimin ışığında, sürekli değişen dünyanın gereklerine uygun olarak, yurttaşlar arasında dayanışma ve gönüllü birlikteliğe dayalı bir anlayışla gelecek kuşakların özgürlüğü, huzur, refah ve mutluluğu için; Bu Anayasa'ya sahip çıkacakları ve meşruiyetini yitirmiş herkese karşı direnme hakkını kullanacakları inancı ile gelecek kuşaklara emanet ve tevdi ediyoruz."
 
Değiştirilmez maddeler korundu
CHP'nin önerisinde, mevcut Anayasa'daki devletin şekli ve Cumhuriyet'in nitelikleri önemli ölçüde korunuyor. Cumhuriyetin nitelikleri başlığında, "Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı,
Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti" olarak tanımlanıyor. Burada mevcut Anayasa'daki "insan haklarına saygılı" ibaresinin, "insan haklarına dayalı" olarak değiştirilmesi öneriliyor.
 
Önerinin genel esaslar bölümünde, mevcut Anayasa'daki gibi "Türkiye Devleti'nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün, dilinin Türkçe, bayrağının, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayrak, milli marşının İstiklal Marşı ve başkentinin Ankara olduğu belirtiliyor.
 
CHP, birinci maddedeki devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile ikinci maddedeki Cumhuriyetin nitelikleri ve üçüncü maddesindeki hükümlerin değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif edilemeyeceğini öneriyor.
 
CHP'nin önerisinde devletin temel amaç ve görevleri, "yurttaşlarına özgürlük, refah ve güvenlik sağlamak; ülkenin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, insan onurunu, Cumhuriyet'i ve demokrasiyi korumak; kişinin temel hak ve özgürlüklerini ve hukuk devletini güvence altına almak; sosyal adalet ilkesiyle bağdaşmayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmak, kişinin maddi ve manevi varlığını geliştirmesi için gerekli koşulları hazırlamak" olarak sıralanıyor.
"Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" hükmü korunan öneride, milletin, egemenliğini, Anayasa'nın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanacağı belirtiliyor.
 
Egemenliğin kullanılmasının, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamayacağına yer verilen öneride, hiçbir kimse veya organın kaynağını Anayasa'dan almayan bir devlet yetkisi kullanamayacağı ifade ediliyor. Öneride, ulusal üstü yetkileri bulunan kuruluşlara üyeliği gerektiren uluslararası anlaşma hükümleri saklı tutuluyor.
 
Anayasa değişikliklerinin kabulü ve katılım şartı
CHP, önerisinde, "İnkılap kanunlarının korunması"na yer veriyor. Ayrıca, Anayasanın hiçbir hükmü, Türk toplumunu çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkarma ve Türkiye Cumhuriyetinin lâiklik niteliğini koruma amacını güden, aşağıda gösterilen inkılâp kanunlarının, Anayasanın halkoyu ile kabul edildiği tarihte yürürlükte bulunan hükümlerinin, Anayasaya aykırı olduğu şeklinde anlaşılamaz ve yorumlanamaz" ifadesine yer veriliyor.
 
Öneride, Anayasa değişikliği kanununun, toplam kayıtlı seçmenlerin ve oylamaya katılanların üçte ikisinin oyu ile kabul edilmemesi durumunda reddedilmiş sayılacağı yer aldı. Halkoyunda kabul edilen anayasa değişikliği kanunu Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girecek. Anayasanın bütünüyle değiştirilmesi dışında, konu itibariyle birbiriyle bağlantısı olmayan hükümler üzerinde ayrı oylamalar yapılacak. Olağanüstü hal, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş halinde anayasa değişikliği yapılmayacak. Anayasanın dayandığı temel görüş ve ilkeleri belirten başlangıç kısmı, Anayasa metnine dahil edilecek.
"Milli iradenin iğfal edilmesini istemiyoruz"
 
Kart, Anayasa taslağı önerilerinin özü konusunda, "Bölge ayırım yapmadan tüm Türkiye'yi kucaklayan Türkiye Cumhuriyeti'nin tüm yurttaşlarına hitabeden, eşit yurttaş algı ve olgusunu yaratan, Cumhuriyet'in kazanımlarına sahip çıkan, çoğulcu, katılımcı, demokratik anayasayı inşa etme gayreti ve sorumluluğu içindeyiz" dedi.
 
Kart, temel sözleşme olan anayasada hem katılım anlamında asgari üçte iki, hem de katılanların asgari kabulü olarak üçte ikiyi öngördüklerini belirterek, "Batı demokrasilerinde de bunun örneklerini görüyoruz. Yüzde 50 ile referandum yapıldığını, yüzde 20 ile anayasanın değiştiğini görüyoruz. Seçmenin, vatandaşın asgari katılımını sağlamak için limit getiriyoruz. Mili iradenin iğfal edilmemesi, dayatma yapılmaması, oldu bitti yaratılmaması için anayasa değişikliklerinde konu başlıklarına göre ayrı ayrı oylama yapılmasını öneriyoruz. 10 yıl yapıldığı gibi torba kanun uygulamasını anayasada da yapılmasını istemiyoruz. Milli iradenin iğfal edilmesini istemiyoruz" diye konuştu.
 
Yorum ve ihtilafa yol açmamak için başlangıç metninin de Anayasaya dahil olduğunu ifade ettiklerini kaydeden Kart, ayrıca önemli bir değişiklik olarak bütçe görüşmelerine yönelik "Kesin Hesap Komisyonu" kurulmasını, bunun başkanının anamuhalefet partisinden olmasını, Kesin Hesap Kanunu'nun ayrıca müzakere edilmesini önerdiklerini anlattı.
 
Kart, anayasadaki değiştirilemez maddelerle ilgili önerileri konusunda şunları söyledi:
"Değiştirilemez maddeler yönünden değişiklik yapmamışsak da aslında o zemini yakaladığımız ikinci maddedeki 'insan haklarına saygılı' kavramını, 'insan haklarına ve insan onuruna dayalı' olarak değiştirme düşüncesindeyiz. Önerimizde yer alan 'Dili Türkçe'dir' ifadesini de 'Resmi dil Türkçe'dir'şeklinde değiştirmek amacındayız. Resmi dil ve müfredat dili Türkçe'dir. Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının tümünün anadil eğitimi hakkı elbette mevcuttur. Devlet bu noktada üstüne düşen görevleri yapacaktır, yapmalıdır. Değiştirilmezlik hükmü mevcutken, bu öneriler üzerinden taslağımızın özünün tartışmaya açılmasını istemiyoruz. Orada bir anayasa hükmü var, bu hüküm üzerinde değişiklik mutabakatı sağlamadan bu noktada girişimde bulunmayı siyaset pratiği açısından uygun bulmadık." .
 
Başlangıç bölümünde "Türkiye Cumhuriyeti Ahalisi" ibaresinin yer aldığını belirten Kart, ifadenin 1920'lerde Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının sıkça kullandığı kavram olmaktan öte, 1924 Anayasasında da yer aldığını söyledi. Kart, "Türkiye Cumhuriyetleri yönetimleri maalesef bu kavramın içini demokrasi ile dolduramadı. Cumhuriyetin kazanımlarını demokrasi ile güçlendirmek irademizi ifade ediyoruz" diye konuştu.
 
Direnme hakkı
Türmen de Anayasalarda başlangıç bölümünün çok önemli olduğunu ve anayasaya hakim olan temel felsefeyi yansıttığını, diğer hükümlerin de bu temel felsefeye göre kurulduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:
 
"Bizim başlangıç bölümünde şöyle bir anlayışın hakim olduğunu görürsünüz; Cumhuriyet'in temel değerleri üzerinde katılımcı ve çoğulcuyu bir demokrasiyi nasıl inşa ederiz. Bizim anayasaya bakış açımız budur. Farklılık ve kültürel çoğulculukla birlikte ulusal bütünlük bir arada ele alınmaktadır. Bunun böyle olması doğaldır. Ulusal bütünlüğü ancak farklı kimliklere yer açarak çoğulculuğu kabul ederek ulusal bütünlüğü sağlayabilirsiniz.
 
Anayasada, gönüllü birliktelik önemlidir. Hiç kimse ulusal aidiyeti zorla olamaz. Herkesin ulusal aidiyeti ancak gönülü birliktelik ve kendi iradisiyle olur. Direnme hakkı önemlidir. Direnme hakkı, meşruiyetini yitirmiş herkese karşıdır. Sivil ya da asker olması arasında hiçbir ayrım gözetilmemiştir. Direnme hakkını ilk kez biz kullanmıyoruz. İlk kez 1776 Amerika bağımsızlık bildirgesinde görürüz, ondan sonra Alman Anayasasında vardır. Direnme hakkı, demokrasinin bir parçadır. Meşruiyetini yitirmiş bir iktidar veya gruba karşı her zaman direnme hakkı kullanılabilir. Bizim önerimiz, geleceğe dönük bir anayasadır. Geleceğin özgür demokratik Türkiye'sini yaratma anayasasıdır."
 

BDP, yeni anayasanın başlangıç, temel ilkeler ve diğer bölümlere ilişkin önerilerini TBMM Başkanlığı'na sundu.

BDP'nin, yeni anayasa önerisinde başlangıç bölümü, "Biz Türkiye Halkı" ifadesiyle başlıyor.

BDP'nin önerisinde, "Bütün bireylerin ve halkların, evrensel insan hak ve özgürlüklerine sahip olduğu inancını taşıyoruz. Irk, dil, din, mezhep, cinsiyet, cinsel yönelim, etnik köken ve benzeri hiçbir ayrım yapmaksızın herkesin eşit olduğunu kabul ediyoruz. Türkiye'de yaşayan tüm farklı kimlikler, kültürler, diller ve inançlar bu anayasanın güvencesi altındadır. Farklılıklarımızı,toplumsal bütünlüğümüzün harcı olarak görüyoruz. Bütün eylemlerin de adaleti gözetmesini ve her durumda insanların hak ve özgürlüklerini güvence altına almasını devletin temel görevi sayıyoruz. Ebedi barış idealini taşıyan bireyler ve topluluklar olarak meşru müdafaa halleri dışında savaşı ve başka halkların özgürlüğüne karşı güç kullanmayı reddediyoruz" ifadeleri yer alıyor.

BDP'nin önerisinde, demokratik devlet düzeninin esaslarını içeren, "Türkiye Cumhuriyeti Devletinin nitelikleri, devletin sembolleri, devletin resmi dili, devletin amaç görevleri ve iktidarın kaynağı" bölümleri yer alıyor.

Ademi merkez esası

Devletin niteliğini, "Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir" şeklinde öneren BDP, belirtilen bölümlere ilişkin diğer maddeleri de şöyle sıraladı:
"Devlet; ideolojilere, dinlere, inançlara ve yaşam tarzlarına ilişkin çoğulculuğu tanır ve toplumun çoğulcu yapısı karşısında tarafsız kalır. Hiçbir ideoloji, din, inanç ve yaşam tarzı devlet tarafından himaye edilemez veya vesayet altına alınamaz.

Devletin idari yapısı ademi merkezi sistem esasına göre düzenlenir. Devletin toprak bütünlüğüne dokunulamaz.

Devletin bayrağı, şekli yasada belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı "İstiklal Marşı"dır. Başkenti, Ankara'dır.

Devletin resmi dili, Türkçedir. Tüm vatandaşların resmi dili öğrenme görevi ve hakkı vardır. Türkiye halkının kullandığı diğer ana diller bölge meclislerinin kararıyla ikinci resmi dil olarak kullanılabilir.

Herkes, özel yaşamında ve kamusal makamlarla olan ilişkilerinde resmi dilin yanı sıra kendi anadilini kullanma hakkına sahiptir.

Devlet, ülkenin ortak kültürel mirasını oluşturan bütün dillere saygı duymak, dilleri korumak, dillerin kullanılmasını ve gelişmesini sağlamakla yükümlüdür.

Devletin temel amaç ve görevi; insan onurunu korumak, kişilerin hak ve özgürlüklerini kullanmalarının önündeki bütün engelleri kaldırmak, insanın maddî ve manevi varlığının geliştirmesi için gerekli şartları hazırlamaktır.

Devlet, halkın huzur, güvenlik ve refahını sağlamak, siyasi ve kültürel farklılıklarına dayalı çoğulcu yapısını tanımak ve desteklemekle yükümlüdür.

Türkiye halkı, iktidarın yegane kaynağıdır. Halk, iktidarını, esasları kanunlarla gösterilmiş olan seçimler, halk oylaması ve halk inisiyatifi aracılığıyla ve Anayasanın koyduğu esaslar dahilinde yasama, yürütme ve yargı organları eliyle kullanır."

Yasama yetkisi ve 'Bölge Meclisleri'

BDP'nin önerisinde, "yasama yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisine ve Bölge Meclislerine aittir" ifadeleri kullanıldı ve şöyle devam edildi:
"Yürütme görevi, anayasa ve kanunlar çerçevesinde, ademi merkezi yönetim esaslarına uygun olarak Cumhurbaşkanı, Bakanlar Kurulu ve Bölge Başkanlıkları tarafından yerine getirilir. Yargı görevi, anayasa ve kanunlar çerçevesinde, bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır ve yerine getirilir. Uluslararası ve uluslar üstü kuruluşlara üyelikten kaynaklanan sınırlamalar saklıdır."

BDP, "mali ve ekonomik hükümler" bölümünde de ulusal savunmaya ayrılan payın ayrı ayrı hesaplanmak kaydıyla eğitim, sağlık, sosyal güvenlik için ayrılan ödeneklerden fazla olamayacağı, bütçede kaynak dağılımında din ve mezhepler arasında eşitlik ve pozitif ayrımcılık ilkesinin gözetilmesi önerisinde bulundu.

BDP'nin anayasa önerisinde, "Temiz, sürdürülebilir, ucuz, uygun, yenilenebilir enerji kaynaklarının üretilmesi ve kullanılmasını hedefleyen bir enerji politikası izlenir, enerji üretimi planlaması yapılırken doğal ve tarihi varlıkların korunması gözetilir" ifadesi de yer alıyor.

"Roman yurttaşların hayat standartlarının yükseltilmesi"

Savaş zararlarının tespiti ve tazmini ile ilgili önlemleri içeren "özel hükümler" bölümünde de savaşın zararlarının saptanması, savaş yüzünden yerinden edilenlerin geri dönüşü ve ekonomik açıdan desteklenmesi, tahrip edilen yaşam alanlarının ve mayınlanan tarım arazilerinin iyileştirilmesi, zararların telafisi ve tazmini için bir meclis komisyonu kurulması öneriliyor.

BDP'nin önerisine göre, azınlık vakıflarına ait, hazine ve vakıflar genel müdürlüğü adına tescil edilmiş taşınmazların iadesi ve el konulma ile üçüncü şahıslara satılmış ya da birleştirilmiş mallarla ilgili geriye dönük, iade tazminat ve telafiler için gerekli yasal düzenlemeleri yapmak ve uygulamak, tüzel kişilikleri ve mülkiyet haklarını uluslararası hukuka uygun olarak düzenlemek devletin yükümlülüğünde olacak.

BDP'nin önerisinde, roman vatandaşlara yönelik, "Roman yurttaşların hayat standartlarının yükseltilmesi, ayrımcılığın sosyal kültürel ve ekonomik alandaki izlerinin silinmesi, roman kültürüne ve yaşam tarzına uygun olarak barınma, eğitim, sağlık ve istihdam konusunda alınacak önlemler yasayla belirlenir" ifadesi de bulunuyor.

haber7.com

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.