"Akran zorbalığı dedektörle önlenemez" Bütüncül politika çağrısı

Eğitim-İş, 30 bin güvenlik görevlisi kararını eleştirdi: "30 bin riskli okula okul başına 1 kişi düşüyor." Sendikanın bütüncül politika önerileri haberimizde.

Okullara 30 bin güvenlik görevlisi istihdam edilmesi kararına eğitim camiasından ilk kapsamlı eleştiri geldi.

Eğitim-İş, yaptığı açıklamada güvenlik sorununun gerçek ve ertelenemez olduğunu kabul etmekle birlikte, uygulamayı yetersiz ve geçici buldu.

"SORUN GERÇEK, AMA ÇÖZÜM YETERSİZ"

Sendika açıklamasına, sorunun varlığını teslim ederek başladı.

Son dönemde yaşanan ağır şiddet olaylarının, öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin güvenliğinin temel bir kamusal sorumluluk olduğunu gösterdiği vurgulandı.

Ancak güvenliğin 30 bin geçici personele, kapı kontrolüne ve dedektöre indirgenmesinin, şiddeti besleyen gerçek sorunlarla yüzleşmek yerine üzerini örtmek anlamına geldiği savunuldu.

EN ÇARPICI VERİ: OKUL BAŞINA 1 KİŞİ

Açıklamanın en dikkat çeken bölümü rakamsal hesap oldu.

Sendikanın aktardığı tabloya göre Türkiye'deki okul dağılımı şöyle:

KategoriSayı
Toplam devlet okulu60.000+
"Nitelikli okul" sayılan4.000 – 5.000
"Riskli" değerlendirilen~30.000

Buna göre yaklaşık 30 bin riskli okula 30 bin personel görevlendirilmesi, okul başına ancak bir kişi anlamına geliyor.

Geriye kalan 30 binden fazla devlet okulunun güvenlik ihtiyacının ise ortada durduğu belirtildi.

"ASIL SORU BAŞKA"

Sendikaya göre tartışılması gereken, 30 bin personelin yeterli olup olmadığı değil.

Açıklamada iki soru öne çıkarıldı:

  • Neden bütün devlet okulları nitelikli hâle getirilemedi?
  • Neden bugün on binlerce okul riskli olarak değerlendiriliyor?

Yıllardır eğitim sisteminin okullar arasındaki farkı azaltmak yerine, birkaç bin okulu "nitelikli" olarak ayrıştıran bir yapı üzerine kurulduğu; bugün ise karşımıza "riskli-risksiz okul" ayrımının çıktığı savunuldu.

ŞİDDETİ BESLEYEN KOŞULLAR

Sendika, okul güvenliğinden ayrı düşünülemeyecek başlıkları sıraladı:

  • Kalabalık sınıflar ve ikili eğitim
  • Öğretmen açığı
  • Yetersiz rehberlik ve psikososyal destek
  • Yoksulluk ve eşitsizlik
  • Akran zorbalığı
  • Çocukların okuldan kopuşu
  • Sanat ve spor olanaklarının yetersizliği
  • Öğretmenin mesleki otoritesinin aşınması

"UMUTSUZLUK DA ŞİDDETİ BESLİYOR"

Açıklamada psikolojik bir boyuta da dikkat çekildi.

Eğitimin çocuklar açısından gelecek vadetme özelliğini kaybettiği; çocuğun eğitimle yaşamını değiştirebileceğine olan inancı zayıfladığında okulun anlamının da zayıfladığı ifade edildi.

Umutsuzluk, yabancılaşma ve okuldan kopuşun, şiddeti besleyen pedagojik zeminin parçaları olduğu savunuldu.

İSTİHDAM BİÇİMİ ELEŞTİRİSİ

Sendikanın öne çıkardığı bir diğer başlık, personelin geçici olarak istihdam edilmesi.

Okul güvenliğinin dönemsel bir iş olmadığı belirtilerek, okul girişinde görev yapan kişinin şu niteliklere sahip olması gerektiği ifade edildi:

  • Öğrenciyi, öğretmeni, veliyi ve okul çevresini tanıyan
  • Çocuklarla iletişim konusunda eğitimli
  • Görev ve yetki sınırları açık
  • Kadrolu ve güvenceli
  • Okulun sürekli personeli

"KAPIYI KORUMAK BAŞKA, ÖĞRENCİYİ ŞÜPHELİ GÖRMEK BAŞKA"

Açıklamada okul girişlerinin kontrol altında tutulmasının gerekli olduğu kabul edildi.

Ancak pedagojik bir sınıra dikkat çekildi: Okulun dışarıdan gelebilecek tehditlere karşı korunması ile öğrencinin potansiyel suçlu gibi görülmesinin farklı şeyler olduğu vurgulandı.

"AKRAN ZORBALIĞI DEDEKTÖRLE ÖNLENEMEZ"

Sendika, fiziksel önlemlerin sınırlarına da değindi.

Metal dedektör ve kameraların belirli durumlarda güvenlik tedbiri olabileceği, ancak güvenli okul politikasının kendisi olamayacağı belirtildi.

Bilimsel bulguların; güçlü okul iklimi, aidiyet, nitelikli rehberlik ve ruh sağlığı hizmetleri, sosyal-duygusal destek ile sanat ve spor faaliyetlerinin kalıcı güvenlik açısından belirleyici olduğunu gösterdiği ifade edildi.

SENDİKANIN ÖNERİLERİ

Açıklamada sıralanan somut talepler şöyle:

  1. Her okulda yeterli sayıda rehber öğretmen; 250 öğrenciye 1 PDR uzmanı standardı
  2. İhtiyaç duyulan okullarda psikolog ve sosyal hizmet uzmanı istihdamı
  3. Ücretsiz sanat, spor, kültür ve kulüp faaliyetlerine erişim
  4. Her okulda öğrenci, öğretmen ve aile katılımıyla şiddeti önleme planı
  5. Öğretmenin mesleki güvencesi ve itibarının güçlendirilmesi
  6. Okul binaları, çevreleri ve okul yollarının güvenli hâle getirilmesi
  7. Kalabalık sınıfların azaltılması, ikili eğitimin sona erdirilmesi

"KAPIDA BAŞLAR AMA KAPIDA BİTMEZ"

Açıklama, okulun güvenliğinin kapıda başladığı ancak kapıda bitmediği vurgusuyla sürdürüldü.

Güvenliğin sınıfta, koridorda, bahçede, rehberlik servisinde ve çocuğun kendisini o okula ait hissetmesinde devam ettiği ifade edildi.

UYGULAMA NASIL PLANLANMIŞTI?

Eleştirilen model; MEB, İçişleri Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ortaklığında yürütülüyor.

İŞKUR'un Toplum Yararına Programı (TYP) kapsamında 81 ilde 30 bin güvenlik görevlisi istihdam edilecek. Personelin dağıtımını valilikler yapacak; öğrenci sayısı kalabalık ve asayiş riski taşıyan okullara öncelik verilecek.

Görevliler okul girişlerinde dedektörle kontrol yapabilecek ve şüpheli durumlarda kolluk kuvvetlerine bilgi verecek.

MEB'den açıklamaya yönelik bir değerlendirme yapılmadı.

"Okulunuzda kaç rehber öğretmen var, kaç öğrenciye düşüyor? Güvenlik görevlisi mi rehber öğretmen mi daha acil?

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

MEB PERSONEL Haberleri