Ali Yalçın'dan 9. bölge eğitim toplantısında önemli açıklamalar!

Eğitim-Bir-Sen 7. Dönem 1. Teşkilat Eğitim Programı 9. Bölge Toplantısı Ankara, Çankırı, Eskişehir, Kastamonu, Kırıkkale teşkilatlarının katılımıyla Ankara’da yapıldı.

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, çalışmaları için gereken enerjiyi bulmak, sinerji üretmek, bereketi artırmak ve paylaşmak hedefiyle gerçekleştirdikleri eğitim toplantılarıyla yeni döneme hazır hâle geldiklerini söyledi. Yalçın, “Bu toplantılarda yeni stratejilerin üretilmesini ve paylaşılmasını, teşkilatımızın tecrübelerini birbirlerine aktarmalarını hedefledik ve hedefimize adım adım yaklaşıyoruz” dedi.

Eğitim-Bir-Sen 7. Dönem 1. Teşkilat Eğitim Programı 9. Bölge Toplantısı Ankara, Çankırı, Eskişehir, Kastamonu, Kırıkkale teşkilatlarının katılımıyla Ankara’da yapıldı.

Toplantıda toplu sözleşme süreci, eğitim ve eğitim çalışanlarının gündemi ve sendikal çalışmalar konuşuldu, eğitim programları yapıldı. Şube başkanları, yönetim kurulları, denetleme ve disiplin kurulu üyeleri, ilçe temsilcilik yönetimleri ve kadın komisyonlarının katıldığı toplantılarda konuşan Genel Başkan Ali Yalçın, gönülleri imar etmek hedefiyle rahata değil, meşakkate talip olarak sendikal düzlemde yol açan öncülerin manen ve maddeten oluşturulmuş her türlü engeli aşan cesur ve kararlı adımlarının, öncülerin bıraktığı izden ilerleyip hedefe giden yolu hep genişleterek ve stabilize ederek koşan ardılların azim ve gayretlerinin otuz bir yılda yüz binlerce hikayeden oluşan upuzun bir Eğitim-Bir-Sen destanını meydana getirdiğini ifade etti. Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu destanda emek vardır, fedakârlık vardır, gözyaşı vardır, sevinç vardır, endişe vardır. Bu destanda, duygu yelpazesinin her bir aralığından örnekler vardır ama yılmak, korkmak, kaytarmak, caymak, geri dönmek yoktur. Eğitim-Bir-Sen’in zeminini teşkil eden gelenek ve bu geleneğin oluşturduğu medeniyet değerleri, karşılaşılan her yol ayrımında gidilecek yolu imleyen bir yeşil ışık olmuştur. Eğitim-Bir-Sen, kurulduğundan bu yana hiç yolunu şaşırmadan, çizgisinden sapmadan, duraksamadan hep ilerlemiştir. Bugün gelinen nokta son derece önemlidir, önemi nispetinde de tarihîdir.”

Yalçın, özgürlüğün ve insan onurunun esas alındığı, emeğin değerli kılındığı, kamu görevlilerinin sorunlarının çözüldüğü, beklentilerinin karşılandığı, eğitim çalışanlarının toplumsal saygınlığının daha da arttığı bir Türkiye için geleneklerimizin, medeniyet değerlerimizin, inancımızın ve kardeşlik iklimimizin yol göstericiliğinde daha hızlı yol almaya ve daha fazla sorumluluk almaya devam edeceklerini dile getirdi.

Öğretmenlerin mesleki gelişimine, motivasyonuna ve özlük haklarına önem verilmesinin, hayat ve çalışma şartlarının iyileştirilmesinin gerekliliğine dikkat çeken Yalçın, “Öğretmenlerin maaş, ek ders, ödül, terfi, izin, atama gibi konularda hak ettikleri değeri görmelerini; kadrolu, sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik ayrımının kaldırılmasını, öğretmenlerin mesleki gelişiminin yanı sıra görev ve yetkilerinde de ilerleme sağlayacak bir kariyer basamakları sisteminin kurulmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.

Birinci dereceye yükselen kamu görevlilerine 3600 ek gösterge verilmesi, gelir vergisinin yüzde 15’te sabitlenmesi, toplu sözleşme kararı olan üniversite idari personelinin yer değiştirebilme hakkı ile ilgili sürecin başlatılması gibi konularda harekete geçilmesi çağrısında bulunan Yalçın, şunları kaydetti: “Görevde yükselme ve ünvan değişikliği sınavlarının periyodik olarak yapılması, akademisyen, mühendis, müfettiş yardımcısı, şube müdürü gibi mesleklerde/görevlerde unvan, yetki ve sorumluluk boyutuyla ücret dengesizliklerinin giderilmesi, üniversite daire başkanlarının diğer kurumlardaki emsalleri ile aynı özlükte değerlendirilmesi, Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun beklentileri karşılayacak şekilde düzenlenmesi, yardımcı hizmetler sınıfının kaldırılarak bu sınıftaki personelin genel idare hizmetleri sınıfına geçirilmesi, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nda evrensel normları içerecek şekilde değişiklik yapılması ve toplu sözleşmede alınan kararın uygulanması başta olmak üzere birçok sorunu çözmek için ter akıtıyor, çalışıp çabalıyoruz.”

İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırıma da değinen Yalçın, sözlerini şöyle tamamladı: “Gazze’deki insani krize çözüm bulunması, soykırımın sona ermesi mücadelemiz artarak devam edecektir. Bu, insan olmanın gereğidir. Kimse ‘bana ne’ diyemez. İnancımız, kayıtsız kalmayı değil, tavır sahibi olmayı öğütler. Kalbiyle buğzedenler, örgütlü olmayan, tepkisi dışarı taşmayanlardır. Örgütlenmek ise kayıtsız kalmamanın ön şartıdır. Hem sorunları çözmek için mücadele veriyoruz hem teşkilat eğitimlerimizi ve sendikal faaliyetlerimizi yürütüyoruz hem de insan onurunu korumak, Filistin’in yanında durup haysiyet mücadelesinde siyonist katillere tepki vermek için eylem ve etkinliklerimizi sürdürüyoruz.”

Toplantılarda Mustafa Bostancı, Hıdır Yıldırım, Mustafa Canıtez ve Raşit Eğin birer sunum yaptılar.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

MEB PERSONEL Haberleri