Atanamayan 700 Bin Öğretmene Küresel Çözüm : Yurt Dışına Atama!

Avrupa ve ABD öğretmen krizine çözüm ararken, Türkiye’de 700 bin öğretmen atama bekliyor. Uzmanlara göre “Türk modeli” küresel fırsata dönüşebilir.

Avrupa ve ABD, son yılların en büyük öğretmen açığıyla karşı karşıya kalırken; Türkiye’de yüz binlerce genç öğretmen atama bekliyor. Uzmanlara göre bu tablo, doğru bir devlet politikası ile Türkiye için küresel ölçekte stratejik bir fırsata dönüştürülebilir.

Batı’da sınıflar boş kaldı

Avrupa Komisyonu ve UNESCO verilerine göre, Avrupa Birliği’ne üye 27 ülkenin 24’ünde ciddi öğretmen açığı bulunuyor. Almanya, Fransa ve İsveç başta olmak üzere birçok ülkede özellikle matematik, fizik ve bilişim alanlarında öğretmen bulunamıyor.

Mevcut öğretmenlerin yaşlanması, gençlerin mesleği tercih etmemesi, artan iş yükü ve düşen alım gücü, öğretmenliği Batı’da giderek cazibesiz hale getiriyor. Bu nedenle bazı ülkelerde mühendislik mezunlarının kısa süreli pedagojik eğitimle sınıflara sokulduğu, hatta emekli öğretmenlerin yeniden göreve çağrıldığı görülüyor.

ABD’de tablo daha da çarpıcı

ABD’de ise 2025–2026 eğitim yılı itibarıyla yaklaşık 56 bin öğretmen kadrosu tamamen boş durumda. Yaklaşık 350 bin ders, tam sertifikası bulunmayan veya geçici izinle görev yapan kişiler tarafından yürütülüyor. Her yıl ortalama 270 bin öğretmen, emeklilik ya da mesleği bırakma nedeniyle sistemden ayrılıyor.

Türkiye’de durum tam tersi

Türkiye’de ise tablo tamamen farklı. Devlet ve vakıf üniversitelerinde öğretmen olmak üzere eğitim gören 242 bin öğrenci bulunurken, 600 bine yakın öğretmen atama bekliyor. Her yıl yaklaşık 100 bin yeni mezun bu havuza ekleniyor. Atamalar mevcut hızla devam etse bile bu birikimin erimesinin on yıllar sürebileceği belirtiliyor.

Denklik süreçleri kolaylaşıyor

Avrupa’daki öğretmen açığının derinleşmesiyle birlikte, bazı ülkeler Türkiye’den giden öğretmenler için denklik süreçlerini kolaylaştıran düzenlemeler yapmaya başladı. Bu durum, “Türkiye’deki arz ile Avrupa’daki talep arasında bir denge kurulabilir mi?” sorusunu gündeme getirdi.

Uzmanlardan “Türk modeli” çağrısı

Eğitim uzmanı Onur Soğuk, çözümün bireysel başvurularla değil, kurumsal ve devlet destekli bir modelle mümkün olabileceğini belirtiyor. Soğuk’a göre; üniversitelerin eğitim fakülteleri, ihtiyaç duyan ülkelerle protokoller imzalayarak resmi bir köprü kurmalı. Yükseköğretim Kurulu’nun da bu süreçte aktif rol alması gerektiği vurgulanıyor.

“Beyin göçü değil, kontrollü hizmet”

Önerilen modelde öğretmenlerin tamamen kaybedilmesi değil, 5–10 yıllık sürelerle yurt dışında görev yapması öngörülüyor. Öğretmenlere gitmeden önce dil ve uyum eğitimi verilmesi, ilk aşamada “yardımcı öğretmen” statüsüyle sisteme dahil edilmeleri planlanıyor. Böylece hem Türkiye’deki atama baskısı azalıyor hem de öğretmenler bulundukları ülkelerde Türkiye’nin kültürel elçileri haline geliyor.

Eğitim fakülteleri yeniden canlanabilir

Uzmanlara göre bu model, atama sorunları nedeniyle cazibesini yitiren eğitim fakültelerini de yeniden güçlendirebilir. Batı’nın geçmişte Türkiye’den iş gücü aldığını hatırlatan uzmanlar, bugün ise nitelikli eğitimci ve hizmet sektörü arayışında olduğunu vurguluyor.

Türkiye Gazetesi

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

MEB PERSONEL Haberleri