Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından kamuoyuna taşınan mal varlığı iddialarına yazılı bir açıklamayla yanıt verdi. Gürlek, kendisi hakkında dile getirilen iddiaların herhangi bir delile dayanmadığını savunarak bunların kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir algı operasyonu olduğunu söyledi. Aynı açıklamada, iddiaların tapu kayıtlarında karşılığı bulunmadığını öne sürdü ve yasal süreç başlatacağını duyurdu.
Tartışma, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in 17 Mart 2026’da düzenlediği basın toplantısında Akın Gürlek’e ait olduğunu ileri sürdüğü taşınmazlar ve toplam mal varlığına ilişkin açıklamalar yapmasının ardından büyüdü. CHP’nin resmi internet sitesinde yayımlanan metinde, Özel’in Gürlek’in elindeki ve sattığı gayrimenkullerin toplam değerinin yüz milyonlarca lirayı bulduğunu iddia ettiği görülüyor. Benzer içerikler farklı haber kaynaklarında da yer aldı.
Gürlek: “Tapu kayıtlarında karşılığı olmayan iddialar”
Akın Gürlek’in yanıtında en dikkat çeken bölüm, Özgür Özel’in eline tutuşturulan kağıtlarda yer alan bilgilerin gerçekte tapu kayıtlarında karşılığı olmadığını söylemesi oldu. Gürlek, bu iddiaları “hayal ürünü” olarak nitelendirdi ve kamuoyunun yanlış yönlendirildiğini savundu. Açıklamasında ayrıca, kendisinin 20 yılı aşkın süredir devletin farklı kademelerinde görev yaptığını, hakim olan eşiyle birlikte mal varlığı bildirimlerini ilgili mevzuat çerçevesinde düzenli biçimde yetkili makamlara sunduklarını ifade etti.
Gürlek, Özel’in tutumunun yeni olmadığını da ileri sürdü. Daha önce de kamuoyuna yüksek perdeden sunulan bazı iddiaların gerçeği yansıtmadığının ortaya çıktığını savunan Bakan, bu son çıkışı da benzer bir yöntem olarak değerlendirdi. Açıklamasında, şahsına yönelik suçlamaların yargı görev süresince terör ve organize suç yapılarıyla yürütülen mücadele nedeniyle sistematik bir karalama kampanyasının parçası olduğunu öne sürdü.
Manevi tazminat davası açacağını duyurdu
Adalet Bakanı’nın açıklamasındaki bir başka önemli başlık da hukuki süreç oldu. Gürlek, elinde gerçekten bilgi ve belge olduğunu iddia edenlerin adresinin siyasi kürsüler değil ilgili yargı mercileri olduğunu söyledi. Bu nedenle, kendisine yöneltilen suçlamalar karşısında başta manevi tazminat davası olmak üzere gerekli yasal süreçleri derhal başlatacağını açıkladı. Bu ifade, mal varlığı polemiğinin yalnızca siyasi tartışma düzeyinde kalmayacağını, yargıya da taşınacağını gösteriyor.
Öte yandan Özgür Özel’in cephesi ise iddialarını tapu kayıtları ve taşınmaz bilgileri üzerinden kamuoyuna sunduğunu savunuyor. CHP’nin resmi yayınında ve konuyu haberleştiren çeşitli mecralarda, Özel’in bu dosyayı kamuoyuna açıklarken rakamsal bir toplam verdiği ve söz konusu mal varlığının bir kamu görevlisinin maaşıyla açıklanamayacak ölçüde yüksek olduğunu öne sürdüğü görülüyor. Ancak bu iddialar ile Gürlek’in “tapu kayıtlarında karşılığı yok” savunması arasında doğrudan çelişki bulunuyor. Şu aşamada kamuoyuna yansıyan tablo, iki tarafın birbirini açık biçimde yalanladığı bir siyasi ve hukuki gerilim olarak şekilleniyor.
Siyasette yeni tartışma başlığı
Bu gelişme, son dönemde siyaset gündeminde öne çıkan sert polemiklerden biri haline geldi. Bir tarafta CHP lideri tarafından dile getirilen ayrıntılı mal varlığı suçlamaları, diğer tarafta ise Adalet Bakanı’nın bunları “iftira” ve “algı operasyonu” olarak nitelemesi bulunuyor. Bundan sonraki süreçte gözler, hem açılacağı açıklanan manevi tazminat davasına hem de iddiaların dayanağı olarak gösterilen belgelerin hukuki incelemeye konu edilip edilmeyeceğine çevrildi.