Bakan Selçuk'a 'Duman edeceğim' diyen Yusuf Kaplan'a sorular!

Aynı zamanda Özgür Eğitim sen Başkanı da olan Abdülbaki Değer, Milat Gazetesindeki köşesinde, Yenişafak yazarı Yusuf Kaplan'ın Bakan Ziya Selçuk'la ilgili eleştirilerini değerlendiren bir yazı kaleme aldı. O yazıyı yayınlıyoruz.

Aynı zamanda Özgür Eğitim sen Başkanı da olan Abdülbaki Değer, Milat Gazetesindeki köşesinde, Yenişafak yazarı Yusuf Kaplan'ın Bakan Ziya Selçuk'la ilgili eleştirilerini değerlendiren bir yazı kaleme aldı. O yazıyı yayınlıyoruz.

Abdülbaki Değer/ Milat

Geçenlerde basına Yusuf Kaplan'ın bir sivil toplum kuruluşunda yaptığı konuşmadan bir kesit yansıdı. Basın, işin daha çok siyasal bir polemik oluşturan kısmıyla ilgili. Kamuoyu da görebildiğim kadarıyla konuşmanın içeriğinden ziyade eleştiriyi yapan ile eleştiri yapılan arasında saf tutmakla meşgul. Daha çok o haklı veya bu haksız kısmında. Oysa konuşmanın yapıldığı ortam, konuşmanın öncülleri, mantığı-kurgusu, imaları ile gerçekliğimize ilişkin önemli bir gösterge. Söylediğimiz söz, söylediğimiz yer, söyleme tarzımız vs. eleştiri konusu yaptığımız şeyin kendisi kadar hatta ondan daha çok söyleyen olarak bizim vaziyetimize ayna tutuyor. O yüzden gerçekten ne söylediğimizin farkında mıyız, söylediğimiz şeyin nereye gideceğini biliyor muyuz, önemle ve özenle bakmamız gerektiğini düşünüyorum. Şimdi önce konuşmaya bakalım ardından konuşma üzerinden kendimize bakmaya çalışalım.

Yusuf Kaplan basına yansıyan kısımda şöyle konuşuyor: "Sadece şunu söyleyim. Getirildi bu arkadaş, yani bunları da burada söylemek çok şık olmayabilir ama bu arkadaş, Tayyip Bey'le pazarlık yaptı. İyi mi? Mustafa Bey bilir. Kim pazarlık yapabilir ya! Tayyip Bey'le kim pazarlık yapabilir! Pazarlık yaptı. Benim müfredatıma, yapacağım, uygulayacağım müfredatıma ve atayacağım kadrolara karışmayacaksın! dedi. Abi sen kimsin ya! Bulunmaz Hint kumaşı mısın? Girin, Maya Okullarına bakın. Twetter hesabından girin bakın Maya Okullarına, kafayı yersiniz. Adamın nasıl bir kuşak yetiştireceğini görürsünüz. Ve İlk golü attı. Bürokrasinin 10-15 senede zar zor, Yusuf Tekin'in bilirsiniz, Yusuf Tekin'in bi şekilde yetiştirdiği, sağdan soldan filan bizim 25-30 senelik, 50 senelik birikimimizin ürünü olan insanları, eğitim bürokrasisindeki insanların hepsini temizliyo şimdi. Yani, şimdi, ben gireceğim devreye mecburen. Saldıracağım. İlk defa duman edeceğim. Ondan sonra şöyle bir sersemleyecek. Kendine gelir mi bilmiyorum. Hiç kimse de adama müdahale etmiyor, tamam mı.''

Konuşmanın basına yansıyan kısmı bu. Bu bir dakikalık kısım kanaatimce vaziyetimizin içler acısı halini tüm açıklığıyla yansıtmaya yetip artıyor. Şimdi bu bir dakikalık konuşmanın başından başlayarak sadece bir kaç soru sormak istiyorum. Deniliyor ki; "Bu arkadaş, Tayyip Bey'le pazarlık yaptı. İyi mi? Kim pazarlık yapabilir ya! Tayyip Bey'le kim pazarlık yapabilir! Pazarlık yaptı. Benim müfredatıma, yapacağım, uygulayacağım müfredatıma ve atayacağım kadrolara karışmayacaksın! dedi. Abi sen kimsin ya! Bulunmaz Hint kumaşı mısın?"
- Güzel, gelen eleştiri bu! Peki o halde bu eleştirinin ne tür soruları meşru kıldığına hep beraber bakalım.
- Ziya Selçuk 10 Temmuz 2018'den beri Milli Eğitim Bakanı ise bu hayli gecikmiş efelenmenin bir anlamı olabilir mi?
- İkincisi 'pazarlık' yaptığı eleştirisinde neyi eleştiriyorsunuz, kimi eleştiriyorsunuz?
- İşin diğer kısımları saklı kalmak koşuluyla sadece şunu söyleyelim: Cumhurbaşkanı ne için pazarlığı kabul ediyor? Sizinle kabul edemeyeceğiniz şartlarda pazarlığa kalkan varsa ve üstelik kabul edip etmemek tamamen sizin elinizdeyse niye ileri sürülen şartlara rıza gösteriyorsunuz?

"Girin, Maya Okullarına bakın. Twetter hesabından girin bakın Maya Okullarına, kafayı yersiniz. Adamın nasıl bir kuşak yetiştireceğini görürsünüz." eleştirisine gelelim.
- Maya Okulları 2002'de kurulmuş. Ziya Selçuk TTK Başkanlığı yapmış Ak Parti hükümetleri döneminde, şu anda da Bakan. Okulları biliniyor, kendisi biliniyor. Peki bütün bu bilinenler üzerinden, üstelik adamı bakan yaptıktan onca zaman geçtikten sonra böyle bir eleştiri nasıl yapılıyor, yapılabiliniyor? Geldiği zaman onayanlar kimler?
- Onca belge açıklandı MEB tarafından, kurtuluş reçetesi olarak açıklayanlar, güzellemelerle taltif edenler kimler?
- Bütün bunları geçtim, siz nasıl bir kuşak yetiştireceğinizi, bu kuşağı nasıl yetiştireceğinizi gerçekten biliyor musunuz? Böyle bir düşünce, bir arayış var mı gerçekten? Böyle bir arayış, böyle bir düşünce olsaydı bu zamanda, bu şekilde bir eleştiri olur muydu?

"Ve İlk golü attı. Bürokrasinin 10-15 senede zar zor, Yusuf Tekin'in bilirsiniz, Yusuf Tekin'in bi şekilde yetiştirdiği, sağdan soldan filan bizim 25-30 senelik, 50 senelik birikimimizin ürünü olan insanları, eğitim bürokrasisindeki insanların hepsini temizliyo şimdi" deniliyor.
- Bu ithamların, eleştirilerin içinde ne tür itiraflar barındırdığına değinmiyorum şimdilik. Peki Sayın Yusuf Tekin'in yerleştirdiği ve şu an temizlenen arkadaşlarımıza gelelim. Temizlenmesinden endişe duyduğumuz arkadaşlarımız niçin temizleniyorlar? Temizleniyorlarsa ve bu Ziya Selçuk tarafından yapılıyorsa buna rıza gösterenler kimler? Niçin buna razı geliyorlar ayrıca?
- Çok daha önemli husu şu: Bugün tasfiye ediliyorlar iddiasında bulunduğumuz arkadaşlarımız MEB sistematiğinde ne tür değişimlere yol vermişlerdir? Yani, yana yakıla Yusuf Tekin'in getirdiği bu arkadaşlarımız 'bir neslin öyle değil de böyle yetiştirilmesi' için ne tür paradigmatik değişimlere öncülük etmişlerdir?
- Yusuf Tekin'in kendisi 'Cumhuriyet'in başından beri Milli Eğitim'de teknik düzenlemeler dışında hiçbir paradigmatik değişim yapılmamıştır' demiştir. Üstelik kimse kendini kandırmasın, yukarıda da değindiğim gibi, nesil yetiştirmek, şöyle bir nesil yetiştirmek gibi ne gerçek bir gündemimiz var, ne böyle bir arayışımız var. Zaten bu bir dakikalık konuşmayı da bunu gösterdiği için buraya aldım. Yaptığımız eleştirilerin içinde ne tür itiraflarda bulunduğumuzu görebilirsek belki bir şansımız olabilir

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

İlgili Haberler

Ziya Selçuk'a Saldıracağım Diyen, Erdoğan'a Saldırıcağım Demektir!
Yusuf Kaplan'dan Ziya Selçuk'a: Saldıracam, duman edecem şöyle bir sersemliyecek!
Yusuf Kaplan'dan Milli Eğitim Bakanı'na Skandal Sözler

MEB PERSONEL Haberleri