Danıştay 2. Dairesi, bir üniversite rektörlüğünde Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı olarak görev yapan bir kamu görevlisinin, meslek yüksekokuluna yüksekokul sekreteri olarak atanmasına ilişkin işlemi hukuka uygun buldu. Karar, üst düzey kamu yöneticilerinin görevden alınması ve alt kadrolara atanması konusunda idarenin sahip olduğu takdir yetkisinin sınırlarını bir kez daha netleştirdi.
Davanın Arka Planı
Davacı, üniversite rektörlüğünde daire başkanı olarak görev yaptığı dönemde, yürüttüğü bir yemek hizmeti alım ihalesinde yükleniciye fazladan ödeme yapılması gerekçesiyle görevden alınarak fakülte sekreterliği kadrosuna atanmıştı. Davacı, bu fazla ödemeden kendisinin sorumlu tutulamayacağını, ayrıca yüklenici firmanın teminat mektubunun nakde çevrilerek söz konusu tutarın zaten tahsil edildiğini belirterek işlemin iptalini talep etti.
İlk Derece Mahkemesi: Takdir Yetkisi Geniş
Davaya bakan ilk derece mahkemesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde idarenin atama ve görevden alma konusunda üst düzey kadrolar için daha geniş bir takdir yetkisine sahip olduğunu vurguladı. Mahkeme, idarenin bu yetkisini kamu yararına aykırı kullandığına dair somut bir kanıt bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetti. Bölge İdare Mahkemesi de istinaf başvurusunu reddederek bu kararı onadı.
Danıştay'ın Değerlendirmesi: Gerekçe Kısmen Hatalı, Sonuç Doğru
Dosyayı temyizen inceleyen Danıştay 2. Dairesi, önemli bir ayrıntıya dikkat çekti: 2018 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nde üniversite daire başkanlıklarının "üst kademe yönetici" olarak tanımlanmadığını belirtti. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin "üst düzey yönetici atamalarında idarenin geniş takdir yetkisi vardır" gerekçesini hukuken isabetli bulmadı.
Ancak Daire, kararın diğer gerekçelerinin -davacının hizmeti aksattığına dair somut bir bulgu olmaması ve sorumluluğunun net şekilde ispatlanamamış olması gibi hususların- hukuka uygun olduğunu değerlendirerek, bu tek eksik gerekçenin kararın bozulmasını gerektirmediğine hükmetti. Böylece davacının temyiz istemi reddedilerek atama işlemi kesinlik kazandı.
Karşı Oy: Görevden Almayı Gerektirecek Somut Gerekçe Yok
Kararda bir üye karşı oy kullandı. Karşı oy gerekçesinde, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu uyarınca rektöre tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilmeden kullanıldığının kanıtlanması hâlinde iptal sebebi oluşturacağı hatırlatıldı. Davacının hizmeti aksattığına veya görevde kalmasının sakıncalı olduğuna dair dosyada somut bir bilgi bulunmadığı için işlemin iptal edilmesi gerektiği görüşü savunuldu. Ancak bu görüş azınlıkta kaldı ve karar oyçokluğuyla onandı.