Danıştay 12. Dairesi, Toplum Yararına Program kapsamında çalışan bir kişinin görevine son verilmesine ilişkin davada önemli bir karar verdi. Kararda, TYP kapsamında çalışanlarla kurumlar arasında belirli süreli iş sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, bu nedenle uyuşmazlığın idari yargıda değil iş mahkemelerinde görülmesi gerektiği belirtildi.
TYP kapsamında çalışan kişinin davası yargıya taşındı
Toplum Yararına Program kapsamında Bitlis’te bir ilköğretim okulunda temizlik görevlisi olarak çalışan davacının görevine son verilmesi üzerine dava açıldı.
Davacı, hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle programdan çıkarılmıştı.
Göreve son verme işleminin iptali, yoksun kaldığı parasal hakların faiziyle ödenmesi ve özlük haklarının iadesi talep edildi.
İlk derece mahkemesi işlemi iptal etmişti
İlk derece mahkemesi, TYP katılımcısı olmak ya da programdan çıkarılmak için güvenlik soruşturması şartı bulunmadığı gerekçesiyle işlemi hukuka aykırı buldu.
Mahkeme, kanun ve yönetmelikte yer almayan bir düzenlemenin genelge hükümleriyle uygulanmasının normlar hiyerarşisine aykırı olduğu değerlendirmesinde bulundu.
Bu gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline ve davacının parasal haklarının ödenmesine karar verildi.
Bölge İdare Mahkemesi de kararı uygun buldu
Davalı idarenin istinaf başvurusu üzerine dosya Bölge İdare Mahkemesine taşındı.
Bölge İdare Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını hukuka ve usule uygun buldu.
Davalı idarenin istinaf başvurusu reddedildi.
Danıştay’dan farklı değerlendirme
Dosyanın temyiz incelemesini yapan Danıştay 12. Dairesi ise uyuşmazlığın esasından önce görevli yargı yolunu değerlendirdi.
Danıştay, TYP kapsamında çalışan kişinin, program süresince iş görme edimini yerine getirdiğini ve taraflar arasında belirli süreli iş sözleşmesi kurulduğunu belirtti.
Bu nedenle davanın idare hukuku alanına giren bir uyuşmazlık olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşıldı.
TYP’liler için iş mahkemesi vurgusu
Danıştay kararında, TYP kapsamında çalışanların uyuşmazlıklarının iş ilişkisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’na göre iş ilişkisi nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görülmesi gerektiği vurgulandı.
Bu nedenle TYP kapsamında görev yapan kişilerin işten çıkarılmaya ilişkin uyuşmazlıklarında adli yargının görevli olduğu ifade edildi.
İdare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadı
Danıştay, davanın görev yönünden reddedilmesi gerekirken idare mahkemesinin işin esasına girerek karar vermesini hukuka uygun bulmadı.
Bu nedenle Bölge İdare Mahkemesinin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararı bozuldu.
Dosyanın yeniden karar verilmek üzere ilgili Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verildi.
TYP sözleşmesi belirli süreli kabul edildi
Kararda, Toplum Yararına Program’ın geçici gelir desteği sağlama amacı taşıdığına dikkat çekildi.
TYP’nin sözleşmede belirlenen sürenin tamamlanmasıyla sona erdiği ve başlangıçta belirlenen sürenin sonradan uzatılamayacağı ifade edildi.
Bu yönüyle TYP kapsamında çalışan kişi ile çalıştıran taraf arasında belirli süreli iş sözleşmesi ilişkisi bulunduğu değerlendirmesi yapıldı.
TYP’liler dava açarken yargı yoluna dikkat etmeli
Danıştay’ın kararı, TYP kapsamında çalışan kişilerin görevlerine son verilmesi halinde hangi mahkemeye başvuracakları konusunda önemli bir değerlendirme içeriyor.
Karara göre, TYP’den çıkarılma ya da işten çıkarılmaya ilişkin uyuşmazlıklarda idare mahkemesi yerine iş mahkemesi görevli olacak.
Bu nedenle TYP kapsamında çalışanların hak arama sürecinde görevli mahkemeyi doğru belirlemesi büyük önem taşıyor.
Karar oybirliğiyle verildi
Danıştay 12. Dairesi, 24 Kasım 2025 tarihli kararında davalı idarenin temyiz istemini kabul etti.
Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere ilgili daireye gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.