"Diplomalı cahiller" tartışması büyüyor: Liyakat vurgusu gündemde

Türk Eğitim-Sen'den öğretmen yetiştirme önerileri: Öğretmen liseleri açılsın, eğitim fakültesi kontenjanları azaltılsın, adaylara 1 yıl saha eğitimi verilsin.

Eğitim sisteminde liyakat tartışması yeni bir boyut kazandı. Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, bir televizyon programında öğretmen yetiştirme ve yönetici atama sistemine ilişkin kapsamlı öneriler sıraladı.

Açıklamanın merkezinde tek bir kavram vardı: liyakat.

"DİPLOMALI CAHİLLER" VURGUSU

Geylan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bir gazeteye verdiği röportajdaki eğitim değerlendirmelerine atıf yaptı.

Bahçeli'nin eğitimi "kısıtlı zamana sıkıştırılmış, sadece diploma hedefli bir süreç" olarak görmediğini; eğitimin çocuklara şahsiyet kazandırma süreci olduğunu belirttiğini aktardı.

Bahçeli'nin ayrıca eğitimde liyakat esas alınmadığı takdirde "diplomalı cahiller" sorununun ortaya çıkacağı uyarısında bulunduğunu ifade eden Geylan, bu tespitleri doğru bulduğunu söyledi.

İLK ÖNERİ: ÖĞRETMEN LİSELERİ YENİDEN AÇILSIN

Sendikanın öğretmen yetiştirme konusundaki ilk önerisi, kapatılan okul türüne ilişkin oldu.

Geylan, çocukların gelecek hayallerinin şekillenmeye başladığı dönemde meslek kültürü kazanmaları gerektiğini belirterek öğretmen liselerinin yeniden açılmasını önerdi.

Bu okullarda okuyup aynı hedefi koruyan öğrencilerin eğitim fakültelerine devam edebileceğini ifade etti.

İKİNCİ ÖNERİ: EĞİTİM FAKÜLTESİ KONTENJANLARI AZALTILSIN

Açıklamanın en dikkat çekici önerilerinden biri kontenjanlara ilişkin oldu.

Geylan, eğitim fakültelerinin sayısı ve kontenjanlarının yeniden planlanması, hatta azaltılması gerektiğini savundu.

Bunun için MEB ile YÖK'ün bir araya gelerek şu unsurları içeren kapsamlı bir rapor hazırlamasını istedi:

  • Nüfus artış hızı
  • 10, 20, 30 ve 50 yıllık öğretmen ihtiyacı projeksiyonu

Kontenjanların azaltılmasının, YKS'de daha yüksek başarı gösteren öğrencilerin eğitim fakültelerine yerleşmesini sağlayacağını belirtti.

ÜÇÜNCÜ ÖNERİ: ÖĞRETMENLERE "İNTÖRNLÜK" GELSİN

Geylan'ın üçüncü önerisi, tıp eğitimi modelinden esinlenmiş durumda.

Öğretmen adaylarının mutlaka bir yılını sahada geçirmesi gerektiğini savunan Geylan, tıp öğrencilerinin mezun olmadan önce intörn olarak tam zamanlı saha eğitimi aldığını hatırlattı.

Benzer bir düzenlemenin öğretmenlik için de hayata geçirilmesini isteyen Geylan, bu sayede sahayı deneyimleyen bazı gençlerin mesleğin kendilerine uygun olmadığını erken fark edebileceğini ifade etti.

YÖNETİCİ ATAMALARINA SERT ELEŞTİRİ

Açıklamanın en tartışmalı bölümü ise yönetici görevlendirmelerine ilişkin oldu.

Geylan, kamuda ve özellikle eğitimde en temel sorunlardan birinin liyakat meselesi olduğunu savundu. Mensubiyetlere dayalı görevlendirmelerin ve iltimasın ülkeye zarar verdiğini öne sürdü.

"TEK SENDİKADA TOPLANMIŞ GİBİ" İDDİASI

Geylan, geçmiş yıllarda MEB'deki yöneticilerin sendikal dağılımını incelediklerini belirtti.

Elde ettikleri sonuçları aktaran Geylan, ortaya çıkan tablonun sanki Türkiye'nin en kabiliyetli yöneticilerinin tek bir sendikada toplandığı izlenimi verdiğini savundu. Atamaların büyük çoğunluğunun aynı sendikanın üyelerinden oluştuğunu ileri sürerek bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu iddia etti.

PROJE OKULLARI: "OBJEKTİF KRİTER YOK"

Geylan'ın somut örnek verdiği bir diğer başlık proje okulları oldu.

Sınavla öğrenci alan bu okulların yönetici atamalarının Yönetici Atama Yönetmeliği'ne tabi olmadığını belirten Geylan, bu nedenle atamalarda objektif ve şeffaf kriterlerin bulunmadığını savundu.

"KAMUYU KAMU YÖNETİCİLERİ YÖNETİR"

Açıklamada dışarıdan yapıların kamu yönetimine müdahalesine de değinildi.

Bir ilin mülki amirinin vali, eğitimde il müdürü, ilçede ilçe millî eğitim müdürü, okulda ise okul müdürü olduğunu vurgulayan Geylan; adı ister sendika, ister dernek, ister vakıf olsun dışarıdan yapıların kamuyu yönetme talebinde bulunmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Bir kamu yöneticisinin sadakat göstereceği tek yerin devlet olduğunu belirtti.

MÜLAKAT TARTIŞMASINA DEĞİNDİ

Geylan, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in öğretmen atamalarında mülakat uygulamasını yeniden işler hale getirirken nitelikli öğretmenlerin bu yöntemle seçileceğini ifade ettiğini hatırlattı.

Öğretmenin nitelikli olması gerektiğini kabul etmekle birlikte, niteliğin doğrudan alınan eğitimin kalitesiyle ilişkili olduğunu savundu.

Gerçekten nitelikli öğretmen yetiştirilmek isteniyorsa öncelikle öğretmen yetiştirme sürecinin masaya yatırılması gerektiğini ifade etti.

ÖNERİLER NEREDEN GELİYOR?

Geylan, sunduğu önerilerin sendikanın düzenlediği çalışmalara dayandığını belirtti.

Maarif Kongresi'nin 100. yıl dönümünde 2. Maarif Kongresi'ni topladıklarını ve on iki tematik çalıştay gerçekleştirdiklerini aktaran Geylan, bunlardan birinin Öğretmen Yetiştirme Çalıştayı olduğunu söyledi.

Ayrıca Büyük Öğretmen Kurultayı düzenlediklerini, önerilerin bu çalışmaların sonuç raporlarından ve sahadan gelen öğretmen görüşlerinden çıktığını ifade etti.

TARTIŞMA NEDEN ŞİMDİ?

Açıklama, öğretmen istihdamının yoğun biçimde tartışıldığı bir döneme denk geldi.

Sendikanın verilerine göre 62 ilde 71 bin 757 ücretli öğretmen görev yapıyor, 55 ilde norm kadro açığı 80 bin 449'a ulaşmış durumda.

Öte yandan TEDMEM'in raporuna göre 2025'te yapılan 15 bin sözleşmeli öğretmen ataması son 20 yılın en düşük seviyesi oldu.

Gözler, 2026 AGS kapsamında açıklanacak kontenjan sayısında bulunuyor.

"Öğretmen liselerinin yeniden açılmasını ister misiniz? Eğitim fakültesi kontenjanları azaltılmalı mı?

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

MEB PERSONEL Haberleri