Eğitim-Bir-Sen Genel Merkezi, Yeditepe Üniversitesi’nde yaşandığı iddia edilen bazı uygulamalar hakkında yazılı bir açıklama yaptı. Sendika, üniversitelerin yalnızca akademik bilginin üretildiği yerler değil, aynı zamanda inanç ve düşünce özgürlüğünün de yaşatıldığı ilim yuvaları olduğunu vurguladı.
Açıklamada, hiçbir öğrencinin inancı, kimliği veya değerleri nedeniyle baskı altına alınmasının ya da ötekileştirilmesinin kabul edilemeyeceği ifade edildi.
Üniversitedeki iddialar gündemde
Sendika tarafından yapılan açıklamada, son günlerde kamuoyuna yansıyan bazı iddiaların yakından takip edildiği belirtildi. Bu iddialar arasında:
Gazze’ye destek eylemlerinin engellendiği,
Öğrencilerin ibadet imkânlarının kısıtlandığı,
Mescit taleplerinin karşılanmadığı,
İftar programlarının düzenlenmesine zorluk çıkarıldığı,
Taleplerini dile getiren öğrencilerin disiplin soruşturmalarıyla tehdit edildiği
yönündeki iddiaların bulunduğu ifade edildi.
“28 Şubat zihniyetini hatırlatıyor”
Açıklamada, söz konusu iddiaların Türkiye’nin geçmişte yaşadığı yasakçı dönemleri hatırlattığı ifade edilerek şu değerlendirmeye yer verildi:
“Bu baskıcı zihniyet, Türkiye’nin geride bıraktığı karanlık 28 Şubat dehlizlerini hatırlatmaktadır. Eski Türkiye’nin yasakçı artıklarının üniversite kampüslerinde yeniden filizlenmesine asla müsaade etmeyeceğiz.”
Üniversite yönetimine çağrı
Eğitim-Bir-Sen, Yeditepe Üniversitesi yönetimini ortaya atılan iddialar hakkında şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmaya davet etti.
Sendika, açıklamasında sürecin yakından takip edildiğini belirterek öğrencilerin inanç ve değerlerine sahip çıkma hakkının yanında olduklarını vurguladı.