Eğitim-Bir-Sen, son dönemde eğitim ortamlarında artan şiddet olaylarını kapsamlı şekilde değerlendirmek amacıyla “Eğitim Ekosisteminde Şiddet: Kurumlar Arası Koordinasyon ve Sorumluluklar” başlıklı geniş katılımlı bir çalıştay düzenledi.
Geniş katılım dikkat çekti
Ankara’da gerçekleştirilen çalıştaya Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Genel Sekreter Talat Yavuz, Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Çakırcı, Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın ile birlikte çok sayıda uzman katıldı.
Çalıştayda akademisyenler, rehber öğretmenler, okul yöneticileri, sosyologlar, psikologlar, medya temsilcileri, hukukçular, siber güvenlik uzmanları ve okul güvenlik görevlileri de yer aldı. Katılımcılar, eğitimde şiddet sorununa ilişkin görüş, eleştiri ve çözüm önerilerini paylaştı.
Şiddetin nedenleri çok boyutlu ele alındı
Çalıştay kapsamında eğitim ortamlarında şiddetin:
- Sosyolojik
- Psikolojik
- Dijital
boyutları detaylı şekilde değerlendirildi.
Ayrıca okul iklimi, öğretmenin rolü, aile ve sosyal çevrenin etkisi, medya faktörü ve kurumlar arası koordinasyon gibi başlıklar kapsamlı biçimde ele alındı.
Ulusal ve uluslararası örnekler incelenerek uygulanabilir çözüm önerileri üzerinde duruldu. Önleyici, koruyucu ve müdahale edici politikalar da masaya yatırıldı.
Ali Yalçın: “Bu sorun yapısal bir mesele”
Çalıştayın açılışında konuşan Ali Yalçın, son dönemde artan şiddet olaylarının tekil vakalar olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti.
Yalçın, özellikle Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olayların, sorunun derin ve yapısal bir boyuta ulaştığını gösterdiğini ifade etti.
Eğitim-Bir-Sen’in yaklaşımını “akademik sendikacılık” olarak tanımlayan Yalçın, sendikal faaliyetlerin sadece hak arama ile sınırlı olmadığını, aynı zamanda eğitim politikalarına katkı sunma ve bilimsel çözüm üretme sorumluluğu taşıdığını vurguladı.
“Öğretmenler yalnız bırakılıyor”
Yalçın, eğitimcilerin sahada karşılaştığı sorunlara da dikkat çekerek, öğretmenlerin çoğu zaman yalnız bırakıldığını dile getirdi.
Disiplin yönetmeliğinin yetersiz kaldığını belirten Yalçın, asılsız şikâyetlerin öğretmenler üzerinde baskı oluşturduğunu ve okul ortamını olumsuz etkilediğini ifade etti.
Ayrıca, okul üzerinde baskı kuran veli profilinin eğitim sürecini zorlaştırdığını söyledi.
Dijital tehditler ve siber zorbalık uyarısı
Yalçın, çocukların dijital dünyada ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu belirterek, sanal ortamın kontrolsüz yapısının yeni tehditler oluşturduğunu ifade etti.
Sosyal medya kullanımına yönelik düzenlemelerin tartışıldığı bir dönemde, çocukların internetle temasının daha güvenli hale getirilmesi gerektiğini söyledi.
Bu kapsamda, yalnızca temel iletişim imkânı sunan ve internet erişimi olmayan “tuşlu telefon” kullanımının da tartışılması gerektiğini dile getirdi.
Sınıf içinde telefon yasağı olmasına rağmen okul dışında siber zorbalığın devam ettiğini belirten Yalçın, bu durumun ciddi bir risk oluşturduğunu vurguladı.
Zorunlu eğitim sistemi tartışmaya açıldı
Yalçın, zorunlu eğitim sistemine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.
2025 yılında yapılan geniş katılımlı bir araştırmaya atıfta bulunan Yalçın, öğretmenlerin büyük çoğunluğunun, okul yöneticilerinin ve velilerin önemli bir kısmının 12 yıllık zorunlu eğitim süresinin yeniden ele alınması gerektiğini düşündüğünü aktardı.
Eğitim sisteminin çocukların gelişim düzeyi, mesleğe yönlendirme ve hayata hazırlık gibi temel işlevler açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Medya ve içerik uyarısı
Yalçın, şiddet olaylarının medyada sunuluş biçiminin de önemli bir sorun olduğunu belirtti.
Şiddet içeriklerinin detaylı şekilde paylaşılmasının çocuklar üzerinde olumsuz etki oluşturabileceğini ifade eden Yalçın, bu tür içeriklerin taklit riskini artırdığını vurguladı.
Ayrıca, şiddet temalı diziler ve kontrolsüz dijital içeriklerin toplumsal yapıyı olumsuz etkilediğini söyledi.
“Daha güçlü denetim şart”
Dijital platformlarda yayılan zararlı içeriklere karşı daha güçlü bir düzenleme ve denetim mekanizmasının gerekliliğine dikkat çeken Yalçın, bu konuda artık somut adımlar atılması gerektiğini ifade etti.
Toplumun korunması için medya, dijital platformlar ve eğitim politikalarının birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.
“Amaç şikâyet değil, çözüm üretmek”
Yalçın, çalıştayın temel amacının sorunları dile getirmekten öte çözüm üretmek olduğunu belirtti.
Eğitimde şiddetin tüm boyutlarıyla ele alınacağını ifade eden Yalçın, herkesin bu süreçte sorumluluk alması gerektiğini söyledi.
“Bir çocuğun eğitiminden tüm toplum sorumludur” anlayışıyla hareket edilmesi gerektiğini belirten Yalçın, ortak akıl ve iş birliği vurgusu yaptı.
Çalıştay sonuçları paylaşılacak
Çalıştay sonunda ortaya çıkan çözüm önerileri ve eylem planı niteliğindeki çıktılar, ilgili kurumlar ve kamuoyuyla paylaşılacak.
Eğitim-Bir-Sen, bu sürecin eğitimde şiddetin azaltılması adına önemli bir adım olmasını hedefliyor.