Eğitim-Bir-Sen'den Okul Müdürülüğü İçin Devr-i Sabık Çıkışı!

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi, eğitimde dönüşümün tedricî olarak gerçekleşmesini istediklerini ifade ederek, “Eğitimde dönüşüm, devr-i sabık oluşturacak şekilde bir tasfiye sürecine dönüştürülmemeli, okul yöneticiliğinde değişim yerine ..

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi, eğitimde dönüşümün tedricî olarak gerçekleşmesini istediklerini ifade ederek, “Eğitimde dönüşüm, devr-i sabık oluşturacak şekilde bir tasfiye sürecine dönüştürülmemeli, okul yöneticiliğinde değişim yerine gelişim esas alınmalıdır. Hak eden görev almalı, hakkını veren görevde kalmalıdır” dedi.

Giresun ve Ordu şubelerinin il divan toplantılarında konuşan Latif Selvi, sorunları çözmenin yolunun örgütlenmeden geçtiğini belirterek, “Yasakların, hak ihlallerinin had safhada olduğu, özgürlük alanlarının alabildiğine daraltıldığı, can yakıcı sorunların gündemi meşgul ettiği, sıkıntılarla, sorunlarla dolu bir dönemde kurulan sendikamız, güçlüklere göğüs gererek, yasaklara karşı çıkarak, özgürlükleri savunarak, eğitim çalışanlarının hakları için mücadele vererek bugünlere gelmiştir. Sorunların çözüme kavuşturulması, engellerin aşılması, emeğin değerinin ve insan onurunun korunması noktasındaki kazanımlar, birlerle başlayıp 400 bini aşan örgütlü gücümüzle elde edilmiştir. El ele verdik, yasakların kaldırılmasını sağladık; omuz omuza yürüdük, eğitim çalışanlarının mali, özlük ve sosyal haklarını geliştirdik; el birliği ettik, mazlumların, mağdurların ve yetimlerin sesi, kazanımların adresi olduk” şeklinde konuştu.

Hakça bölüşüm ilkesinin tam olarak hayata geçirilmesi için elimizi taşın altına koymaya, emek harcamaya devam edeceğiz

Gelirin adil dağıtılmamasının en büyük sorun olduğunu kaydeden Selvi, “Sorun üreten, hayatı acılarla dolu kılan, milyonlarca insanın sefalet içinde bir hayat sürmesine neden olan, kaynakların önemli bir kısmını ele geçirenlerin aç gözlülüğü, daha çok kazanma hırsı ve doymazlığıdır. Gelir dağılımında adalet sağlanabilirse, birçok sorun çözüme kavuşur. Bunu da ancak örgütlü gücümüzle başarabiliriz. Sendika olarak bu konuda sorumluğumuz büyüktür. Şimdiye kadar olduğu gibi, bundan sonra da hakça bölüşüm ilkesinin tam olarak hayata geçirilmesi için elimizi taşın altına koymaya, emek harcamaya, gece gündüz, yağmur çamur demeden devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Hak eden görev almalı, hakkını veren görevde kalmalıdır

Eğitimde dönüşümün önemli olduğunu, bunun tedricî olarak gerçekleşmesi gerektiğini dile getiren Selvi, dönüşümün devr-i sabık oluşturacak şekilde bir tasfiye sürecine dönüştürülmemesi, okul yöneticiliğinde değişim yerine gelişimin esas alınması; hak edenin görev alması, hakkını verenin görevde kalması gerektiğini söyledi.

Öğretmeni kamu personel sistemi içerisinde bir hizmet sınıfı içinde ele alan sistemin, toplumun meslekten ve meslek mensuplarından beklentilerini karşılamasına imkân verecek esnekliği ve özerkliği sağlamadığının aşikâr olduğunu ifade eden Selvi, “Mesleğin bütün yönlerini kapsayan sistematik bir düzenleme yapılmadan, bu çok parçalı yapı altında öğretmenlik mesleğinin statüsünün yükseltilerek niteliklerinin geliştirilmesinin sağlanması mümkün değildir. Öğretmenliğin bir kariyer mesleği, yöneticiliğin ise profesyonel bir meslek olarak değerlendirilmesini ve mesleki standartlara kavuşturulmasını sağlayacak olan, bir meslek kanunudur. Talebimiz, kanun hazırlanırken, eğitim paydaşlarının, öğretmenlerin önerilerinin dikkate alınmasıdır” diye konuştu.

Kadrolu ve güvenceli istihdam kırmızı çizgimizdir

İş güvencesi ve kadrolu istihdamın kırmızı çizgileri olduğunun altını çizen Selvi, şöyle konuştu: “Kadrolu ve güvenceli istihdam, güçlü devletin kamu yönetimindeki ön şartı; saygın iş ve insan onuruna yaraşır çalışma hayatı anlayışının kamu personel sistemi açısından başlangıç noktasıdır. Sözleşmeli personel uygulamasında ısrar, aile kurumundan aile içi dayanışmaya, çocukların ebeveynleriyle birlikte olmasından eğitimine, kamu hizmetlerinde kalite ve süreklilikten iş barışına, kariyer ve liyakat sisteminden adalet merkezli ve eşitlik temelli kamu personel mevzuatı gerekliliğine birçok alanda sorun yaşatmakta ve üretmektedir. Bu nedenle, sözleşmeli personel istihdamından bir an önce vazgeçilmeli, atamalar kadrolu yapılmalıdır.”

Bütün ek gösterge oranlarında en az 600 puan artış yapılmalıdır

Kamu görevlileri arasında ayrım yapmayan, 3600 ek göstergeden daha fazla kamu görevlisinin yararlanmasını amaçlayan bir düzenlemenin hem ihtiyaç hem de zorunluluk olduğunu vurgulayan Latif Selvi, “Daha fazla kamu görevlisinin 3600 ek gösterge kapsamına alınması, ek göstergesi olmayan yardımcı hizmetler sınıfına ek göstergeden yararlanma imkânı sağlanması ve bütün ek gösterge oranlarında en az 600 puan artış yapılması hükümlerini içerecek bir düzenleme ivedilikle hayata geçirilmelidir” dedi.

Eğitim-Bir-Sen Giresun Şube Başkanı Muhammet Sarı ve Ordu Şube Başkanı İsmail Çelenk de birer konuşma yaptılar.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

MEB PERSONEL Haberleri