Eğitim-Bir-Sen'den Yeni Anayasa ve Kürt Sorunu Paneli

Eğitim-Bir-Sen Şanlıurfa 1 No’lu Şube, Siyasetçi Abdurrahman Kurt ve Araştırmacı-Yazar Doç. Dr. Vahap Coşkun’un panelist olduğu “Demokratikleşme Sürecinde Yeni Anayasa ve Kürt Sorunu” konulu bir panel düzenledi.

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Çakırcı, ruhunda ve özünde insanın, insan onurunun yer aldığı, temel hak ve özgürlükleri teminat altına alan, medeniyetimizin temel kodlarını ruhunda barındıran yeni bir anayasanın hayata geçirilmesi için üzerlerine düşeni yapmaya çalıştıklarını belirterek, “Emeğimizi, ekmeğimizi ve özgürlüklerimizi güvence altına alan, toplumun her kesimini kapsayan, yakıcı sorunlarımıza çözüm üretecek, eşit vatandaşlık ilkesi kapsamında herkesin benimseyebileceği bir anayasanın yapılması için elimizden gelen gayreti göstereceğiz” dedi.

Eğitim-Bir-Sen Şanlıurfa 1 No’lu Şube, Siyasetçi Abdurrahman Kurt ve Araştırmacı-Yazar Doç. Dr. Vahap Coşkun’un panelist olduğu “Demokratikleşme Sürecinde Yeni Anayasa ve Kürt Sorunu” konulu bir panel düzenledi.

Mehmet Akif İnan Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panelde konuşan Ramazan Çakırcı, milletin, darbecilerin yaptığı anayasa ile yönetilme ayıbından kurtarılması gerektiğini kaydederek, “Yeni anayasanın hayata geçirilmesini kendimize bir görev olarak görüyoruz. Darbe anayasasından tamamen kurtuluncaya kadar var gücümüzle çalışacağız” şeklinde konuştu.





Yakıcı sorunlarımızı çözmeliyiz

Türkiye kriz ortamına girdiğinde, geleceğe ilişkin rahat bir yolculuk gerçekleştiremediğinde, boşluğa düştüğünde, bundan en çok etkilenenlerin kamu görevlileri ve sivil toplum kuruluşları olduğunu vurgulayan Çakırcı, şöyle devam etti: “En fazla zararı gören çalışanlar, sermaye sahipleri ve üreten kesimdir. Mevcut anayasa da buna meydan bırakıyor. Bu nedenle, geleceğe daha emin ve sağlam bakmamızı sağlayacak yeni anayasayı hep birlikte yapmalıyız.”

Mevcut anayasanın yapılış, yazılış ve hayata geçiriliş süreciyle bir vesayet anayasası ve vesayetin demokrasi adıyla makyajlanmış şekli olduğunu dile getiren Çakırcı, “2010’da yapılan referandumda etkin rol alarak vesayetin kırılması için ilk adımı attık. Toplu sözleşmeye de toplumsal sözleşmeye de evet dedik. Şimdi aynı yolu izleyeceğiz. Sahada olacak, milletin taleplerine kulak vereceğiz. Emeğimizi, ekmeğimizi ve özgürlüklerimizi güvence altına alan, toplumun her kesimini kapsayan, yakıcı sorunlarımıza çözüm üretecek bir anayasanın yapılması için elimizden gelen gayreti göstereceğiz” diye konuştu.



Coşkun: Sancılı dönemlerden alnımızın akıyla çıkarak bugünlere geldik

Eğitim-Bir-Sen Şanlıurfa 1 No’lu Şube Başkanı İbrahim Coşkun ise, açılışta yaptığı konuşmada, 1992 yılından başlayarak yakın tarihimizin en sancılı dönemlerinden alnının akıyla çıkarak bugünlere geldiklerini belirterek, şunları söyledi:

“Eğitim-Bir-Sen bu uğurda bedel ödeyen bir sivil toplum örgütüdür. Vesayeti deşifre ederek, tam demokrasiye geçişi sağlamak adına mücadele etmek, bizim için en büyük borçtur. Yeni anayasa çalışmalarında ise 1982 anayasasından kurtulup yeni anayasa için öncülük edeceğiz.”

Açılış konuşmasının ardından, “Demokratikleşme Sürecinde Yeni Anayasa ve Kürt Sorunu” paneline geçildi. Oturum başkanlığını Ramazan Çakırcı’nın yaptığı panele konuşmacı olarak Siyasetçi Abdurrahman Kurt ve Araştırmacı-Yazar Doç. Dr. Vahap Coşkun katıldı.



Abdurrahman Kurt: Eşit statüye ihtiyaç var

Abdurrahman Kurt, anayasal vatandaşlık ve Kürtlerin devlete değil, eşit statüye ihtiyacı olduğunu, Kürt sorununun esas muharrikinin Türk milliyetçiliği olduğunu, PKK’nın hep Barzani’yi hedef gösterdiğini ve 2010 yılına kadar Ergenekon ile anlaştığını iddia etti.



Vahap Coşkun: Demokratik bir zemin oluşturulmalıdır

Doç. Dr. Vahap Coşkun ise, 1982 Anayasası’nın otoriter devletçi bir zihniyeti esas aldığını, yeni anayasadan toplumun beklentilerinin olduğunu, bu beklentilerden bazılarının temel hak ve özgürlükler, demokratik süreçlerin güçlendirilmesi ve Kürt sorununun çözümü için demokratik bir zeminin oluşturulması olduğunu ifade etti. Coşkun, Türk kavramının tüm kimlikleri kapsamadığını, ilk dört maddenin, beş darbecinin iradesini yansıttığını, ilk dört maddeye dokunmamanın yeni bir anayasa yapmamak olduğunu sözlerine ekledi.


Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

MEB PERSONEL Haberleri