Eğitim-İş, Millî Eğitim Bakanlığının Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS) Uygulama Kılavuzu’nda yer alan bazı hükümlere karşı Danıştayda dava açtı. Sendika, öğretmenlerin soru hazırlama yetkisini sınırlandırdığını ve e-Okul’a soru bazında puan girilmesini zorunlu kıldığını belirttiği düzenlemelerin yürütmesinin durdurulmasını ve iptalini talep etti.
Eğitim-İş Merkez Yönetim Kurulu tarafından 20 Ekim 2026’da yapılan açıklamada, kılavuzdaki uygulamaların öğretmenlerin mesleki yetkilerini daralttığı ve iş yükünü artırdığı savunuldu.
Soru hazırlama yetkisine sınırlama itirazı
Sendikanın açıklamasına göre, dava konusu düzenlemeler kapsamında okul zümrelerinin hazırlayacağı soruların sayısı ikiyle sınırlandırılıyor, diğer sorular ise merkezi soru havuzundan belirleniyor. Açıklamada, havuzdaki soruların öğretmenlerin erişimine sınavdan yalnızca dört gün önce açıldığı da belirtildi.
Eğitim-İş, bu uygulamanın öğrencilerini ve öğrenme süreçlerini yakından tanıyan öğretmenlerin ölçme ve değerlendirme sürecindeki rolünü daralttığını ileri sürdü.
“Ölçme ve değerlendirme öğretim sürecinden koparılamaz”
Eğitim-İş, öğretmenlerin yalnızca merkezi olarak belirlenen soruları uygulayan ve sonuçları sisteme aktaran kişiler olarak görülmemesi gerektiğini savundu.
Sendika açıklamasında, öğretmenlerin öğrencilerin hazırbulunuşluklarını, gelişimlerini ve öğrenme güçlüklerini doğrudan gözlemlediği vurgulanarak bu mesleki birikimin sınavların hazırlanmasına yansıması gerektiği ifade edildi.
Ayrıca Öğretmenlik Mesleği Kanunu’nda yer alan öğrencilerin ilgi, yetenek ve öğrenme ihtiyaçlarını gözetme sorumluluğuna dikkat çekilerek öğretmenlerin pedagojik takdir alanının korunması gerektiği belirtildi.
e-Okul’a puan girişi iş yükü tartışmasını gündeme getirdi
Eğitim-İş’in itiraz ettiği bir diğer konu, sınavlarda her soruya ilişkin puanların ayrı ayrı e-Okul sistemine girilmesi oldu.
Sendika, sınavların okunması ve değerlendirilmesine ek olarak getirilen veri girişlerinin öğretmenlerin idari iş yükünü artıracağını savundu. Açıklamada, özellikle yeterli bilgisayar, internet ve çalışma imkânı sağlanmadan bu işlemlerin öğretmenlerden istenmesine tepki gösterildi.
Eğitim-İş, öğretmenlerin zamanlarını yoğun veri girişi yerine ders hazırlığına ve öğrencilerle birebir çalışmaya ayırabilmesi gerektiğini belirtti.
Okullar arasındaki imkân farklılıklarına dikkat çekildi
Sendika, okulların fiziksel koşulları, sınıf mevcutları ve öğrencilerin eğitim olanaklarının birbirinden farklı olduğunu vurguladı.
Farklı koşulları yeterince dikkate almayan ve öğretmenlerin sınavları uyarlama imkânlarını sınırlandıran merkezi bir modelin eğitimdeki eşitsizlikleri artırabileceği görüşü dile getirildi.
Açıklamada, Bakanlığın önceliğinin öğretmenlerin mesleki yetkilerini daraltmak yerine okulların ihtiyaçlarını karşılamak ve eğitim koşullarındaki farklılıkları azaltmak olması gerektiği ifade edildi.
Eğitim-İş’ten iptal ve yürütmenin durdurulması talebi
Eğitim-İş, OYSS Uygulama Kılavuzu’ndaki itiraz konusu düzenlemeler nedeniyle Danıştayda dava açtığını duyurdu. Sendika, dava kapsamında yürütmenin durdurulmasını ve ilgili hükümlerin iptalini talep etti.
Açıklamanın sonunda Eğitim-İş, öğretmenlerin mesleki haklarını ve çocukların laik, bilimsel, çağdaş, kamusal, parasız, karma ve nitelikli eğitim hakkını savunmayı sürdüreceğini bildirdi.