Eğitim-İş, okullarda yaşanan güvenlik sorunları, fiziki yetersizlikler ve eğitim ortamını doğrudan etkileyen yapısal eksikliklere dikkat çekerek “Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim” başlıklı bir imza kampanyası başlattı. Sendika, öğrencilerin, öğretmenlerin ve tüm eğitim emekçilerinin güvenli, sağlıklı ve nitelikli bir eğitim ortamına erişmesinin temel bir kamusal hak olduğunu vurguladı.
Açıklamada, eğitim kurumlarında yaşanan sorunların yalnızca bina, sınıf ya da fiziki altyapı eksikliğiyle sınırlı olmadığı belirtildi. Sağlıklı ve güvenli bir okul ortamının; sağlık hizmetleri, psikososyal destek, sosyal hizmet ağı ve kurumsal denetim mekanizmalarıyla birlikte ele alınması gerektiği ifade edildi. Bu çerçevede devletin, eğitim ortamını yalnızca akademik açıdan değil, öğrencinin ve eğitim çalışanının yaşam hakkını koruyacak biçimde bütüncül olarak düzenlemesi gerektiği savunuldu.
Eğitim-İş, bu kapsamda taleplerini ayrıntılı biçimde sıraladı. Sendika, her okulda revir ve sağlık görevlisi bulunmasını, okul girişlerinde kadrolu güvenlik personeli görevlendirilmesini ve giriş çıkışların düzenli şekilde denetlenmesini istedi. Bunun yanı sıra okullarda yeterli sayıda kadrolu temizlik personeli istihdam edilmesi gerektiği vurgulandı.
Açıklamada öğrencilerin sağlıklı gelişimi için ücretsiz ve nitelikli okul yemeği ile temiz içme suyunun da eğitim hakkının ayrılmaz bir parçası olduğu belirtildi. Rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi de öne çıkan başlıklardan biri oldu. Sendika, her okula rehber öğretmen atanmasını, öğrenci sayısına göre bu sayının artırılmasını ve rehber öğretmenlerin hazırladığı raporların dikkate alınmasını talep etti.
Okullarla sosyal hizmetler arasında daha güçlü bir bağ kurulması gerektiğini belirten Eğitim-İş, çocukların yalnızca ders başarısı üzerinden değil, sosyal ve psikolojik açıdan da desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Bu nedenle sosyal hizmet sisteminin eğitim kurumlarıyla daha koordineli çalışmasının önemine dikkat çekildi.
Açıklamada öğretmenler üzerindeki baskı konusu da ayrı bir başlık olarak yer aldı. Özellikle şikayet mekanizmalarının öğretmenler üzerinde baskı oluşturduğunu savunan sendika, bu durumun eğitim ortamına zarar verdiğini ve sona erdirilmesi gerektiğini belirtti.
Kalabalık sınıfların azaltılması, yeni okul binaları ve dersliklerin yapılması, sanat ve spor derslerinin güçlendirilmesi, okul takımları ile sanat kulüplerinin yaygınlaştırılması da kampanyanın öne çıkan talepleri arasında yer aldı. Ayrıca tüm okulların güvenlik ve fiziki koşullar bakımından belirli standartlara uygun hale getirilmesi gerektiği vurgulandı.
Eğitim-İş, kampanyanın sonunda tüm üyelerini, eğitim emekçilerini ve velileri bu sürece destek vermeye çağırdı. Sendika, güvenli ve sağlıklı eğitim ortamının ayrıcalık değil, herkes için eşit biçimde sağlanması gereken temel bir hak olduğunu belirterek imza kampanyasının büyütülmesini istedi.