Eş Durumundan Tayin Ayrımcılığı Devam Ediyor

MEB özür durumu tayin başvurularını 09.08.2010 günü sona erdireceğini açıkladığı şu günlerde, başvuru sayfasında bir şey dikkatimi çekti. Araştırdıktan sonra gördüm ki gerçekten bu ülkede öğretmen çift olmak çok zor. Neden mi?

Bugün yanıma bir öğretmen arkadaşım geldi. Tayin olduğu Edirne'ye öğretmen olan eşinin de tayin isteyeceğini belirterek bilgisayarımdan eşinin başvurusunu yaptı. MEB; eş görev bilgilerinin başvuru sayfasında seçilmesini istemekteydi. Burada Aynen şu meslek gruplarının bulunduğunu gördüm. Eşi Subay, Eşi Astsubay, Eşi Uzman Çavuş, Eşi Hâkim, Eşi Savcı, Eşi Kaymakam, Eşi Vali/Vali yardımcısı, Eşi Emniyet Müdürü, Eşi Emniyet Amiri, Eşi Polis.

Neden böyle bir ayrım yapılmış diye sorduğumda bu meslek gruplarının öğretmen olan eşlerinin ayrıcalıklı tayin hakları bulunduğu cevabını aldım arkadaşımdan. Daha sonra konuyu araştırdığımda gerçekten bunun doğru olduğunu üzülerek görmüş oldum. Eşitlik, demokrasi, ayrımcılığa son nutuklarının atıldığı bugünlerde bu olay beni bir hayli şaşırtmıştı. Kısaca eşi bu gruplarda olan öğretmenler istediği gibi tayin olabilirken benim cefakâr arkadaşımın eşi tayin olabilmek için türlü uğraşlar verecekti.

Biran için Bitlis'te yaşadığı olay gelmişti gözlerimin önüne. Arkadaşım Salih öğretmen olan bir arkadaşıyla beraber şehre inmiş, esnafın “bu soğukta, karda köye çıkamazsınız” uyarılarına rağmen pazartesi günü okullarını açmak için yürüyerek köye çıkmaya karar vermişlerdi. Salih'ten daha ileride ki lojmana ( buraya lojman demenin yanlış olduğunu düşünüyorum, baraka demek daha doğru olsa gerek) giden arkadaşı yolda donarak can vermişti maalesef.

İşte bu çileleri çeken öğretmenlerimize kendi bakanlıkları bile negatif ayrımcılık yapmakta. Hani herkes kanun önünde eşitti? Hani demokrasi? Hani ayrımcılık yapılmaması? Bir bayan öğretmenin yine öğretmen olan biriyle evlenmesi suç mudur? Suç değilse MEB neden öğretmen olan eşleri ayırmaktadır? Daha da önemlisi neden ayrımcılık yapmaktadır? Yukarıda saydığım ayrıcalık tanınan meslek sahiplerinin çocukları çocuktur da öğretmen eşlerinki çocuk değil midir? Kendi personeline bu şekilde ayrım yapan bir başka bakanlık var mıdır? Gerçekten merak etmekteyim…

Hâlbuki anayasamızda eşitlik ilkesi vardı? Neyse konunun yasal zeminini anlatmak istemiyorum. Çünkü yıl 2010 da bu şekilde kendi personelini küçük düşüren, personel arasında imtiyazlar yaratan MEB için hukuksal boyutu incelemeye bence gerek yok. Merak edenler 4855 sayılı kanunun kaldırılışını, akabinde Remzi KAYA imzasıyla yayımlanan “İl İçi Görev Yeri Belirleme” konulu yazıyı okusunlar. Böylece 4855 in kaldırılışının işlevselliğinin olmadığını göreceklerdir.

MEB'in Başbakanımızın sözlerine işlevsellik kazandırıp kazandırmayacağını bekleyip görelim.Ne demişti Başbakan: Üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğü – Bizim gözümüz de tüm vatandaşlarımız eşit ve aynı haklara sahiptir; öylede olmalıdır! Ne diyelim Allah öğretmenlerimize sabır versin


memur.biz

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (6)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Haberleri