Yıllar içinde hazırlanan çeşitli raporlarda FETÖ ile ABD arasındaki ilişkinin boyutu ve örgütün nasıl bir istihbarat ağı işlevi gördüğü iddiası bir kez daha gündeme geldi. Raporlara göre örgüt lideri Fetullah Gülen'in 1996 yılında başta CIA olmak üzere çok sayıda yabancı gizli servis mensubuyla "diplomat" adı altında görüşmelere başladığı öne sürülüyor.
"CIA, Örgüt Liderini 1999'da ABD'ye Aldı" İddiası
Söz konusu raporlarda yer alan iddialara göre, CIA'nin 21 Mart 1999'da örgüt liderini ABD'ye götürdüğü, bu adımın örgüte önemli dış destek ve hareket kabiliyeti kazandırdığı öne sürülüyor. Raporlar, örgütün ABD için taşıdığı iddia edilen "küresel enstrüman" niteliğinin bu şekilde güçlendiğini, tüm işlemlerin CIA'den alınan talimatlarla yürütüldüğü iddiasını içeriyor. Örgütün sosyo-ekonomik açıdan gelişmiş ülkelerde uzun yıllar lobi faaliyeti sürdürdüğü, bu ülkelerin de örgütü gerektiğinde Türkiye'ye karşı kullanılabilecek bir koz olarak desteklediği ileri sürülüyor.
En Önemli Örgütlenme Aracı: Eğitim Kurumları
Raporlarda örgütün en önemli örgütlenme aracının eğitim kurumları olduğuna dikkat çekiliyor. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye'de örgüte ait olduğu tespit edilen 2 bin 284 okul ve 1000'den fazla dershanenin kapatıldığı hatırlatılıyor.
Dünya Genelinde Geniş Bir Ağ İddiası
O dönem hazırlanan raporlara göre örgütün 170 ülkede 767 okulu bulunduğu, dünya genelinde 520 şirket, 269 vakıf, 205 medya kuruluşu, 252 sivil toplum kuruluşu, 327 dernek ve 216 hastanenin örgüte bağlı olarak faaliyet gösterdiği iddia ediliyor.
"Okullarda CIA Ajanları Çalıştırılıyordu" İddiası
Raporlarda, örgüte bağlı okulların uluslararası istihbarat ağlarının gözetimi altında faaliyet yürüttüğü öne sürülerek şu iddialara yer veriliyor: Okullarda zaman zaman CIA bağlantılı kişilerin görev aldığı, İngilizce öğretmenlerinin büyük bölümünün İngiliz ve Amerikalı kökenli olduğu belirtiliyor. Ayrıca okulların açıldığı ülkelerin siyasi, ekonomik ve sosyal yaşamında etkinlik kurmaya çalıştığı, üst düzey isimlerin çocuklarının bu okullarda okutularak ilişki ağının genişletildiği, mezunların bir kısmının ilgili ülkenin kurumlarına yerleştiği ve okulların para transferi amacıyla da kullanıldığı iddiaları yer alıyor.