Hakan Şükür’e Cevap

Adil Gülmez

Sağ cenahta belli bir süredir bir sol muhabbeti türemiş vaziyette.

Birileri kendi sahasında elde edemediği başarıyı yabancı sahalarda arıyor. Kendi sahasında başarıya ulaşamayan birinin başka sahalarda başarı kovalaması ne tarafından bakarsanız bakın beraberinde birçok soruyu gündeme getiriyor. Bir insanın istediği şeye ulaşmayı ne pahasına olursa olsun kafasına takması o şahsa pek bir şey kazandırmaz. Ben anlaşılmadım, dostlarım beni anlayamadılar dolayısıyla bana düşündüklerimi ortaya dökme fırsatı vermediler, üzüldüm, diyerek çekilmek erdemlilik olsa gerek.

Hakan Şükür ve Mansur Yavaş’ın geldikleri pozisyon bu yönüyle benzerlikler arz ediyor. Hakan Şükür, ayrılırken birkaç neden söyledi. Bunu açıkça ifade etmesi Bakan Mehmet Ali Şahin tarafından takdirle karşılandı. Şahin şöyle diyordu:

 İstanbul Milletvekili Hakan Şükür'ün AK Parti'den istifasını, 'Hakan'ı tebrik ediyorum, çünkü diğer milletvekilleri gibi 'gördüğüm lüzum üzerine partimden ayrılıyorum' demedi.

 Niçin ayrıldığını, çok açık bir şekilde ifade etti. Aslında işin özeti; 'Bana emrettiler ben AK Parti'ye geldim, şimdi emrettiler ayrıldım' demektir.

Şükür’ün iddiaları ise şöyle:

1-Dershaneler konusunda hakperest yaklaşılmadı.

2-KCK benzetmesine kimse tepki göstermedi

3-Hizmet hareketine düşman muamelesi yapıldı

4-İyi günde Hizmet’i övenler bir anda sustular

 

İddialar ilk bakışta kafası pek çalışmayan bir çocuğun ağzından çıkmış izlenimi verse da teker teker ele alalım.

1-Dershaneler konusunda hükümet bir taraftır, burada hükümetten hakperest yaklaşım beklemek çocukçadır. Kaldı ki burada hükümetin yaklaşımını “hakperest” değil diyerek “zulüm” vurgusu yapmak ta zulümdür, saçmalıktır.

2-KCK benzetmesine Ak Partililerin tepki vermesini bekleyenler kendileri de hükümete ve Başbakan’a yöneltilen hakaretlere neden bir şey demediler? Üstelik o sıralarda Ak Parti vekili idi. Ayrıca benzetmeyi yapan vekilin şahsi görüşü idi, parti görüşü değil. Yani KCK demeseydi de “paralel devlet” deseydi ne değişirdi?

3-Belki en aptalca olanı bu itham, kuzum nerde yaşıyorsunuz? Ne zamandan beri hangi düşmanlık yapılmış Hizmet mensuplarına. Düşmanlık yapılmış ta nasıl bu kadar büyümüşler. Sayın Şükür bu konuda bizi aydınlatır mısın?

4- İyi günde Hükümetten her istediğini koparan cemaat kendine biraz durun, içinizdeki çürükleri ayıklayın denilince feveranı bastı.

Bu yazıyı daha fazla uzatmak pek mümkün değil. Mansur Yavaş'la ilgili yazı sonraki haftalara kaldı.

Bütün mesele bunlar değil ama. 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.