"İmamoğlu'nu cumhurbaşkanı adayı olarak sivriltmeye çalışıyorlar"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Kesin olmayan hapis kararından sonra Saraçhane tiyatrosu düzenleyenlerin devlete, hükümete ve Türk yargısına saldırması en hafiften tabirle fırsatçılıktır." dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin "2023'e Doğru: Aday Belli, Karar Net" temalı açık hava toplantıları kapsamında Millet Bahçesi yanında düzenlediği mitingde, alandaki coşku ve heyecandan dolayı katılımcılara şükranlarını sundu.

Mersin'in ilçelerini ve "Başı Toroslar kadar dik, gönlü Mavi Vatan kadar zengin" diyerek tanımladığı vatandaşları selamlayan Bahçeli, "2022'yi uğurlayıp umutlarla karşılayacağımız 2023 yılına çok az bir zaman kaldı. Cumhuriyetin 100. yıl dönümü için geri sayım artık başladı. 2023, millet iradesinin bir kez daha tecelli edeceği sandık yılıdır." ifadesini kullandı.

Konuşmasında "2023 yılına hazır mısınız, 2023'te yeni bir Türk mucizesine var mısınız, 2023'te Türkiye'nin yükselişine destek olacak mısınız?" diye soran ve katılımcılardan "Evet" cevabını alan Bahçeli, "Allah'ın izni, sizlerin teveccühüyle önümüzdeki yıl çılgın Türklerin yeni bir şahlanış dönemi yaşanacaktır. Nitekim verdiğiniz cevaplar buna işaret etmektedir. Hiç kimse boşuna hayal kurmasın, boş yere hevese kapılmasın, Türkiye zillete düşerek ziyan olmayacak, aciz ve zayıf hale gelinemeyecektir. Mersin, böyle bir hezimete muhakkak karşı duracaktır. Milli birlik ve kardeşlik ruhu ayağa kalkıp istikbaline sahip çıkacaktır." şeklinde konuştu.

Bahçeli, mücadelelerine destek sağlayanlara teşekkür ederek, açık hava toplantısına Mersin'in yanı sıra Adana, Antalya, Hatay ve Osmaniye'den gelenlere "Hoş geldiniz" dedi.

Milletlerin tarihinde kritik ve stratejik dönüm noktaları olduğuna dikkati çeken Bahçeli, şöyle devam etti:

"Söz konusu mühim dönüm noktaları, milli ve tarihi hedeflerin güncellenip yeni bir güçle serpilmesinin fırsat kapısıdır. Biz bu kapıyı ardına kadar açıp önümüze çıkacak altın fırsatları yakalamak istiyoruz. Kaldı ki hakkımızın, hukukumuzun ve parlak hedeflerimizin peşindeyiz. Haysiyetli ve huzurlu bir hayatı tahkim ve tesis gayretindeyiz. Zamanın gerisine düşemeyiz, gelişmelere sahne arkasından bakamayız, hayatın ve hadiselerin akışını uzaktan seyredemeyiz. Atıl, etkisiz, edilgen, pasif, güdümlü, başı eğik, sesi çıkmayan, eline vurulup ekmeği alınan bir pısırıklığa tahammül edemeyiz. Şartlar mecbur bırakmadıkça 'ya hep ya da hiç' diyemeyiz."

"Kendimize güveniyor aziz milletimize gönülden inanıyoruz"
Bahçeli, Cumhuriyetin 100. yıl dönümünü Türk ve Türkiye yüzyılının "cümle kapısı" olarak gördüklerini ifade ederek, "Kendimize güveniyor, aziz milletimize gönülden inanıyoruz. Türkiye'yi üzerinde hesapların yapıldığı, oyunların kurgulandığı, müdahale edilir ülke olmaktan çekip çıkarmak istiyoruz. Elbette bu süreç meşakkatlidir, zorludur, insan üstü emek ve fedakarlık gerektirecektir. Aynı zamanda bu süreç milletinin sevinciyle sevinen, üzüntüsüyle üzülen, bunun yanında milli ve manevi değerlerle bütünleşip tek nefes olan inanmış yüreklere ve yürekli duruşlara ihtiyaç duyacaktır. Hamdolsun bu yürek Milliyetçi Hareket Partisinde ziyadesiyle vardır, bu yürekli duruş Cumhur İttifakı'nda mevcuttur." değerlendirmesinde buluntu.

Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran ve vatanı kurtaran Kuvayımilliye ruhunun, o dönemin Cumhur İttifakı olduğunu aktaran Bahçeli, şöyle konuştu:

"Zira Cumhur İttifakı, Türk milletinin ta kendisi, özlemlerinin ve özgüveninin taşıyıcısıdır. Bu ittifak, ihanetlere karşı her zaman sur örmüş, set çekmiş, baraj olmuştur. Bu ittifak, işgal ve istila girişimlerinin karşısında yer almış, her kalkışmaya canla, başla, kahramanca direniş göstermiş, bundan sonra da göstermeye aynı kararlılıkla devam edecektir. Cumhuriyetin kurucu felsefesi, muasır ve müreffeh bir gelecek fikriyatı Cumhur İttifakı'nın kurşungeçirmez, taviz ve teslim olmaz iradesine emanettir. Tevarüs ve tebarüz edilen kutlu emanet zayi edilmeyecek, zillet masalarında meze yapılmasına göz yumulmayacaktır."

"En ufak durgunluk emaresi göstermeyeceğiz"
Devlet Bahçeli, dualarının, dileklerinin ve dirayetlerinin ülkenin her yöresinde dalga dalga yükseldiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kardeşlik bağlarımız kırılmadan, vatan sevdamız küllenmeden, millet varlığımız küflenmeden, yöresi ve kökeni ne olursa olsun 85 milyon Türk vatandaşı al bayrağın altında bir olmayı kaderi görmekten vazgeçmeden ne bir infaz hükmü ne bir linç hücresi ne de bir yenilgi hüznü bizim semtimize dahi yanaşamayacaktır. Cumhuriyetin 100'üncü yıl dönümünde, 1923'ün anıları tazelenecek, bu suretle geçmiş gelecekle eklemlenecektir. 100 yıl evvel kurtuluşumuzun mukavemeti Cumhuriyetin mukadderatıyla birleşmişti. 2023'te de lider ülke Türkiye'nin müjdesi Cumhuriyetin müstesna kazanımlarıyla bu defa sadırdan sahaya, kuvveden fiile, fikirden eyleme, tefekkür alanından tatbik safhasına geçecektir. İnancımız budur, irademiz budur, gayemiz ve gayretimiz de bu kutlu amaca yöneliktir. Bu nedenle durmayacağız, en ufak durgunluk emaresi göstermeyeceğiz."

"Siyaset bezirganlarının altılı masaya dinamit fırlattığı ortadadır"
Bahçeli, adaletin ve hukukun herkese lazım olduğunu, hukuk önünde hiç kimsenin ayrıcalıklı bir konumu bulunmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı hakkında 14 Aralık 2022 tarihinde verilmiş kesin olmayan 2 yıl 7 ay 15 günlük hapis kararından sonra Saraçhane tiyatrosu düzenleyenlerin devlete, hükümete ve Türk yargısına saldırması en hafif tabirle fırsatçılıktır. İBB Başkanı bir suç işlemişse bunun sonuçlarına elbette katlanmalıdır. Bu şahsın ne üstünlüğü vardır? Bu şahsın hukuki sorumsuzluğu diye bir şey söz konusu mudur? Henüz mahkeme kararı açıklanmadan halkı Saraçhane'ye davet eden Belediye Başkanı, sonuç açıklanmadan apar topar yola koyulan İP Başkanı, altılı masaya Saraçhane dayatması yapmak ve Kılıçdaroğlu'na operasyon çekmek için harekete geçmişlerdir. Birbirlerine kazık atanların, yargı kararını kucaklaşarak ve sevinç çığlıkları içinde karşılayanların, 'yeni başlıyoruz' diyenlerin gizli kapaklı işler çevirdiğini görmemek için sadece kör değil akli ve zihni melekeleri de kaybetmek lazımdır.

İmamoğlu'nu cumhurbaşkanı adayı olarak sivriltmeye çalışan, Kılıçdaroğlu'na çalım üstüne çalım atmak için her durumdan istifadeye çalışan siyaset bezirganlarının altılı masaya dinamit fırlattığı ayan beyan ortadadır. Bu tipler siyasetin en güvenilmez simalarıdır. Kılıçdaroğlu'nu tuzağa düşürmek amacıyla manevra yapanlara en büyük cevabı CHP'ye oy veren kardeşlerim verecektir. Saraçhane kumpası tutmaz. Sahte mağdurlara, ucuz kahramanlığa, kağıttan kaplanlara, mahkeme salonlarından siyaset çıkarmaya niyetlenen bukalemun siyasetçilere Türk milleti hiçbir şekilde değer veremez, saygı duymaz. Altılı masadaki parti başkanlarının birbirini tekzip eden konuşmalarını hiç kimse kale almaz, nitekim almamıştır. Saraçhane'de yargı kararına sarılıp 'fırsat bu fırsattır' diye meydana dökülen siyasetçilerin alayı birden samimiyetsizdir."

Bahçeli, "Lider ülke Türkiye hedefine destek olacak mısınız, Türk ve Türkiye Yüzyılına omuz ve olur verecek misiniz?" diye sordu.

Vatandaşların "Evet"lerinin güçlerini daha da kökleştirdiğini vurgulayan Bahçeli, birlikte atacakları her adımın daha mutlu, huzurlu, güvenli bir Türkiye'ye doğru yol alış olduğunu aktardı.

Bahçeli, vatandaşlara mücadelelerine dahil olma çağrısında bulunarak, "Gelin bu tarihi görevde sizin de payınız olsun. Hainlere, arsızlara, namussuzlara, tefecilere, tezgahçılara, sömürge teşrifatçılarına, yağmacılara, düzenbazlara, istismarcılara, inkarcılara, işbirlikçilere, soysuzlara, ruhunu satmış namertlere karşı bir olalım, diri olalım, el ele verip hep birlikte Türkiye gibi duralım. Kızılelma ülküsüyle kenetlenelim. 2023 bu söylediklerimin hepsi için bir kader ve karar yılıdır." diye konuştu.

Türkiye'de 2023'te tarihi bir seçim yapılacağına işaret eden Bahçeli, "Artık bütün yollar 2023 seçimlerine açılmaktadır. Vakit anbean yaklaşmakta, çember günbegün daralmaktadır. Bizim adayımız belli, kararımız nettir. Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dır. Hedefimiz Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın açık ara farkla tekrar Cumhurbaşkanı seçilmesi, TBMM'de milletvekili sayısı ve siyasal destek itibarıyla çok güçlü bir Milliyetçi Hareket Partisi grubunun ve Cumhur İttifakı'nın tezahür etmesidir. Samimi ve kesintisiz mücadelemizin gayesi bu amaçlara ulaşmaktır." değerlendirmesinde bulundu.

"Ne yaparlarsa yapsınlar zilletin fermanını kabul ettiremeyecekler"
Bahçeli, ayırmadan, ayrışmadan ve ayrı düşmeden hedeflere ulaşacaklarını belirterek, "Lider ülke Türkiye için her zorluğu aşmaya azimliyiz." dedi.

Mehmet Akif Ersoy'un "Birlik Şiiri"ni okuyan Bahçeli, "Yüreklerimizin atışı topludur, yürüyüş istikametimiz dosdoğrudur. İman dolu kalbimizle, sağlam karakterimizle, sağduyulu tavrımızla her biri rehin edilip zincirlenmiş siyasetçilere tahammülümüz hiç yoktur. Türkiye'yi yenemeyecekler, Türk milletini geçemeyecekler. Ne yaparlarsa yapsınlar zilletin fermanını kabul ettiremeyecekler." diye konuştu.

"Türkiye'de muhalefet kıtlığı ve kısırlığı maalesef ileri düzeydedir." diyen Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

"Bu yüzden Türk siyaseti yaprak dökmektedir. Bu sebeple Türk siyaseti kurumuş toprak gibidir. Demokrasi standartları bizzat muhalefet partileri eliyle düşürülmektedir. Demagoji, demokrasiyi örselemekte ve öğütmektedir. Çünkü muhalefet partileri ekseriyetle zillettedir, köksüz ve kimliksizdir. Siyasi ikballerini ülke çıkarlarının üzerinde gören bir siyasi zihniyetin inandırıcılığı, itibarı, ilkesi olamaz, ikna edici hiçbir yanı da olamayacaktır. İktidara muhalefet etmekle ülkeye muhalefet etmek başkadır. Türkiye'nin belki de en göze çarpan talihsizliği, siyaseti akıl ve ahlak çemberi dışına taşıran, milli ve manevi değerlerle zıtlaşan muhalefet partilerinin varlığıdır."

"CHP ve altılı masa yabancıların güdümündedir"
Muhalefete eleştirisini sürdüren Bahçeli, "Zillet ittifakı siyasi canlılığını kural ihlalleriyle, kumandalı iradesiyle, kutuplaşma taktikleriyle sürdürmektedir. Yalan derseniz bunların dilindedir. Yozlaşma derseniz bunların dimağındadır. İftira ve asılsız itham derseniz bunların alametifarikasıdır. Nerede bir yara varsa, zillet ittifakı orayı daha da deşmek ve derinleştirmek için faaliyete geçmektedir. Nerede bir husumet ve huşunet sıkıntısı görülüyorsa, zillet ittifakı orada rol kapmak için devreye girmektedir. Zillet ittifakı oyun içinde oyundur. Zillet ittifakı yalan rüzgarı, dedikodu yatağıdır. Bu ittifakı oluşturan proje partilerinin tek gayesi Türkiye'nin ilerleyişini durdurmak, önünü kesmek, yükseliş seferberliğini tartışmaya açmaktır. CHP ve altılı masa tamamıyla yabancıların güdümündedir. Özellikle müstevlilerin eline avucuna düşen bir CHP gerçeği ibret levhası halinde karşımızdadır. Milyon dolarlar ödeyerek görevlendirilmiş ücretli ve ithal danışmanlara bel bağlayacak kadar geleneğinden ve siyasi gerçeklerinden kopmuş bir partinin milletimizin yanında olması imkansızdır." şeklinde konuştu.

Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu "pusulayı kaybetmiş, istikameti şaşmış, yola çıktıklarını yolda bulduklarına değişmiştir" şeklinde eleştirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'ye ABD'den ve İngiltere'den bakan, milletimizin hassasiyetleriyle bütünüyle ters düşen Kılıçdaroğlu'nun kiralık akıl hocaları Atatürk'ün partisinin kılavuz kaptanı haline gelmiştir. Bu nahoş manzara kokuşmuş bir siyasetin özetidir. Bu çirkin manzara sömürgeleşmiş bir partinin içler acısı öyküsüdür. Parayla danışmanlık alanlar, yarın parayla da her değerini satacaktır. Bu haliyle CHP'nin 3 Aralık 2022 tarihindeki sözde vizyon toplantısı teslimiyetçiliğin vitrini, köhneliğin viranıdır. Vizyon diye açıklanan ne varsa milletimize uzak ve yabancı, milli hayatın gerçekleriyle de bağlantısız ve uyumsuzdur. CHP'nin ekonomi vizyonu diye bir şey yoktur. Zira bu partinin misyonu Türkiye'nin yıkımı ve dağılması, vizyonu da emperyalizmin siyasi devre mülkü olmaktır. Kılıçdaroğlu, vizyon diye isimlendirilen sahne gösterisinde küçülmeyi ve gülünç durumlara düşmeyi normal karşılayacak ölçüde denge ve öz denetim kaybına uğramıştır."

Bahçeli, CHP'nin ekonomide vizyonsuzluğunu belgelediğini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Milliyetçi Hareket Partisi aylar evvel 'Ekonomik Büyüme, Sosyal Gelişme ve Milli Bütünleşme' bağlamında 'Geleceğin Ekonomi Vizyonu'nu saygın akademisyenlerimizin ve uzman isimlerin katkısıyla hazırlamıştır. Kılıçdaroğlu ve zillet paydasında buluşan ortakları bilsin ve duysun ki, vizyon öyle değil böyle olacaktır. Bizim binlerce kilometre mesafeden on-line bağlanan danışmanlara ihtiyacımız yoktur. 'Millet teknoloji görsün' diyen Kılıçdaroğlu, inanıyorum ki gününü sandıkta görecektir. Biz bize yeteriz, bu milletin evlatları da her başarıya ulaşacak kalite, kalibre ve kabiliyettedir. CHP yönetiminin sırt döndüğü, yok saydığı, aziz anılarını rafa kaldırdığı, emanetlerini çiğnediği, adını bile unutulmuşluğa terk ettiği Gazi Mustafa Kemal Atatürk diyordu ki; 'Hangi istiklal vardır ki ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin? Tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir'. Tarihin kaydetmediğini Kılıçdaroğlu kazanmak için çırpınmaktadır. Karanlıkta kaybettiği değerlerini loş ışıklar altında aramaktadır. CHP yönetimi dersini tarihten değil, tarihimize kara çalan yeminli Türk ve İslam düşmanlarından almıştır. Bu itibarla CHP hastadır, bu hastalığın adı da işbirlikçiliktir."

"Hiç kimse bir sapıklıktan hareket ederek dinimizi sorgulayamaz"
İnsan onurunun her şeyin önünde ve üstünde olduğunu vurgulayan Bahçeli, kadın ve çocuklara zulüm yapanların, taciz ve tecavüz edenlerin hem şerefsiz hem de günahkar olduğunu belirtti.

Küçücük yaştaki evlatların istismarına göz yumulmasının, böylesi bir vebale sessiz kalınmasının söz konusu olmadığının altını çizen Bahçeli, şunları ifade etti:

"Bugünlerde sıcak gündemin en üst başlığı 6 yaşındayken tecavüze uğrayan bir mazlumun dramıdır. Gerçi aklımızın almadığı bu iğrençliğe akıl yürütmek de beyhudedir. CHP’nin bu istismarı siyaset malzemesi haline getirmesi meselenin bir diğer ayıplı ve ahlaksız yönüdür. Konu yargıdadır. Failleri gözaltına alınmıştır. Hiç kimsenin böylesi bir insanlık dışı muameleye onay vermesi düşünülemeyecektir. Suçlular kuşkusuz en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Kılıçdaroğlu’nun milletvekilleriyle Adalet Bakanlığının kapısına dayanması, bu ağır sorunu gerçek manasından soyutlayıp siyasi hesaplaşma noktasına taşıması başlı başına sorumsuzluktur. İstismara uğrayan kardeşimizi CHP yönetimi ve zillet partileri aleni bir şekilde kullanmaya kalkışmış, malumu olduğumuz yürek yaralayıcı vahşeti mütedeyyin ve muhafazakar insanlarımızı suçlamak için bir araca dönüştürmüştür. Hiç kimse bir sapıklıktan hareket ederek dinimizi sorgulayamaz. Hiç kimse bir insanlık suçunu basamak yaparak inancımızı ve inanan insanlarımızı zan ve töhmet altında bırakamaz. Böylesi bir çirkinliğe kimsenin de hakkı olamaz. Yargı sonucunu sabırla beklemek zorundayız."

CHP yönetiminin adalet ve hukukla ilgili derin bir sorunu olduğunu ifade eden Bahçeli, "Kılıçdaroğlu ve zillet ortakları ağız birliği etmişçesine Türkiye’de hukukun olmadığından bahsetmektir. 'Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet' diyen aymazlara peş peşe sufle verenler dış kaynaklıdır, fitne cephesinde buluşan kötülerdir. Türkiye'de istibdat olsaydı, Kılıçdaroğlu ve şürekası devlete ve millete her defasında meydan okuyabilir miydi? Zillet ittifakı elini kolunu sallayarak bozgunculuk yapabilir miydi? İstibdadın olduğu yerde demokrasi olur muydu? Bu kadar ihanet ve husumet ortalıkta cirit atabilir miydi?" diye konuştu.

"İmamoğlu’nu parlatma arayışı ve amacının cumhurbaşkanı adaylığıyla ilgili"
Bahçeli, altılı masaya yönelik de şöyle konuştu:

"Bu yıl içinde 8 defa toplandınız ancak henüz cumhurbaşkanı adayını belirleyemediniz. Milletimiz bu orta oyunundan artık bıkmış ve usanmıştır. Madem Saraçhane’de cumhurbaşkanı adayınızı açıklayamadınız, o halde bu ay sonunda yapacağınız toplantıda gecikmiş bu ilanı yapınız. Eğer korkacağınız, saklayacağınız, sıkılacağınız, utanacağınız bir ilişkiniz yoksa 'Cumhurbaşkanı adayımız budur' deyiniz. Kılıçdaroğlu’nu katakulliye getirip, İmamoğlu’nu parlatma arayışı ve amacının cumhurbaşkanı adaylığı meselesiyle ilgili olduğu kesindir."

"Maskeler patır patır düşmüştür. Zillet ittifakının ipliği pazara çıkmıştır." diyen Bahçeli, şöyle devam etti:

"Birbirine operasyon çeken partilere Türkiye emanet edilir mi? Birbirine yan bakan, omuz atan, geriye düşürmeye çalışan sancılı bir ittifakın adalet ve hukuk sözlerine kanan ve aldanan çıkar mı? Kılıçdaroğlu telaş ve korkuya kapılarak, milli iradeyi yeniden inşa edeceklerini söylemiş. Sayın Kılıçdaroğlu bunu nasıl yapacaksın? Milli iradeyi yeniden inşa etmenin ne manaya geldiğinden haberdar mısın? Adaysan çık söyle, mert ol, cesur ol, korkma, kaçma, saklanma. Kendine güveniyorsan yapacağın öncelikli iş altılı masayı dağıtmak, bağımsızlığını tescillemek, sonra da cumhurbaşkanı adaylığını açıklamaktır. Yani başında seni kafese koymayı planlayanlara, ayağını kaydırmak için uygun ortam peşinde koşanlara dikkat etmezsen, dost gördüklerinin yakında postuna samanı doldurması mukadderdir."

Cumhurbaşkanı adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu yineleyen Bahçeli, "Algı oyunlarına teşebbüs edenlerin hevesleri kursağında kalacaktır. Cumhur İttifakı, Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümünde muazzam bir demokrasi zaferiyle Türk ve Türkiye Yüzyılının temellerini atacaktır. Buna hiçbir mihrak engel olamayacaktır. CHP'den bir yol olmaz. İP’ten bir sonuç çıkmaz. HDP’den, 'devası derdine yetmeyen selamsızdan', geleceksiz 'serok Ahmet’ten, bunlara destek olan marjinal partilerden Türkiye’ye en küçük hayır gelmez, gelemez." dedi.

Şeyh Edebali’nin damadı Dursun Fakih’in "Koyunu yemek için tilkiyle plan yapanlardır. Kurtla birlikte öldürenlerdir. Çobanla birlikte yiyenlerdir. Sahibiyle birlikte yas tutanlardır. Sonra da hiçbir şey olmamış gibi davrananlardır." sözünü hatırlatan Bahçeli, şunları kaydetti:

"Zillet ittifakı yanlışın ve yıkımın yanındadır. Zillet ittifakı yalanın ve yağmanın tarafındadır. Zillet ittifakı küresel emperyalizmin ileri karakolu ve Türkiye’nin karşı siperidir. Biz, Türkiye’nin, Türk milletinin, Türk vatanının tarafıyız. Biz garibin, mazlumun, bağında, bahçesinde üretenin yanındayız. Caniye, eşkıyaya, bölücüye, demokrasi ve özgürlük kamuflajına bürünmüş düşman beslemelerine sonuna kadar karşıyız. Biz hakkın, halkın, hakikatin tarafıyız. Biz şehidin, gazinin, ciğeri yanmış anaların, dul gelinlerin, yetim yavruların tarafıyız. Biz, bağımsızlığı can pahasına koruyacak tarafız. Biz Milliyetçi Hareket Partisiyiz. Çağrımız büyük Türkiye’yedir, Türk ve Türkiye Yüzyılınadır, tam bağımsız 'Lider Ülke Türkiye’de' kucaklaşmayadır."

Bahçeli, vatandaşların yeni yılını da tebrik ettiği konuşmasını, "Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’da seyir halinde olan bir polis servis aracına bölücü teröristler tarafından yapılan bombalı saldırıyı lanetliyor, yaralı polislerimize şifalar temenni ediyorum. Biliniz ki terörün kökü kazınacak, teröristler yok edilecektir. 2023’te terörü sıfırlamış bir Türkiye, huzur ülkesi olacaktır." şeklinde sonlandırdı.

Notlar
Miting öncesinde Bahçeli, Tarsus-Adana-Gaziantep (TAG) Otoyolu'nun Mersin gişelerinde AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Jülide Sarıeroğlu, MHP milletvekilleri, belediye başkanları ve partililer tarafından karşılandı.

Mitinge, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Jülide Sarıeroğlu, MHP genel merkez yöneticileri, milletvekilleri, il ve ilçe teşkilatları, belediye başkanları ile çeşitli kentlerden çok sayıda partili katıldı.

Bahçeli, konuşmasının ardından alandakilere karanfiller verdi.

MHP Mersin İl Başkanı Zeynel Uğur Gölgeli, Bahçeli’ye, 1992 yılında Mersin’de parti içinde düzenlenen bir programdaki konuşması sırasında çekilen fotoğrafını ve ifadelerinin yer aldığı tabloyu hediye etti.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

GÜNDEM Haberleri