İşçinin değil Devlet'in iradesi geçerli!

Adil Gülmez

 

Çok Abartıldı
İşte o gün geldi.
Yaşadıklarımız hiç hoş şeyler değildi.
Olayı bu kadar abartmak kimin eseri.
Yazık oldu koskoca İstanbul'a.
Sayın Valimizle bu konuyu Cuma günü uzun uzun konuşmuştuk.
Vali Bey, son derece nazik ve candan bir beyefendi.
Meseleyi çok güzel izah etmişlerdi bize.
Sendikaların ve onları destekleyenlerin maksatlarının başka şeyler olduğundan bahsettiler.
Zira kendilerine sunulan tekliflere inatla yaklaşıyorlardı.
Yetmiyor sanki siyasi bir kimliği varmış gibi seçimleri hatırlatıyorlardı Vali Beye.
Belki kendilerince örtülü "tehdit" savuruyorlardı.
Taksim!in hali malum.
Adeta bir bir çukur orası, bağlantı yolları dersen hakeza.
O zaman 1 Mayıs için Taksim ısrarı niye?
Vali, diyor ki; ortam inşaat faliyetleri dolayısıyla müsait değil.
Gayri müsait şartlar provakatörler, amacı bayram falan olmayan kışkırtıcılar için bulunmaz fırsatlardır.
Bu namüsait şartları istismar edenler çıkarlar, bazı olaylar olabilir ve neticede bazı insanlar yaralanır hatta ölebilirler.
İşte o zaman herkes niye tedbir almadın diye bizim yakamıza yapışırlar, ben bu vebalin altına giremem, demiş.
Halbuki, kutlamalar pekala Kazlıçeşme Meydanı!nda yapılabilirdi.
Taksim'de ısrarın amacı neydi?
Amaç kutsalı olmayanların yoksulluğunu gidermek miydi.
Niye olmasın, ben bundan eminim.
Olayı ben de yaşadım.
Önder Genel Merkezi'nin bulunduğu Hacı Beşir Ağa Külliyesine gitmek üzere evden çıktım.
Üsküdar'dan vapura binerek Eminönü'ne geçecektim.
Vapurlar çalışmıyor, motorlar da kontak kapatmışlar.
Karşıya geçmek ne mümkün. 
Bir kayıkçıya bir vav yazıvereyim de beni karşıya geçir diyecektim ama sonra adam bana ne der diye düşündüm.
Otobüsle köprüden geçerken yolların tenhalığına hayret ettim.
Herkesin ağzında bir "sıkıyönetim" lafı vardı.
Evet, İstanbullu alınan tedbirleri yadırgamış ve olağan üstü hal laflarıyla dalgasını geçiyordu.
İtiraf etmeliyim ki, durum hoşuma gitti.
Issız yollar, tenha nakil vasıtaları hatta deniz üstü bile bomboş.
Ah keşke İstanbul her zaman böyle boş olsa.
Neyse, Zincirlikuyu'da otobüsten indim.
Orada bile biraz düşündürücü bir tenhalık var.
Yarımada adeta giriş çıkışlara kapatılmış.
Sizin anlayacağınız bir otobüse binerek Eminönü'ne ulaşamadım, döndüm Anadolu yakasına.
Fakat kötü bir gün geçirdi İstanbullu.
Herkesin kabahati var.
Bazı lise öğretmenleri öğrencilerini Taksim'e davet ettiler, ama giden öğrencilerden duydum çocuklar orada öğretmenlerini göremediler.
Sendikalar tabanlarına doğru yolu göstermek zorundadırlar. 
Komünislik yapmak için işçi ve sendika paravan olarak kullanılıyorsa iş başka.
Sayın Vali Taksim'i kutlamalara kapatmakla son derece haklıdır, artık bu tavır bir milat olmak zorunda.
İşçinin değil Devlet'in iradesinin geçerli olması gayet normal.
Ancak işin tedbirler kısmı çok fazla abartılıydı.
Eve dönünce düşünmeden edemedim.
Bu kadar abartıya gerek varmıy dı?

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.