Kanunlardaki çelişkiler memurlar lehine çözüme kavuşturulmalıdır

Yenişafak yazarı Ahmet Ünlü bugünkü köşe yazısında personel konularına ilişkin kanunlardan kaynaklanan sorunları soru ve cevap şeklinde açıkladı.

Yenişafak yazarı Ahmet Ünlü bugünkü köşe yazısında personel konularına ilişkin kanunlardan kaynaklanan sorunları soru ve cevap şeklinde açıkladı.

AYLIKSIZ İZİNDEYKEN MEMURLARIN AVUKATLIK STAJI YAPMALARI MÜMKÜN MÜDÜR?

Bir kamu kurumunda memur olarak görev yapıyorum. Hukuk fakültesini bitirdim. Aylıksız izin alarak avukatlık stajı yapabilir miyim?

Birçok memur memuriyet sürecinde dışarıdan hukuk fakültesini okumakta ve okulu bitirdikten sonra da avukatlık hayali kurmaktadır. Aylıksız izin alarak avukatlık stajı yapılıp yapılamayacağını açıklamaya çalışacağız.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36’ncı maddesinde; avukatlık stajını açıkta iken yapanlara iki, memuriyette iken yapanlara bir kademe ilerlemesi uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun Avukatlıkla Birleşemeyen İşler başlıklı 11’inci maddesinde ise “Aylık, ücret, gündelik veya kesenek gibi ödemeler karşılığında görülen hiçbir hizmet ve görev, sigorta prodüktörlüğü, tacirlik ve esnaflık veya meslekin onuru ile bağdaşması mümkün olmayan her türlü iş avukatlıkla birleşemez.” hükmüne yer verilmiştir.

Konuyla ilgili olarak mülga Devlet Personel Başkanlığı tarafından Türkiye Barolar Birliği’ne görüş sorulmuş ve alınan cevapta şu hususlara yer verilmiştir; Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu tarafından kamu görevlisi olarak çalışmakta olan 657 sayılı Kanun’a tabi kişilerin ücretsiz izin alarak bu sürede avukatlık stajı yapmaları uygun görülmüş ve bu yönde kararlar oluşturulmuş olduğu ancak Adalet Bakanlığı tarafından TBB Yönetim Kurulu kararlarının 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’na uygun olmadığı belirtilmiştir.

Bu cevap üzerine mülga Devlet Personel Başkanlığı aylıksız izin süresince avukatlık stajı yapılmasının uygun olmadığı yönünde görüş vermiştir.

AYLIKSIZ İZİNDE İKEN AVUKATLIK STAJINA İLİŞKİN SORUN NASIL ÇÖZÜLECEK?

657 sayılı Kanun’a göre avukatlık stajını açıkta iken yapanlara iki, memuriyette iken yapanlara bir kademe ilerlemesi uygulanacağı açıkça hükme bağlanmıştır. Ancak bırakın memuriyette iken staj yapmayı aylıksız izin süresinde dahi avukatlık stajı yapılması uygun görülmemektedir.

Görüleceği üzere, mevcut mevzuatta açık bir engel olmamakla birlikte verilen görüşlerle engel çıkarılmaktadır. Bunun için Meclis’e sunulan bir torba kanun teklifinde konunun çok basit bir şekilde çözüme kavuşturulabileceğini düşünüyoruz. İktidarıyla muhalefetiyle bu konuda ittifak olacağı için bu sorunu çözmek çok basit olacaktır. Kaldı ki bütçeye de hiçbir ilave yük getirecek bir düzenleme değildir.

DAİRE BAŞKANI OLARAK ATANABİLMEK İÇİN KAÇ YIL KAMU HİZMETİ GEREKMEKTEDİR?


657 sayılı Kanun’un 68/B maddesinde torba kadrolara atama yapılmasının şartları ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır. 703 sayılı KHK ile bu maddede önemli bir değişiklik yapılmıştır. Yeni düzenlemeye göre bakanlık daire başkanları ile diğer daire başkanlarının atamalarında aranan şartlar köklü bir şekilde değiştirilmiştir.

703 sayılı KHK ile 657 sayılı Kanun’un 68/B maddesine yapılan ilave değişikle;

1- Cumhurbaşkanı onayıyla yapılan daire başkanı atamalarında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde öngörülen hizmet süresi şartları aranacaktır. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde bu süre ise bakanlık müstakil daire başkanlıklarına yapılacak atama için 5 yıllık kamu hizmeti olarak belirlenmiştir. Bu sürenin kazanılmış hak aylık derecesinde değerlendirilecek sürelerden olması gerekli değildir. Kamu hizmetinin ise 217 sayılı KHK kapsamında değerlendirilecek hizmetler olması gerekmektedir.

2- Üst kademe kamu yöneticisi sayılmayan daire başkanı ve bu kadrolara denk yönetici kadrolarına yapılacak atamalarda bu bentte öngörülen hizmet süresi yükseköğrenim gördükten sonra beş yıl olarak uygulanacaktır. Ancak bu beş yıllık sürenin hesabında devlet memurlarının kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirilen hizmet süreleri esas alınacaktır.

Buna göre, bakanlıklardaki müstakil daire başkanı dışındaki bir daire başkanlığına atama yapılabilmesi için atanacak kişinin en az 5 yıllık kamu hizmeti olması ve bu hizmetin de kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirilen hizmet sürelerinden olması gerekir. Demek ki her daire başkanı üst kademe kamu yöneticisi sayılmıyor ve atanmaları farklılık arz ediyormuş. Daha önce hangi daire başkanlığı olursa olsun bu süre 10 yıldı ve kazanılmış hak aylık derecesinde değerlendirilen süre aranmıyordu.

Ayrıca, burada gerekli olan hizmet süresine askerlik hizmetinin dahil edilemeyeceğini düşünüyoruz. Çünkü, askerlik hizmetinin 68/B hesabında nasıl değerlendirileceği başka bir bentte belirtilmiştir.

Hangi hizmetlerin kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirileceği 657 sayılı Kanun’da açıkça belirtilmiştir. Yine bazı kanunlarda da çalışılan sürelerin kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde nasıl değerlendirileceğine ilişkin düzenlemeler yoksa, bu hizmetler de değerlendirme kapsamı dışında olacaktır.

10 YILLIK KAMU HİZMETİ OLAN DAİRE BAŞKANI OLARAK ATANABİLİR Mİ?


657 sayılı Kanun’un 68/B maddesinin ilk fıkrasına göre 10 yıllık kamu hizmeti olanların daire başkanı olarak atanması mümkün gözüküyor. Ancak, son ilave edilen fıkraya göre 10 yıllık sürenin 5 yıllık uygulanacağı ve bu beş yıllık sürenin de kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirilen hizmet sürelerinden olması gerektiği ifade edilmiştir.

Buna göre birinci fıkraya göre atamada sıkıntı olmazken ilave edilen fıkraya göre sıkıntı olduğu görülüyor. Bize göre madde yazımındaki amaç ile ortaya çıkan sonuç oldukça farklı olmuştur. Maddedeki amacın daire başkanı atamasında en az beş yıllık hizmet aranması ve bu sürenin de kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirilen hizmet sürelerinden olması gerektiği kurgulanmasına rağmen çıkan sonuca göre 10 yıllık veya daha fazla kamu hizmeti olan bir kişi kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirilen hizmet süresi kısıtı nedeniyle daire başkanı olarak atanamaz hale getirilmiştir. Maddenin bu haliyle değişikliğe ihtiyacı olduğunu ifade edebiliriz. Eğer uygulama, 10 yıllık hizmet şartı yerine getirilmezse 5 yıllık kazanılmış hak aylıkta değerlendirilen süre uygulanır şeklinde kurgulanırsa sorun çıkmayacaktır. Bunun için ilgili kurumlarca kamu kurum ve kuruluşlarına bu ve benzeri sorunlu konularla ilgili çıkarılacak tebliğle sorunlar kökten çözüme kavuşturulabilir.

KAZANILMIŞ HAK AYLIK NE ANLAMA GELİYOR?


Kazanılmış hak aylığı, 657 sayılı Kanun’a göre devlet memurunun öğrenim durumu ve hizmet sınıfı gibi hususların değerlendirilmesiyle tespit edilen memuriyete giriş derece ve kademesine yine bu kanunda yer alan ilavelerin yapılması suretiyle bulunacak derece ve kademe üzerinden hesaplanan aylık olarak tanımlanabilir.

Kazanılmış hak aylığına esas aylık derecesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tâbi olarak geçirilen ya da ilgili mevzuatı gereğince bu kapsamda geçmiş gibi değerlendirilen hizmet süreleri ile öğrenim durumu veya kariyeri dikkate alınarak uygulanan derece veya kademe ilerlemeleri sonucunda ulaşılan derece ve kademeyi ifade etmektedir.

Dolayısıyla her kamu hizmeti kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde dikkate alınmamaktadır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

KAMU PERSONELİ Haberleri