LGS Birincilerinin Sırrı Ortaya Çıktı: Hepsi Aynı Şeyi Yapmış!

LGS'de 500 üzerinden tam puan alan Zeynep Çabuk, Mustafa İlhan ve Muhammed Yusuf Soysal başarı sırlarını anlattı. Dershanesiz, telefonsuz ve dengeli bir çalışmayla nasıl zirveye çıktıklarını bu haberde okuyun.

500 üzerinden 500 tam puan alarak LGS'de Türkiye birincisi olan üç öğrenci var: Zeynep Çabuk, Mustafa İlhan ve Muhammed Yusuf Soysal. Üçü de aynı okuldan, Tevfik İleri İmam Hatip Ortaokulu'ndan. Peki nasıl başardılar? Sırları aslında hiç de karmaşık değil.

Telefonsuz Bir Hayat Yaşadı

Zeynep Çabuk'un anlattıkları çok konuşulacak cinsten: Dershaneye hiç gitmemiş, sadece okulun açtığı kurslara katılmış. Bazı günler 2-3 saat çalışmış, bazı günler ise hiç ders çalışmamış. En dikkat çekici detay ise şu: Kendine ait bir telefonu bile yok! İhtiyacı olduğunda anne babasının telefonunu ödünç alıyormuş.

Zeynep, sınavın kendisi için hiç de kolay geçmediğini itiraf ediyor. "Birincilik falan beklemiyordum, bazı sorularda tereddüt yaşadım" diyor. Ama düzenli çalıştığı için büyük bir baskı hissetmemiş, sadece son bir haftaya girdiğinde biraz gerginlik yaşamış.

Babası Hasan Çabuk da kızının sadece derslerle uğraşmadığını söylüyor: Spor yapıyor, müzikle ilgileniyor, çok kitap okuyormuş. Ailede özel ders ya da dışarıdan kurs desteği hiç olmamış, tamamen okuldaki öğretmenlerin emeğiyle bu noktaya gelmişler.

"Zayıf Olduğum Konuyu Anlayana Kadar Bırakmadım"

Mustafa İlhan da benzer bir yol izlemiş. Sonucu gördüğünde ne hissettiğini bile tam anlatamıyor: "Garip bir duyguydu" diyor. Sosyal hayatını hiç ihmal etmemiş, arkadaşlarıyla vakit geçirmeye devam etmiş. Sabit bir çalışma programı yokmuş, sadece zayıf olduğu konulara odaklanmış ve o konuyu tam anlayana kadar bırakmamış.

Telefon konusunda o da benzer bir tercih yapmış: "Fazla telefona bakmadım, zaten çok mesaj da gelmiyordu" diyor. Sınava hazırlananlara tavsiyesi net: Yanlışlarını dikkatle incelemek ve aynı hatayı tekrarlamamak. İyi olduğun konudan sürekli soru çözmek yerine, eksik olduğun yere odaklan.

Babası Sami İlhan, oğlunun ilkokuldan beri sorumluluk sahibi bir çocuk olduğunu, ödevlerini asla aksatmadığını ama sosyal hayatını da sürdürdüğünü anlatıyor. Okuldaki öğretmenlerin hem derslerde hem psikolojik olarak büyük destek verdiğini vurguluyor.

Dijitalden Uzaklaştı, Zirveye Çıktı

Üçüncü isim Muhammed Yusuf Soysal ise her gün düzenli çalışmış. Sınavı kafasında büyütmediğini, bu yüzden stressiz bir süreç geçirdiğini söylüyor. Dijital cihaz kullanımını ciddi şekilde kısıtlamış: "Haftada sadece bir kez, kısa süreliğine bilgisayara bakıyordum" diyor.

Soysal'ın en önemli tavsiyesi ise stres yönetimi üzerine: "Stres yapan arkadaşlarımın hepsi denemelerde yaptıklarından çok daha kötü sonuç aldı. Sınavı büyütmemek ama yine de ölçülü çalışmak gerekiyor."

Ortak Payda Belli: Ölçülü Çalışma, Az Ekran, Az Stres

Üç öğrencinin hikayesine bakıldığında ortaya net bir tablo çıkıyor: Dershaneye gitmeden, telefon ve dijital ekranlardan uzak durarak, sosyal hayatı ihmal etmeden ama düzenli ve odaklı çalışarak LGS'de zirveye çıkmak mümkün. Belki de en büyük ders şu: Başarı için her şeyi feda etmeye gerek yok, sadece dengeyi doğru kurmak yetiyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

EĞİTİM Haberleri