Yeni eğitim öğretim yılına haftalar kala, milyonlarca öğrenci ve velinin merak ettiği sınav sistemine ilişkin önemli bir adım atıldı. Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), ezberci anlayışı geride bırakmayı hedefleyen yeni ölçme-değerlendirme yaklaşımının bilimsel altyapısını kamuoyuyla paylaştı.
"Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" kapsamında hazırlanan **"Bağlam Temelli Çoktan Seçmeli Soru Yazım Kılavuzu"**nun dayandığı kapsamlı araştırma raporu yayımlandı.
PEKİ "BAĞLAM TEMELLİ SORU" NE DEMEK?
Yeni modelin özü, soruların gerçek yaşam senaryoları üzerine kurulması. Öğrenciden yalnızca ezberlediği bir bilgiyi hatırlaması değil; bu bilgiyi günlük hayattan bir durum karşısında kullanması, yorumlaması ve çözüm üretmesi bekleniyor.
Bu yaklaşım, öğrencinin hem bilgi düzeyini hem de problem çözme ve analiz etme gibi üst düzey becerilerini aynı anda ölçmeyi amaçlıyor.
12 İLDE 14 BİNDEN FAZLA ÖĞRENCİYLE PİLOT UYGULAMA
Modelin geçerliliğini ve güvenilirliğini test etmek için geniş çaplı bir saha araştırması yürütüldü. 12 farklı ilde gerçekleştirilen pilot çalışmalara katılan gruplar şöyle:
- Temel eğitim düzeyinde: 6. sınıf öğrencileri
- Ortaöğretim düzeyinde: 10. sınıf öğrencileri
Toplamda 14 bin 556 öğrenci üzerinde test edilen bağlam temelli sorular, öğrencilerin gerçek yaşam durumları karşısında bilgiyi nasıl işlediğini ortaya koydu.
SADECE CEVAP DEĞİL, ZİHİNSEL SÜREÇ DE İNCELENDİ
Araştırmayı klasik test analizlerinden ayıran en önemli özellik, sayısal verilerin yanında nitel yöntemlerin de kullanılması oldu.
Pilot uygulamaların ardından öğrencilerle birebir bilişsel görüşmeler yapıldı. Böylece soruların öğrencilerin zihninde hangi düşünme becerilerini harekete geçirdiği bilimsel olarak incelendi.
Yani ölçülen şey yalnızca "doğru cevap" değil; öğrencinin o cevaba nasıl ulaştığı oldu.
ORTAK BİR "ÖLÇME DİLİ" HEDEFLENİYOR
Rapor; doğru bağlam seçimi, süreç bileşenlerinin sorulara aktarılması ve psikometrik analizler gibi teknik başlıklarda kurumsal bir çerçeve sunuyor.
Bu çerçeveyle, Türkiye genelinde standart bir ölçme dili oluşturulması amaçlanıyor. Böylece farklı okullarda ve farklı sınavlarda hazırlanan soruların aynı kalite ölçütlerini taşıması hedefleniyor.
KİMLER İÇİN BAŞVURU KAYNAĞI OLACAK?
Hazırlanan rapor, eğitim camiasının farklı kesimleri için rehber niteliği taşıyor:
- Öğretmenler
- Soru ve ders kitabı yazarları
- Ölçme-değerlendirme uzmanları
- Müfredat geliştiriciler
14 EYLÜL'DE UYGULAMAYA GİRİYOR
Yeni model, 14 Eylül 2026'da başlayacak eğitim öğretim yılıyla birlikte ders içeriklerine ve sınav yapısına kademeli olarak yansıtılacak.
Bu nedenle öğrenci ve velilerin, yeni dönemde okul sınavlarında ve merkezi sınavlarda karşılaşacakları soru tiplerinde değişiklik beklemesi gerekiyor.
VELİLER VE ÖĞRENCİLER İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?
Uzmanlar, bu tür soru modellerinde başarının test tekniğinden çok okuduğunu anlama becerisine bağlı olduğuna dikkat çekiyor. Uzun metinli, tablo ve grafik içeren soruların ağırlık kazanması bekleniyor.
Bu nedenle öğrencilerin yalnızca konu tekrarına değil, düzenli okuma ve yorumlama pratiğine de zaman ayırması öneriliyor.
"Çocuğunuz yeni soru tiplerinde zorlanıyor mu? Sizce ezberden uzaklaşmak doğru bir adım mı? Öğretmen ve veli olarak görüşlerinizi yorumlarda paylaşın."