Milli Eğitim Akademisi Başkanlığı koordinasyonunda 81 ilde uygulanması planlanan “Eğitim Kurumları Yönetici Yetiştirme Programı”nın yüz yüze yapılacak olması, yönetici adayları açısından yeni mağduriyetleri gündeme getirdi.
Programın mahalli hizmet içi eğitim faaliyeti olarak yüz yüze yürütülmesi kararlaştırılırken, uygulama takviminde yeniden yönetici olarak görevlendirileceklerin hafta sonları, ilk defa görevlendirileceklerin ise yaz tatili başında hafta içi iki haftaya yayılan bir süreçte eğitime alınacağı belirtildi.
Hafta sonu ve yaz tatili yoğunluğu mağduriyet oluşturabilir
Yönetici yetiştirme programlarının yüz yüze yapılması, katılımcıların mevcut görevleriyle birlikte ek bir yük üstlenmesine neden olacak.
Özellikle hafta sonları il merkezlerine gidip gelme zorunluluğu, eğitim-öğretim süreçlerinin aksaması, iş ve aile hayatı dengesinin bozulması ve dinlenme imkânlarının ortadan kalkması gibi sonuçlar doğurabilecek.
Daha önce uzaktan eğitim seçeneği gündeme gelmişti
Bakanlık yetkilileriyle yapılan görüşmelerde, yönetici yetiştirme programlarının uzaktan eğitim yoluyla yürütülmesi seçeneğinin değerlendirileceği ifade edilmişti.
Ancak açıklanan takvimde eğitimlerin yüz yüze yapılacağının belirtilmesi, sahada görev yapan eğitim yöneticileri ve yönetici adayları açısından beklentileri karşılamadı.
“Yüz yüze eğitim ısrarından vazgeçilmeli”
Milli Eğitim Akademisi tarafından yürütülecek programlarda yüz yüze eğitim ısrarından vazgeçilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Yönetici yetiştirme eğitimlerinin, uzaktan eğitim yöntemiyle daha kısa, öz ve erişilebilir bir içerikle uygulanması talep ediliyor. Bu yöntemle hem eğitim programının amacına ulaşabileceği hem de yönetici adaylarının görev, aile ve dinlenme haklarının korunabileceği belirtiliyor.
Eğitimler erişilebilir ve sürdürülebilir olmalı
Yönetici yetiştirme programlarının amacı, eğitim kurumlarında görev yapacak yöneticilerin mesleki yeterliklerini geliştirmek olarak öne çıkıyor.
Bu amacın sağlanabilmesi için programın katılımcıları zorlayan değil, öğrenmeyi kolaylaştıran, erişilebilir ve sürdürülebilir bir yapıda planlanması gerektiği vurgulanıyor.