MEB'den LGS kararı: Sınavla öğrenci alan liselerin kontenjanları azaltılacak

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, sınav baskısını azaltmak amacıyla sınavla öğrenci alan liselerin sayısı ve kontenjanlarının kademeli olarak düşürüleceğini açıkladı.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, OECD tarafından düzenlenen PISA 2025 sonuçlarının açıklandığı Slovakya'nın başkenti Bratislava'da eğitim editörleriyle bir araya geldi. Eğitim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tekin, özellikle sınav odaklı eğitim sisteminin oluşturduğu baskıyı azaltmaya yönelik yeni politikalar hakkında bilgi verdi.

Bakan Tekin, sınavla öğrenci alan ortaöğretim kurumlarının sayısı ve kontenjanlarının kademeli olarak azaltılacağını açıkladı.

Tekin, "Sınavla öğrenci alan ortaöğretim kurumlarının sayısı ve kontenjanını azaltmamız gerekiyor. Orada kademeli bir politika takip ediyoruz" ifadelerini kullandı.

LGS baskısının azaltılması hedefleniyor

MEB'in planının temelinde, öğrencilerin eğitim hayatlarını yalnızca merkezi sınav başarısına göre şekillendirmesinin önüne geçmek bulunuyor.

Tekin, velilere de çocuklarının eğitim ve meslek tercihlerinde mahalle baskısı yerine ilgi, yetenek ve becerilerinin dikkate alınması çağrısında bulundu.

Bakan Tekin, çocukların üniversite ve meslek tercihlerinde daha fazla söz sahibi olması gerektiğini belirterek, öğrencilerin yeteneklerine ve becerilerine uygun, istedikleri mesleği seçebilmeleri gerektiğini ifade etti.

"Dershaneler eğitim politikasını belirliyordu"

Tekin, eğitim sisteminin geçmişte dershanelerin etkisi altında kaldığını savundu.

2013 yılında başlayan dönüşüm sürecine değinen Tekin, devletin eğitim politikalarının dershaneler tarafından yönlendirilmesinin önüne geçilmesini hedeflediklerini söyledi.

Bakan, okullarda ders kitaplarının mutlaka okutulacağını ve öğretmenlere yardımcı kaynak dayatması yapılmayacağını da belirtti.

Müfredat yüzde 35 azaltıldı

Türkiye'nin eğitim sisteminde müfredat değişikliğine de değinen Tekin, yıllar içerisinde müfredata eklenen ve öğrencilerin yaş düzeylerine uygun olmayan içeriklerin azaltıldığını söyledi.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında müfredatın yüzde 35 oranında azaltıldığını belirten Tekin, bu sayede öğretmenlerin derslerde etkinliklere daha fazla zaman ayırabildiğini ifade etti.

Bakan Tekin'e göre geçmişte Türkiye'nin eğitim sistemine yönelik uluslararası eleştirilerden biri müfredatın yoğunluğu, diğeri ise eğitimin bilgi aktarımına ağırlık vermesi ve bilginin beceriye dönüştürülmesinin yeterince öne çıkmamasıydı.

Hedef 2029 PISA'da ilk 5

Tekin, Türkiye'nin uluslararası öğrenci değerlendirmelerindeki performansına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Bir sonraki PISA uygulamasının 2029 yılında yapılacağını hatırlatan Tekin, Türkiye'nin OECD ülkeleri arasında ilk 5'te yer almasını ve bu konumunu kalıcı hale getirmeyi hedeflediklerini söyledi.

Bakan, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile eğitim gören öğrencilerin PISA'da daha başarılı sonuçlar elde edeceğini düşündüğünü ifade etti.

Türkiye, PISA 2025'te Fransa'nın önünde

Haberde aktarılan Fransız Le Figaro Etudiant değerlendirmesine göre, PISA 2025 sonuçlarında Türk öğrenciler matematik, okuma becerileri ve fen bilimlerinde Fransız öğrencilerin önünde yer aldı.

Haberde Türkiye'nin Fransa'ya kıyasla matematikte 6, okuma becerilerinde 10, fen bilimlerinde ise 8 sıra daha önde olduğu belirtildi.

Türkiye'nin okuma becerilerinde 36'ncı sıradan 18'inci sıraya, matematikte 36'ncı sıradan 28'inci sıraya, fen bilimlerinde ise 31'inci sıradan 19'uncu sıraya yükseldiği aktarıldı.

OECD verilerine göre Türk öğrencilerin yüzde 68'inin, işler zorlaştığında ek çaba sarf ettiğinin belirtildiği haberde, OECD ortalamasının yüzde 60 olduğu ifade edildi.

Avrupa'da temel yeterlilik sorunu

AB Eğitim Araştırma Enstitüsü Direktörü Prof. Maciej Jakubowski ise PISA 2025 sonuçlarının Avrupa ülkelerinin önemli bölümünde eğitim kalitesinde düşüş yaşandığına işaret ettiğini söyledi.

Jakubowski, Avrupa'da birçok ülkede okuma veya matematikte temel yeterlilik seviyesine ulaşamayan öğrencilerin oranının arttığını belirtti. PISA sonuçlarına göre Avrupalı gençlerin yaklaşık üçte birinin ikinci seviyenin altında kaldığını ifade eden Jakubowski, bunun işlevsel okuryazarlık açısından önemli bir sorun olduğuna dikkat çekti.

Sosyal medya kullanımı ile eğitimdeki gerileme arasında doğrudan nedensel bağ kurulması konusunda ise temkinli olunması gerektiğini belirten Jakubowski, mevcut verilerin böyle bir ilişkiyi kesin olarak ortaya koymadığını ifade etti.

Sınavla öğrenci alan lise sayısı ve kontenjanlar azalacak

MEB'in açıklamasıyla birlikte önümüzdeki dönemde sınavla öğrenci alan liselerin sayısı ve bu okulların kontenjanlarında kademeli bir düşüş gündeme gelecek.

Bu değişikliğin LGS'ye hazırlanan öğrencilerin tercih sürecini ve liselere yerleşme dinamiklerini nasıl etkileyeceği ise uygulanacak kademeli politikanın ayrıntılarıyla netleşecek.

Sabah

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

EĞİTİM Haberleri