TBMM bünyesinde hazırlanan akran zorbalığına ilişkin taslak raporda, çocuklara yönelik şiddet ve zorbalığın yalnızca eğitim sorunu değil, aynı zamanda bir “milli güvenlik meselesi” olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Akran Zorbalığı İçin Alt Komisyon Kuruldu
Dilekçe Komisyonuna yapılan başvuruların ardından, okullarda yaşanan akran zorbalığını incelemek ve çözüm önerileri geliştirmek amacıyla özel bir alt komisyon oluşturuldu.
Komisyon, Milli Eğitim, Sağlık, Adalet, İçişleri ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlıkları başta olmak üzere çeşitli kurumlar, sivil toplum kuruluşları ve saha incelemeleri sonucunda kapsamlı bir rapor hazırladı.
308 Sayfalık Rapor: Bütüncül Mücadele Vurgusu
Toplam 308 sayfadan oluşan raporda, akran zorbalığıyla mücadelede eğitim, hukuk, sosyal hizmet ve güvenlik boyutlarının birlikte ele alınması gerektiği belirtildi.
Raporda ayrıca rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi, velilerin sürece daha aktif katılımı ve çocukların haklarının korunmasının önemi vurgulandı.
“Akran Zorbalığı” Yerine “Akran Nezaketi” Önerisi
Raporda dikkat çeken başlıklardan biri de kullanılan dilin değiştirilmesine yönelik öneri oldu.
“Akran zorbalığı” yerine “akran nezaketi” kavramının kullanılması önerildi. Bu yaklaşımın, çocuklar arasında empati, saygı ve olumlu iletişimi teşvik edeceği ifade edildi.
Kalabalık Sınıflar Zorbalığı Artırıyor
Raporda, öğrenci sayısının fazla olduğu okullarda öğretmenlerin öğrencileri yeterince takip edemediği ve bu durumun zorbalık riskini artırdığına dikkat çekildi.
Bu nedenle sınıf mevcutlarının daha yönetilebilir seviyelere düşürülmesi önerildi.
Cep Telefonu Kısıtlaması ve Güvenlik Eğitimleri
Siber zorbalıkla mücadele kapsamında okullarda cep telefonu kullanımının sınırlandırılması uygulamasının yaygınlaştırılması tavsiye edildi.
Ayrıca öğrencilerin şiddet ve suç konularında bilinçlendirilmesi için polis ve jandarma tarafından okullarda bilgilendirme faaliyetleri yapılması önerildi.
Velilere “Veli Akademisi” Modeli
Raporda ailelerin sürece daha aktif katılımı için “Veli Akademisi” modeli önerildi.
Bu model kapsamında ebeveynlere empati, iletişim ve çocuk gelişimi konularında uygulamalı eğitimler verilmesi gerektiği ifade edildi.
Dijital Platformlar İçin Yeni Öneriler
Dijital içeriklerin çocuklar üzerindeki etkisine de dikkat çekilen raporda, sosyal medya ve dijital platformlarda çocuklara yönelik içeriklerin daha dikkatli hazırlanması gerektiği belirtildi.
Ayrıca “Zorbalık İçermeyen İçerik Sertifikası” uygulamasının hayata geçirilmesi önerildi.
Yapay Zeka ile Zorbalık Tespiti
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu bünyesinde, zorbalık içeriklerini tespit edecek yapay zekâ destekli sistemlerin geliştirilmesi de raporda yer aldı.
Bu sistemlerle dijital ortamda çocuklara yönelik risklerin daha hızlı belirlenmesi hedefleniyor.
Meclis’te Yeni Komisyon Önerisi
Raporda ayrıca çocuklara yönelik konuların daha etkin şekilde ele alınabilmesi için TBMM bünyesinde özel bir ihtisas komisyonu kurulması önerildi.
Bu komisyonun çocuklara yönelik politika ve uygulamaları düzenli olarak takip etmesi ve raporlaması gerektiği ifade edildi.
“Zorbalık Uzun Vadeli Risk Taşıyor”
Raporda, çocukluk döneminde yaşanan zorbalığın ilerleyen yaşlarda şiddet ve suç davranışlarına yönelme riskini artırabileceğine dikkat çekildi.
Bu nedenle zorbalıkla mücadelenin yalnızca okul politikalarıyla sınırlı kalmaması, toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir stratejiyle ele alınması gerektiği vurgulandı.