Memurların vefatı halinde yabancı uyruklu eşe dul veya ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağı, memurun hangi sosyal güvenlik kanununa tabi olduğuna göre değişiyor. 5434 sayılı Kanun kapsamında bazı şartlar aranırken, 5510 sayılı Kanun kapsamında yabancı uyruklu eş için daha geniş bir hak sahipliği uygulaması bulunuyor.
Yabancı uyruklu eşin dul aylığı hakkı nasıl belirleniyor?
Memurun vefatı halinde geride kalan yabancı uyruklu eşin dul aylığı alıp alamayacağı, vefat eden memurun 5434 sayılı Kanun’a mı yoksa 5510 sayılı Kanun’a mı tabi olduğuna göre değerlendiriliyor.
Bu iki kanun kapsamında hak sahipliği şartları farklılık gösteriyor.
Özellikle 5434 sayılı Kanun’da mütekabiliyet, ikamet ve bazı özel şartlar öne çıkarken, 5510 sayılı Kanun’da yabancı uyruklu eşler için daha sınırlı bir şart arandığı ifade ediliyor.
5434 kapsamında yabancı uyruklu eş için şartlar var
5434 sayılı Kanun kapsamında olan devlet memurlarının vefatı halinde yabancı uyruklu eşe dul aylığı bağlanması için özel hükümler uygulanıyor.
Kanunun Ek 59’uncu maddesinde, Türk vatandaşlarıyla evlenmiş yabancı uyruklu kadınlara Türkiye’de ikamet ettikleri sürece ve mütekabiliyet esası dikkate alınarak aylık bağlanabileceği belirtiliyor.
Bu nedenle 5434 kapsamındaki işlemlerde yabancı uyruklu eşin durumu, ikamet şartı ve karşılıklılık ilkesi üzerinden değerlendiriliyor.
Hüküm yabancı uyruklu kadın eşleri kapsıyor
5434 sayılı Kanun’daki düzenleme, Türk vatandaşı devlet memurlarıyla evlenmiş yabancı uyruklu kadın eşlere yönelik bir hüküm içeriyor.
Bu nedenle yabancı uyruklu erkek eşler bakımından aynı hükmün doğrudan uygulanamayacağı değerlendiriliyor.
Ayrıca yabancı uyruklu kadın eşe aylık bağlanabilmesi için Türkiye’de ikamet etme şartı da önem taşıyor.
Türkiye’de ikamet şartı aranıyor
5434 kapsamında yabancı uyruklu kadın eşe dul aylığı bağlanabilmesi için Türkiye’de ikamet etmesi gerekiyor.
Türkiye’de ikamet edilmediği sürece dul aylığının ödenmesi mümkün görülmüyor.
Bu nedenle 5434 kapsamındaki dosyalarda yalnızca evlilik bağı değil, ikamet durumu da hak sahipliği açısından belirleyici oluyor.
Mütekabiliyet esası ne anlama geliyor?
5434 sayılı Kanun’daki önemli şartlardan biri de mütekabiliyet, yani karşılıklılık esasıdır.
Mütekabiliyet, bir ülkenin kendi vatandaşları için başka ülkede benzer hakların tanınıp tanınmadığını dikkate alması anlamına geliyor.
Başka bir ifadeyle, yabancı uyruklu eşin vatandaşı olduğu ülkede benzer durumda Türk vatandaşlarına aynı hakkın tanınıp tanınmadığı önem taşıyor.
Sosyal güvenlik sözleşmeleri öncelikli olabilir
Türkiye’nin bazı ülkelerle sosyal güvenlik sözleşmeleri bulunuyor.
Bu sözleşmelerin olduğu durumlarda, yabancı uyruklu eşe aylık bağlanması konusunda sözleşme hükümleri öncelikli olarak uygulanabiliyor.
Bu nedenle 5434 kapsamındaki yabancı uyruklu eşlerin durumu değerlendirilirken hem mütekabiliyet esası hem de ilgili ülkeyle sosyal güvenlik sözleşmesi bulunup bulunmadığı dikkate alınıyor.
Sonradan Türk vatandaşlığına geçmek yeterli olmayabilir
5434 kapsamında önemli noktalardan biri de ölüm tarihindeki şartların esas alınmasıdır.
Ölüm tarihinde mütekabiliyet şartı veya ilgili mevzuat kapsamında aylık bağlanmasına imkân bulunmuyorsa, daha sonra Türk vatandaşlığına geçilmesi tek başına aylık hakkı doğurmayabilir.
Bu nedenle hak sahipliği değerlendirmesinde memurun ölüm tarihindeki şartlar belirleyici kabul ediliyor.
5510 kapsamında kısıtlayıcı hüküm bulunmuyor
5510 sayılı Kanun kapsamında olan memurların vefatı halinde ise yabancı uyruklu eşler açısından daha farklı bir uygulama bulunuyor.
5510 sayılı Kanun’da yabancı uyruklu eşe dul aylığı bağlanmasını engelleyen özel bir kısıtlayıcı hüküm yer almıyor.
Bu kapsamda yabancı uyruklu olma, Türk vatandaşı olma, kadın ya da erkek eş olma gibi ayrımlar hak sahipliği şartları arasında ayrıca sayılmıyor.
Nüfus kaydında eş olarak görünmesi yeterli
5510 kapsamında vefat eden memurun yabancı uyruklu eşine dul aylığı bağlanabilmesi için temel şart, eşin nüfus kayıtlarında eş olarak tescil edilmiş olmasıdır.
Yabancı uyruklu eşin nüfus kaydında yer alması halinde, ikamet şartı veya vatandaşlık şartı aranmadan ölüm aylığı bağlanabiliyor.
Bu nedenle 5510 kapsamındaki memurlar için uygulama, 5434’e göre daha geniş ve daha sade değerlendiriliyor.
5434 ve 5510 arasındaki temel fark
5434 kapsamında yabancı uyruklu eşe dul aylığı bağlanabilmesi için mütekabiliyet, sosyal güvenlik sözleşmesi ve Türkiye’de ikamet gibi şartlar önem taşıyor.
5510 kapsamında ise yabancı uyruklu eşin nüfus kayıtlarında eş olarak yer alması yeterli görülüyor.
Bu nedenle memurun hangi kanuna tabi olduğu, yabancı uyruklu eşin ölüm aylığı hakkı açısından belirleyici oluyor.
Sonuç değerlendirmesi
5434 sayılı Kanun kapsamında işlem yapılacak yabancı uyruklu kadın eşlere, mütekabiliyet veya sosyal güvenlik sözleşmesi hükümleri dikkate alınarak ve Türkiye’de ikamet ettikleri sürece dul aylığı bağlanabiliyor.
Ancak mütekabiliyet esasları veya sözleşme hükümleri aylık bağlanmasına imkân vermiyorsa, yalnızca Türkiye’de ikamet ediyor olmak yeterli olmayabiliyor.
5510 sayılı Kanun kapsamında ise yabancı uyruklu eşlerin nüfusa eş olarak tescil edilmesi halinde, ayrıca vatandaşlık veya ikamet şartı aranmadan ölüm aylığı bağlanabiliyor.
memurlar.net