Memurun 2018 Yılı Kaybı 585 Lira!

14 Kasım’da Türkiye Kamu-Sen olarak ülke genelinde düzenlediğimiz “Ek Zam” eylemi ile sesimizi gür bir şekilde kamuoyuna duyurduğumuzu belirten Kahveci, birlik ve beraberlik vurgusu yaparak şunları söyledi;

Türkiye Kamu-Sen teşkilatı “Aynı iman, azim, ruh, heyecan” sloganıyla Kayseri’de düzenlenen istişare toplantısında bir araya geldi. Genel Başkan Önder Kahveci, Sendikalarımızın Genel Başkanları, genel merkez yöneticileri ve Kayseri il temsilciği ile şube başkanlarının katılımıyla gerçekleşen toplantının açılışını Genel Başkan Önder Kahveci yaptı.


14 Kasım’da Türkiye Kamu-Sen olarak ülke genelinde düzenlediğimiz “Ek Zam” eylemi ile sesimizi gür bir şekilde kamuoyuna duyurduğumuzu belirten Kahveci, birlik ve beraberlik vurgusu yaparak şunları söyledi;

“Türkiye Kamu-Sen’in en güçlü tarafı birlik ve beraberliğini korumasıdır. Bizler hak mücadelemizden asla vazgeçmedik. Çalışanların onlarca sorunu var, ama yetkili sendikalardan ses çıkmıyor. Adeta üç maymunu oynuyorlar. Biz ise çalışanlarımızın yanında adam gibi durmaya devam ediyoruz. Çalışanların son zamanlarda yaşadığı ekonomik güçlüklerin aşılabilmesi için ek zam talebimizi yaklaşık bir aydır kamuoyuna taşıyoruz. 14 Kasımda yaptığımız eylemle sesimizi tüm Türkiye’de gür bir şekilde çıkarttık. “

KAHVECİ: EK ZAM KAMU ÇALIŞANLARINA ANASININ AK SÜTÜ GİBİ HELALDİR.

Ağustos atından bu yana ekonomide yaşanan olumsuz gelişmelerin, en çok kamu çalışanlarını ve emeklileri etkilediğini belirten Kahveci, ek zam talebinin meclis gündemine gelmesi için TBMM Başkanı Binali Yıldırım’a çağrıda bulunarak ek gösterge düzenlemesinin hayata geçmesi durumunda ek zam konusundaki taleplerimizin bir kısmının hayata geçeceğini vurguladı;

“Türkiye Kamu-Sen Ar-Ge Merkezi tarafından hazırlanan ekim ayı asgari geçim endeksi sonuçlarına göre, 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırında 10 aylık dönemde 1027 TL’lik bir artış yaşanmıştır. Memur maaşlarında ise 441 TL’lik bir artış yaşanmıştır. Çalışanlar 585 lira eksik kaldığı için ek zam istiyoruz. Ek zam kamu çalışanlarına anasının ak sütü gibi helaldir. Beceriksiz yetkili sendikaların hatalarının üstünü mü örteceğiz? Her geçen ay kamu çalışanlarının aleyhine geçiyor. 2019 yılında da ücret artışı 4+5, bu rakamın da revize edilmesi gerekmektedir. 2019 enflasyon hedefi bile %15.6’dır. Ayrıca enflasyona dayalı ücret belirleme sisteminden de vazgeçmeliyiz. Gıda enflasyonu bile %50’dir. TBMM’de bütçe görüşmeleri yapılıyorken, maaş zamlarının revize edilmesi sağlanabilir. Türkiye Kamu-Sen olarak takipçisi olacağız. Kamu çalışanlarına yapılacak ek zam çarşıya pazara da bir rahatlık getirecektir. Ek zam istemeden önce de yerli malı üretilmesi ve tüketilmesinin teşvik edilmesini savunduk, yerli malına vergi indirimi istedik.

Seçim beyannamelerinde yer alan ek göstergenin de bütün çalışanları kapsayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini söyledik. Bu konudaki talebimiz yerine gelirse, ek zam konusundaki isteklerimizin bir kısmı karşılanabilecektir.  Buradan Meclis Başkanı Sayın Binali Yıldırım’a da seslenmek istiyorum, bu konuların bir an önce meclis gündemine taşınması gerekmektedir.”

KAHVECİ:  DEVLET KADROLARINDA İŞİNİ LAYIKIYLA YACAK VATAN SEVDALISI 400 BİN TÜRKİYE KAMU-SEN’Lİ ÇALIŞAN MEVCUTTUR.

Türkiye Kamu-Sen olarak en başından beri sözleşmeli çalışma sistemine karşı olduklarının ifade eden Kahveci, liyakatin ve ehli kişilerin kamuda hak ettikleri yerde olmamaları nedeniyle 15 Temmuz felaketini yaşadığımıza dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu;

“Sözleşmeli çalışanların kadroya geçirilmesi gerektiğini de her fırsatta dile getiriyoruz. Anayasamıza aykırı, aile bütünlüğünü göz ardı eden bir sistemle sağlıklı bir nesil yetiştirmek imkansızdır.  İş güvencesinin olmadığı bir çalışma sistemine başından beri karşı çıktık. Teşvikler sunularak bazı bölgelere çalışanlarımız gönül rızasıyla yönlendirilebilir. Hizmetli arkadaşlarımızın da kadroya alınması sağlanmalıdır.

Ehil insanların iş başına getirilmesi hususu da önemlidir. Bizim dinimiz de emanetin ehline verilmesi gerektiğini söyler. İsa Suresi 58. Ayette de belirtildiği gibi, adaletten şaşmamak, liyakat ehliyet ilkesini göz ardı etmemek gerektiğini fark etmeliyiz. Türkiye Kamu-Sen’in 400 bin üyesinden bu işi hakkıyla yapacak yüzlerce ehliyetli arkadaşlarımız var.  Bu arkadaşlarımız işini hakkıyla yaparken, vatanını milletini sahiplenir. Ülkemize hakkaniyetli bir sistem getirmemiz gerekiyor. Bunun yolu mülakatla olmaz. Senin benim adamım meselesiyle 15 Temmuz’u yaşadık. Devletimizi uçurumun kenarından aldık. Kul hakkının yedildiği bir sistemle ilerlemek imkansızdır. Çalışma barışını da tesis edemeyiz.”

KAHVECİ: ÇALIŞANLARIN ONCA SIKINTINA GÖZÜNÜ KAPAYAN SÖZDE YETKİLİ SENDİKALAR, “ANDIMIZ OKUTULMASIN” DİYE MEYDANLARA ÇIKTI!

Türk Eğitim-Sen tarafından açılan davanın neticesinde andımızın yeniden okullarımızda okutulmasına yönelik Danıştay kararına karşı tepkili olan yetkili sendikalara seslenen Kahveci, “sizin için varlığın Türk varlığına armağan olsun, demek bu kadar zor mu?” diye sorarak Milli Eğitim Bakanı’nı gereğini yapmaya davet etti;

“Andımız çözüm sürecine kurban edilmiştir. “Varlığım Türk varlığına armağan olsun” demek bu kadar zor mudur? Sözde yetkili sendikalar çalışanların sorunları karşısında tek ses etmemişken, söz konusu andımızın yeniden okullarımızda okutulması olunca aksini savunmak için seslerini gür çıkartmaya kalktılar. 81 ilde açıklama yaparak, andımızın eski Türkiye meselesi olduğunu, ırkçı bir yaklaşım olduğunu söyleyebiliyorlar. Türkiye Kamu-Sen tüm illerimizde andımız konusunda farkındalık oluşturmak için açıklamalarda bulundu. Ankara’da da valilik “andımız sendikal faaliyetler içerisinde yer almadığı için izin vermiyoruz” şeklinde bir açıklama göndererek eylemi engellemek istediler. Davayı açan zaten Türk Eğitim-Sen’dir. Biz de ısrarımızı sürdürdük, TBMM önünde yerimizi aldık, sesimizi duyurduk.

MEB mahkeme kararının bir an önce uygulamalıydı. Ama ne yazık ki itiraz ederek, temyiz dilekçesi sundular. Dilekçede yer alan ifadeler tam bir skandaldır.  Dilekçede yer alan “Türkler ulus bilincine en geç ulaşan topluluktur” ifadesi Türk Milleti tarihte yoktur demektir. Bu savunmanın neresinden tutarsanız elinizde kalıyor. Bu metni yazan hukukçuların Göktürklerden, Orhun Abidelerinden, Osmanlılardan haberi yok. Türkün tarihi en az 7000 yıllıktır. Hangi vicdanla bu metni kaleme aldılar, anlamak mümkün değil.”

“Ne mutlu Türküm diyene!” diyerek sözlerine devam eden Genel Başkan Önder Kahveci, milli mesellerde Türkiye Kamu-Sen’in her zaman taraf olacağını ve ülkemizin sosyo ve ekonomik sorunları ile kamu çalışanlarının sıkıntıları konusunda mücadeleye devam edeceğini söyledi. Kahveci, “Güçlü sendikal mücadelenin doğru adresi Türkiye Kamu-Sen’dir. Aynı iman, azim, ruh ve heyecanla yolumuza devam edeceğiz.”  sözleriyle konuşmasını tamamladı.  

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

KAMU PERSONELİ Haberleri