Milli Eğitim Bakanı Yılmaz’dan ’el yazısı’ açıklaması

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, öğrenciler kullanmadığı için el yazısından vazgeçildiğini belirterek, "Öğretmen öğrettiği şeyden memnun değil, şikayetçi. Dolayısıyla nasıl mesafe alınsın. Öğrenciler istemiyor, işkence gibi görenler var" dedi.

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, öğrenciler kullanmadığı için el yazısından vazgeçildiğini belirterek, "Öğretmen öğrettiği şeyden memnun değil, şikayetçi. Dolayısıyla nasıl mesafe alınsın. Öğrenciler istemiyor, işkence gibi görenler var" dedi.

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz Esenler'de okul aile birlikleri temsilcileri ve ailelerle buluştu. Esenler Belediyesi Kültür Merkezi'nde düzenlenen programa Bakan Yılmaz'ın yanı sıra İstanbulİl Milli Eğitim Müdürü Ömer Faruk Yelkenci,Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu ve çok sayıda aile ile okul temsilcisi katıldı. Program Bakan Yılmaz'ın Milli Eğitim Bakanlığı'nın eğitim alanında yaptığı çalışmalar hakkında katılımcılara bilgi vermesiyle başladı. Bakan Yılmaz, programda vatandaşların eğitim sistemiyle ilgili merak ettiği sorulara da yanıt verdi. Ardından 16 Nisan referandumu hakkında bilgi veren Bakan Yılmaz, vatandaşlara yeni sistemi anlattı.

"ANLADIK Kİ SUYU TERSİNE AKITABİLMEK DOĞRU DEĞİL"

Ailelerden gelen "2005 yılında eğik yazıya başlandı şimdi neden değiştirdiniz" sorusuna yanıt veren Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, " Eğik yazıya geçersek evlatlarımzı daha iyi düşünür daha güzel yazar dedik. Şimdi 2005 yılında başlatmışız bu geçen süre içinde öğretmenlerimize sorduk "Eğik yazıdan memnun musunuz diye " ben memnunum diyeni görmedim. Dolayısıyla bunu kim öğretecek. Öğretmen öğrettiği şeyden memnun değil, şikayetçi dolayısıyla da nasıl mesafe alınsın. Öğrenciler istemiyor, işkence gibi görenler var. Her 100 öğrenciden 70'i bu eğitim öğretim yılına ilişkin beklentilerini yazarken kullandığı yazı dik yazı, eğik yazı değil. Ama sorduğumuz öğrenciler 2005 yılında bizim eğitimimizden geçmişti ne beklenirdi? Siz eğik yazı öğrettiniz dolayısıyla eğik yazıya uygun olarak kendi meramını anlatıyor, cümlelere döküyor ve veriyor diye. Dolayısıyla bakıyorsunuz ki öğrettiğinizle sizin önünüze gelen ürün birebir tekabül etmiyor. Dolayısıyla anladık ki suyu tersine akıtabilmek doğru değil. Şimdi diyoruz ki birinci, ikici sınıfta kaldırdık. Üçüncü dördüncü sınıfta Türkçe'nin içerisinde 2 saat yani bir güzellik olarak vereceğiz. Biz burada bir demokratikleşmeyi sağladık. Bu yapılanın doğru olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

EĞİTİM Haberleri