TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3755), öğretim üyelerinin yaş haddiyle ilgili birden fazla düzenleme içeriyor. Ancak bu düzenlemeler genel yaş haddini değiştirmiyor; mevcut sınırın etrafında yeni istisnalar ve iyileştirmeler getiriyor.
Genel Yaş Haddi 67 Olarak Kalıyor
2547 sayılı Kanun'un 30. maddesine göre öğretim üyelerinin görevle ilişiklerinin kesilmesini gerektiren yaş haddi 67. Teklif bu genel sınırı değiştirmiyor; bu yaşı dolduranlar için zaten var olan sözleşmeli çalışma imkânı da (75 yaşına kadar, birer yıllık sürelerle) aynı şekilde devam ediyor.
4. Maddeyle Gelen İki Yenilik
Teklifin 4. maddesi, 67 yaş haddini dolduranların sözleşmeli olarak çalıştırılması uygulamasına iki değişiklik getiriyor. Birincisi, yükseköğretim kurumlarında çalıştırılacak sözleşmeli öğretim üyesi sayısını bölüm, anabilim dalı, program veya kurum bazında sınırlandırma yetkisi Yükseköğretim Kuruluna veriliyor.
İkincisi ise özlük haklarına ilişkin bir eksikliği gideriyor: Şu anda yaş haddini dolduran ancak sözleşmeli olarak görevine devam eden öğretim üyeleri, fiilen kadrolu öğretim üyeleri gibi çalışsalar da yalnızca en son bulundukları kadronun ücretini alabiliyor; ek ders ücreti ve akademik teşvik ödeneğinden yararlanamıyor. Teklif, bu ödemelerin sözleşmeli dönemde de devam etmesini sağlıyor.
Emekli Tıp ve Diş Hekimliği Öğretim Üyelerine Yeni Bir Hak
Teklifin 16. maddesiyle 2547 sayılı Kanun'a eklenmesi öngörülen geçici 86. madde, farklı bir düzenleme getiriyor. Buna göre tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık unvanı almış olup devlet yükseköğretim kurumlarında görev yaparken 67 yaş haddinden emekli olan öğretim üyeleri, kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren üç yıl içinde bir yükseköğretim kurumuna başvurarak 75 yaşına kadar sözleşmeli statüde yeniden çalışabilecek.
Bu hak, halihazırda emekli olmuş tıp ve diş hekimliği kökenli akademisyenlerin üniversitelere dönüşünü sağlayan geçici bir mekanizma niteliğinde.
Muhalefetten Eşitlik İtirazı
Komisyon raporundaki muhalefet şerhinde, bu yeni hakkın yalnızca tıp ve diş hekimliği alanlarıyla sınırlandırılmasına itiraz edildi. Şerhte, aynı unvana, aynı akademik kıdeme ve aynı yaş haddine sahip olup emekli olan öğretim üyeleri arasında yalnızca branş kriteriyle mali ve idari haklar yönünden ayrım yapılmasının, Anayasa'nın 10. maddesindeki kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürüldü. Ziraat, yazılım, yapay zeka, bilgisayar, endüstri mühendisliği ve temel bilimler gibi alanlarda da tecrübeli emekli akademisyenlerin bulunduğu, düzenlemenin bu alanları da kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiği belirtildi.
Muhalefet, düzenlemenin mevcut haliyle yasalaşması durumunda Anayasa Mahkemesi tarafından mülkiyet, çalışma ve eşitlik hakları bağlamında iptal edilme riski taşıdığını savundu.