Okul-Aile Birliğinde Devrim mi!

Mustafa ÜLKEM
Milli Eğitim Bakanlığı Okul Aile Birliği yönetmeliğinde devrim (!) niteliğinde bir değişiklik yaptı. Değişiklikle okul müdürü ve öğretmenler yönetim kurulu görevlerinden alındılar. İşte bu devrimdir. Okul müdürünün görevi genel kurulu toplamak ve okul aile birliği çalışmalarını mevzuata uygun olup olmadığını denetlemek.
       Okul yönetiminin üzerindeki iş yükü hafiflemiştir. Okul aile birlikleri yönetmelikteki gibi inisiyatifi ele alıp özgür iradesiyle okula gelir getirici faaliyette bulunabilirse, defter dosya işini yapabilirse okul yönetimi büyük bir sıkıntıdan kurtulmuş oldu.
       İlk etapta yeni yönetmelik okul yönetimini devre dışı bıraktığı için olumlu karşılansa da uygulamaya gelince değişen pek bir şeyin olmadığı zamanla anlaşılacaktır. Okulun tüm yönetiminden sorunlu olan okul müdürü ihtiyaçların giderilmesinde okul aile birliğinin keyfine kalacak.
       Ülkemizdeki okul aile birlikleri kolay oluşturulmuyor. Yönetime girmek için rekabet ortamı yok.Okula fayda sağlayabilecek ekonomik durumu iyi, zamanını okula ayırabilecek kişileri bulmak çok zor. Bu kişiler istekli olmayınca okul müdürünün güçlükle ikna ettiği sadece yönetim kurulu seçiliyor. Yönetim kurulu seçildikten sonra tüm işler okul yönetiminin üzerine kalıyordu. Defterleri yazmak, para harcamak, para toplamak, gelir getirici kermes, sinema, tiyatro vs gibi etkinlikleri yapmak tamamen okul yönetimi tarafından organize ediliyordu. Okul aile birliği sadece ilgili evraklara imza atmakla görevliydi.
Yeni yönetmelikle sorumluluk okul aile birliğinde olunca yönetim kurullarına girecek kişileri bulmak o kadar kolay olmayacak. Kimse kendisini fedakarlık karşılığında mali ve hukuki sorumluluk altına sokmak istemez.
Bakanlık okulların ekonomik sıkıntılarının giderilmesinde sorunu görmemekte ısrar ediyor. Okulların ekonomik sorunlarını sadece kantin gelirine ve yılda 1 kere yapılacak kermeslere ve müdürlerin dilencilik (şimdiki adı performans) kabiliyeti ile çözülebileceğine inanıyor. Ülkemizdeki tüm eğitim kademeleri birlikte değerlendirildiğinde okul aile birliklerinin kuruluşları ve çalışmaları 3 grupta toplanmaktadır.
      1.grup okul aile birliği: Sadece evrak üzerinde kurulmuştur. Genel kurul toplanamamıştır. Diğer kurullar  oluşturulmamıştır. Okul müdürü zamanı bol birini zorla ya da iknayla başkan seçer. Geri kalan üyeler de ya metazori ya da ya da kurayladır. Hatta okul aile birliği üyeleri kendisinin okul aile birliğinin organlarında görev aldığını bilmemektedir. Müdürün metazori ya da iknayla atadığı okul aile birliği başkanı görevini yerine getirir. Evraklar imzalanır. Yani sadece formalite ve bürokrasi yerine getirilir. Müdür ya da yardımcısı defteri doldurur, belgeleri düzenler, parayı bankaya yatırır ve çeker. Ülkemizdeki okullarda bu şekilde işleyen okul aile birliği sayısı neredeyse yarıya yakındır. Bu birlikler genelde köy okullarında, taşranın küçük okullarında bulunmaktadır.
 
      2. grup okul aile birlikleri yönetmeliğin istediği şekilde oluşturulmaya çalışılır. Müdürün ikna çabalarıyla yönetim kurulu oluşturulur. Müdürün iteklemesiyle çalışmalar yapılır. Aylık toplantılara katılım zoraki olur. Sadece kayıt döneminde sürekli okulda bekletilir. Kayıtta paraların toplanması için bir savunma kalkanıdır. Ama bu kalkan bu yıl işe yaramadı. Bakanlığın talimatları zırhı deldi geçti. Binlerce okul müdürü soruşturma geçirdi ve ceza aldılar. Her yıl 3-5 göstermelik sosyal yardımlaşma faaliyeti dışında fazlaca bir etkinlik yapmazlar. Defterleri ve evrakları okul yönetimi tarafından yazılır, çizilir, dosyalanır. Çok ender de olsa yazım çizim işleri birlikçe yapılır. Evraklar ve defterlerin imzalamaları yeterlidir. Bir de bankadan para çekme görevini yerine getirirler. Bu okullar il,ilçe merkezlerindeki okulların işleyiş şeklidir. Ülkemizdeki okulların yarısından çoğu bu şekilde çalışmaktadır. Okul müdürünün gayreti derecesinde çalışmaktadırlar. Okul yönetiminin talimatlarıyla zorlamasıyla iş yaparlar.
 
      3. grup okul aile birliği; yönetmeliğin istediği şekilde oluşturulup faaliyet yapan il-ilçe merkezlerindeki en merkezi okullarında ve özel okulların aile birlikleridir. Bunların sayısı ülke genelinde %3-5 civarındadır. Bu okulların özellikleri velilerin ekonomik ve eğitim seviyesilerinin yüksek olması, en gözde okul olması, en merkezi okul olması, sürekli veliler tarafından denetlenmesi ve hesap sorma bilincine sahip olması, velilerin okul aile birliğine girmekle itibar ve rant kazanma isteği olmasıdır. Bu okulların bütçesi ortalama en az 500 bin TL’dir.Milyonluk bütçeleri olan ilköğretim okulları ve liseler de mevcuttur.
 
Görüldüğü gibi okullarımızda özellikle okul aile birliği zorunluluğu ve yasal yaptırımı olmayan kişiler tarafından yürütüldüğü halde böylesine göstermelik yürümektedir.Yeni düzenleme ile bu daha da aksamaya başlayacaktır.
 
       Milli Eğitim Bakanlığının çıkardığı son yönetmelikle 1.ve 2.gruptaki okullarda okul aile birliği çalışmaları artık bitmiştir. Okul müdürünün sorumluluğu sadece denetlemek. Yönlendirme, organize, karar verme aktif kılma görevi yok. Yönetmelikte olmaması demek bu elini eteğini tamamen çekeceği anlamına gelmez.
      Oysa okul yönetiminin zorlaması olmasa toplantıya gelmeye bile isteksiz olan okul aile birliği artık nasıl çalışacak ve okula faydalı olacak?
       Yine tüm işler okul yönetiminin üzerine kalacak gibi.
       Burada birkaç sorunun tartışmaya açılması gerekir
1.Okul yönetiminin alınması veya harcanması için okul aile birliğine yazılı talimatına okul aile birliği “hayır” diyebilir mi? Ya da okul aile birliğinin etkinliklerini okul müdürü “eğitim, zaman, yer, öğretmen görevlendirme” gibi gerekçelerle veto edebilir mi?
2.Okul yönetiminin denetleme görevi sırasında gözden kaçan hususlarda sorumluluk kime aittir?
3.Aynı kurumda iki farklı yetki karmaşası nasıl çözümlenecek? İhtilaflarda mülki idare amiri yetkisini ya da kararını neye göre ve hangi süre içinde verecektir?
4.Yeni yönetmelik ile yönetim kurulları yeniden oluşturulacak mı?
5.Okulların temizliğinden teknolojik donanımına, boyasından fotokopi kağıdına kadar her türlü ihtiyaçların temini karşılanmadığında okul müdürünün sorumluluğu ne olacaktır?
 
Milli Eğitim Bakanlığının günü kurtarmak adına çıkardığı yönetmelik ne yazık ki okul yönetimlerinin istediği bir çözüm değildir.
Okul müdürlerinin görüşleri alınmadan okul yönetimi ile ilgili yapılan her düzenleme sakat bir düzenlemedir. Bu tasarı da Milli Eğitim Bakanlığında işin içinde olmayan, okul yönetiminden ve işleyişinden haberdar  olmayan bürokratlarca yapılan bir çalışma. Çünkü okul müdürlerinden bir tanesi bile durumdan memnun değil. Çünkü düzenleme çözüm getirmemiş tam tersine sorunları da ha arttırmıştır.
Okul müdürleri ne istiyor?
1.Okul müdürleri okulun ihtiyaçları için velilerden kayıt, diploma, fotokopi, aidat ,katkı payı adı altında para toplamak İSTEMİYOR.
2.Okul müdürleri okulu işletme mantığıyla yönetmek İSTEMİYOR.
3.Okul müdürleri işletme müdürü değil, eğitim öğretim müdürü olmak İSTİYOR.
3.Okul müdürleri diğer tüm devlet kurumlarında olduğu gibi okulun ihtiyaçlarının devlet tarafından karşılanmasını İSTİYOR.
4.Okul müdürleri AMİL BEY etiketinden kurtulmak istiyor.
5.Okul müdürleri okulun ihtiyaçları için dilencilik yapmak İSTEMİYOR. Devlet memurunun onur ve şerefini korumak İSTİYOR.
6.Okul müdürleri okulda sorumlulukları belli olmayan birbirine geçmiş 2 yönetim İSTEMİYOR.