Okulların kapanmasına sayılı günler kala ilk, ortaokul ve liselerde mezuniyet törenleri yeniden gündem oldu. Bir dönem sade şekilde yapılan törenlerin; balolar, özel kostümler, fotoğraf çekimleri, sahne şovları ve sosyal medya paylaşımlarıyla giderek daha gösterişli organizasyonlara dönüşmesi tartışma yarattı.
Mezuniyet törenleri yeniden gündemde
2025-2026 eğitim öğretim yılının sona ermesine kısa süre kala okullarda karne heyecanı kadar mezuniyet organizasyonları da konuşuluyor.
Özellikle anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise düzeylerinde düzenlenen mezuniyet törenlerinin son yıllarda daha büyük ve maliyetli organizasyonlara dönüşmesi dikkat çekiyor.
Bir zamanlar öğrencilerin diploma aldığı, ailelerin sade şekilde bu mutluluğa ortak olduğu törenler, bugün birçok okulda daha kapsamlı etkinliklerle yapılıyor.
Kep ve cübbe artık her kademede görülüyor
Geçmişte daha çok üniversite mezuniyetleriyle özdeşleşen kep ve cübbe törenleri, artık okul öncesinden liseye kadar farklı kademelerde yaygınlaştı.
Öğrenciler için hazırlanan özel kıyafetler, konsept fotoğraf çekimleri, salon organizasyonları, balolar ve sahne gösterileri mezuniyet sürecinin parçası hâline geldi.
Bu durum, mezuniyetin eğitimsel anlamından uzaklaşıp görsel bir etkinlik kültürüne dönüştüğü yorumlarına neden oluyor.
Sosyal medya etkisi tartışılıyor
Mezuniyet törenlerine yönelik eleştirilerin merkezinde sosyal medya paylaşımları da yer alıyor.
Bazı törenlerin, öğrencilerin eğitim hayatındaki önemli bir anını kutlamaktan çok sosyal medyada paylaşılacak görüntüler üretmeye dönüştüğü belirtiliyor.
Fotoğraf ve video çekimleri, sahne tasarımları ve gösterişli konseptlerin bu sürecin ayrılmaz parçası hâline gelmesi eleştiriliyor.
“Çocuklar figüran hâline geliyor” eleştirisi
Bu tabloyu eleştiren eğitimciler, çocukların mezuniyet törenlerinin merkezinde olması gerekirken zaman zaman arka planda kaldığını ifade ediyor.
Bazı organizasyonların velilerin sosyal statü gösterisine dönüştüğü, öğrencilerin ise bu gösterinin bir parçası gibi konumlandırıldığı belirtiliyor.
Eğitimci Türker Toker, mezuniyet törenlerinin çocukların değil, yetişkinlerin kendini ifade ettiği bir sahneye dönüşmeye başladığını belirterek, çocukların sosyal medya içeriğine indirgenmemesi gerektiğini vurguladı.
Törenler eğitimsel anlamından uzaklaşıyor
Uzmanlara göre mezuniyet törenleri tamamen kaldırılması gereken etkinlikler değil.
Ancak bu törenlerin eğitimsel anlamı, öğrencinin emeği, okul aidiyeti ve ailelerin makul sevinci etrafında şekillenmesi gerekiyor.
Prof. Dr. Mustafa Yavuz da çözümün mezuniyetleri yasaklamak değil, onları sade, anlamlı ve eğitimsel sınırlar içinde yeniden düzenlemek olduğunu belirtiyor.
Velilere ekonomik yük oluşturuyor
Mezuniyet organizasyonlarının bir diğer tartışmalı boyutu ise maliyetler.
Bazı okullarda törenler için kıyafet, fotoğraf çekimi, salon, balo, hediye ve organizasyon giderleri ailelere ciddi ekonomik yük getirebiliyor.
Bu durum, mezuniyetlerin bir kutlama olmaktan çıkarak veliler arasında zorunlu sosyal yarışa dönüştüğü eleştirilerini güçlendiriyor.
Gösterişli organizasyonlar aileleri zorluyor
Ekonomik şartların giderek daha fazla hissedildiği bir dönemde, mezuniyet harcamalarının aile bütçelerini zorladığı belirtiliyor.
Bazı velilerin çocuklarının dışlanmaması veya eksik hissetmemesi için yüksek maliyetli organizasyonlara katılmak zorunda kaldığı ifade ediliyor.
Eğitimciler, okulların bu konuda daha kapsayıcı, sade ve aileleri zorlamayan çözümler üretmesi gerektiğini belirtiyor.
Mezuniyetler sınırlandırılmalı mı?
Tartışmaların ardından bazı çevreler, okul kademelerine göre mezuniyet törenlerine sınırlama getirilmesi gerektiğini savunuyor.
Özellikle küçük yaş gruplarında abartılı balo, sahne şovu ve yüksek maliyetli organizasyonların pedagojik açıdan yeniden değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Okullarda törenlerin daha sade, eşitlikçi ve öğrenci merkezli yapılması gerektiği vurgulanıyor.
Öğrenci merkezli kutlama çağrısı
Uzmanlara göre mezuniyet törenleri, öğrencilerin emeklerinin görüldüğü ve okul hayatındaki bir dönemin anlamlı şekilde kapatıldığı etkinlikler olmalı.
Bu nedenle törenlerin ana odağı sosyal medya, veli rekabeti veya gösterişli organizasyonlar değil; öğrencinin gelişimi, emeği ve sevinci olmalı.
Eğitimciler, okulların mezuniyet planlamalarında çocukların psikolojisini, ailelerin ekonomik durumunu ve eğitimin temel değerlerini dikkate alması gerektiğini belirtiyor.
Mezuniyet kültürü yeniden tartışmaya açıldı
Okulların kapanmasına kısa süre kala gündeme gelen mezuniyet tartışması, eğitim sisteminde gösteriş kültürünün geldiği noktayı da görünür kıldı.
Kep, cübbe, balo, özel çekim ve sahne organizasyonlarıyla büyüyen mezuniyet kültürünün, çocukların hayatında anlamlı bir an mı yoksa ailelerin sosyal medya sahnesi mi olduğu sorusu yeniden gündeme geldi.
Tartışmalar, önümüzdeki dönemde okullarda mezuniyet uygulamalarının daha sade ve eğitimsel bir çerçeveye çekilip çekilmeyeceğini de gündemde tutacak.
Mahmut Özay - Türkiye Gazetesi